Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolu'nun Büyüklüğü (!)Tartışılmaz

Yener Bandakçıoğlu

    24 Mart 2017



    Bolu'nun Büyüklüğü (!)Tartışılmaz

    Her ne kadar güzel ve şirin Bolumuz Türkiye sıralamasında küçük iller arasında yer alıyorsa da tarihe baktığımız zaman ülkemizin en büyük ve nitelikli illerinden biri olduğu görülür.

    Bolu'nun tarihi Bitinyalılara ve Roma İmparatorluğu'na kadar gider. Tarih kitapları bize Bolu'nun haşmetli yıllarına ait bilgiler verir. Bilhassa Roma İmparatorluğu zamanında Bolu'nun bu imparatorluğun en seçkin vilayetlerinden biri olduğunu gösterir. Ancak yıllar geçtikçe Bolu o zaman ki haşmetli günlerini geride bırakmış ve kendi ekseninde kavrulur olmuştur.

    Roma İmparatorluğu zamanında, Romalıların Bolu'ya birçok saraylar ve mabetler yaptırdıkları da tarih kitaplarında yazar. Son zamanlarda yapılan kazılarda tarihi önemi çok büyük bir Stadion da gün yüzüne çıkarılmıştır. Peki, Bolu bu kadar haşmetli günlerinden sonra niçin küçülmüş ve bugün yukarıda yazdığım gibi Türkiye'nin küçük illerinden biri haline gelmiştir. Bu olguyu irdelemek ve ortaya bir netice çıkarmak elbette ki benim yapabileceğim bir şey değildir.

    Bolu bu şekilde Türkiye'nin küçük illerinden biri olarak Osmanlı ve Cumhuriyet devirlerinde yaşamını devam ettirirken geçenlerde tüm Türk Basınının manşetlerine geçmekten de kendini alamamıştır.

    Olay şu, referandum kampanyası çalışmaları sırasında Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım Bolu'ya da uğramıştır. Bolu gibi küçük bir ile başbakanımızın gelmesi AKP yerel yöneticileri arasında elbette ki bir başarıdır. Şu anda AKP İl teşkilatının başında Nurettin Doğanay gibi ele avuca sığmaz, vurduğu yerden ses getiren bir il başkanı var. Ben Nurettin'in bugünkü pozisyonunu, Fatih Metin kardeşimin eski günlerine benzetiyorum. Fatih'te çok başarılı bir il başkanlığından sonra evvela Bolu Milletvekili sonra da Ekonomi Bakan Yardımcısı olmuştur. Kendisine avukatlık ruhsatnamesinde imzası bulunan Baro Başkanı olarak sürekli başarılar diliyorum. Nurettin olsun, Fatih olsun her zaman büyüğünü küçüğünü bilir bir politik çizgi çizerler. Benim siyasi görüşlerim kendilerine zıt olmasına rağmen her gördükleri yerde kucaklayıp elimi öpmekten çekinmezler.

    Gelelim bugünkü konumuza: yukarıda da bir nebze belirttiğim gibi son günlerde ki siyasal faaliyetlerde Bolu bir kere daha basına manşet olmuştur. Bunda en büyük pay Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım'ındır. Zira sayın başbakan Bolu konuşmasında öyle bir gaf yaptı ki bütün reytingleri alt üst etti.

    Konu Bolu deyince elbette ki siyasiler için en büyük koz Köroğlu ve Bolu Beyi oluyor. Malum Köroğlu mazlum halkı, Bolu Beyi de saltanatı çağrıştırıyor. Sayın Başbakan Bolu konuşmasında aşka gelip karşısındaki Boluluları 'Bolu Beyi'nin evlatları” olarak açıklayınca film koptu. Aslında bu yanlışlık o kadar yorgunluğa göre biraz su götürür. Ne olmuş yani? Başbakan yine Köroğlu ve Bolu Beyi hikayelerinden yanlışlıkla karşısındaki topluluğun Bolu Beyi'nin torunları olduğunu söyleyivermiş!. Yukarıda da dedim ya bu yanlışlık baya gündem yarattı. Şu anda Türkiye'nin en çok satan gazetesi Sözcü'de yılların genel yayın yönetmeni ve başyazarı Rahmi Turan üstadımız bile konuyu sütunlarına almaktan kendini alıkoyamamış. İşte Rahmi Turan üstadımızın 'Bolu Beyi” başlıklı yazısı. Sayın Turan'ın bu yazıları önemime göre evvela birinci sayfada yayınlanıyor. Rahmi Turan o kadar velüd bir kalem ki bu başyazılarıyla yetinmiyor ayrıca gazetenin onbirinci sayfasında (Tokmak 2) başlığıyla başka konulara değiniyor.

    İşte Rahmi Turan'ın Bolu Beyi başlıklı yazısı;

    'Başbakan Binali Yıldırım, Bolu halkına: 'Bolu Beyi'nin torunları!” diye seslendi. Bu hitap şekli bir övgü müdür? Hayır! Başbakan o sözü belli ki 'övgü” niyetine söyledi ama baltayı taşa vurdu! Çünkü Bolu Beyi, halkı ezen, insanlara kan kusturan, sadist bir despot karakterdir. Böyle zalim bir halk düşmanının torunları olmak, insanlara şeref getirmez, hatta hakaret sayılır! Bolu'nun halk kahramanı Köroğlu'dur. Hain Bolu Beyi ile mücadele eden, insanların haklarını savunan yiğit odur. Başbakan nasıl böyle yanıldı? Nasıl Köroğlu yerine Bolu Beyi'ni yüceltti? Bu, bilinçaltı bir yanılgıdır. Çünkü günümüzün iktidarı halktan çok, halkı sömüren müteahhitleri ve yandaş iş adamlarını kollamaktadır. Milletin 'a…..”sına koyan müteahhitler hala baş tacı ediliyor, onlara en ballı ihaleler veriliyor! Siyasetçiler için yoksul halk kitleleri, sadece seçimden seçime yüzüne gülünecek oy deposudur, o kadar! Her yönetici, konuşurken çok dikkatli olmalıdır. Allah insanlara iki kulak bir ağız vermiş. Niye? İki dinleyip bir konuşsunlar diye! Aksi halde hep pot kırarlar!”

    Rahmi Turan gibi duayen bir gazeteci böyle yazdığına göre Bolu Beyi ile fazla uğraşılmaz. Ben yıllardan beri Köroğlu ve Bolu Beyi konusunda bir şeyler düşünürüm. Ancak bütün Orta Asya Türki Cumhuriyetleri'nde de Köroğlu olduğuna göre benim Bolu'daki Köroğlu hakkında bilgilerim biraz hakikatler ile örtüşmüyor. Köroğlu'nun meşhur dizelerindeki

    'Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” mısrasından Köroğlu'nun eski tarihlere dayanmadığını anlıyorum. Çünkü tüfeğin icadı çok uzun yıllara dayanmaz. Dahası Bolu'da Bolu Beyi'nin konağı ya da sarayı ile ilgili hiçbir bulgu bulunmamaktadır. Yani diyeceğim o ki gerek Köroğlu, gerekse Bolu Beyi bir şairin hayal ürününden öteye geçemez.

    Her yıl ya iki yılda bir Bolu'da uluslar arası Köroğlu Sempozyumları yapılmasına rağmen yine de bu çekincem devam etmektedir. İnşallah Köroğlu'nun ve Bolu Beyi'nin tam bir Bolulu olduğunu gösterir bulgulara erişiriz.

    Resim altı:

    Yakın tarihimizden bir enstantane: İsmet Paşa 1960'lı yıllarda bir Bolu gezisinde Bolu halkını selamlıyor. Kendisine mikrofonu tutan bendeniz CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Yener Bandakçıoğlu, yine İl Gençlik Kollarından Metin Karageyik-Metin şimdilerde Bursa'da yaşıyor- eski belediye temizlik işleri müdürü Şerafettin Dokuyucu, zamanın tanınmış gazetecilerinden cennetmekân İlhan Önder ve şişman iri yapılı cennetmekân komiser Faruk Bey. İsmet Paşa'nın arkasında CHP örgütünün ileri gelenlerinden cennetmekân Av. Hayrettin Yalçın ve eski belediye başkanı İsmail Özer.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Düzce Evden Eve Nakliyat Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak