Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Yeni stat rüyasını daha çok görürüz

Yener Bandakçıoğlu

    23 Ocak 2017

         Yener Abice
         Yeni stat rüyasını daha çok görürüz

          Genç neslin en kalemşör yazarlarından biri de Olay-Gündem Gazetesi'nde yazan Aydın Hitit kardeşimdir. Cennet mekan Babası Mustafa Hitit Kardeşimden tevarüs ettiği hasretlerle çok güzel yazılar yazmaktadır. Benim en çok okuduğum spor yazarlarından biri de Aydın kardeşimdir. Aydın, uzun süreden beri yazılarında bana göre henüz gerçekleşmeyeceğini umduğum bir konuyu ısrarla gündeme taşır. Bolu Şehir Stadının günümüz koşullarına göre yenilenmesi ve Boluspor'un hizmetine verilmesi.
          Mesela geçenlerdeki bir yazısında, 'Stadımı istiyorum” başlıklı yazısında şöyle diyor; 'Stadımı istiyorum - sezon başından beri her yazımın altında gördünüz. Stadımı istiyorum… Kendi çapımda bir kampanyaydı. Kendi çapımda doğruydu. Kim ki; yerel basında da bazı arkadaşlarım zaman zaman dillendiriyor. Gerçekten son birkaç yıldır 30'dan fazla ilimize yeni stat ya yapıldı, ya da bitmek üzere. Bende/bizde haklı olarak istiyoruz. Bolu olarak hem hakkımız, hem de ihtiyacımız var: bekliyoruz.” 
            Ve Aydın 16.01.2017 tarihli son yazısında yeniden stat konusuna dönmüş; 'Ne yazık ki, yarım yüzyıldan fazla hizmet vermiş stadımız rötuşlanarak süper lig karşılaşmaları da oynanabilir hale getirilecek. İşte burada canım biraz sıkıldı.. (sıkıntılar gecedir. Dinlen kederlenme, sabah elbet olacaktır) diyen Mevlana'nın sözü aklıma geldi. Bekleyeceğiz.”
            Bolu'nun önemli bir sorununa bu kadar duyarlı bir arkadaşımıza hepimizin yardımcı olması gerekir. Ben de bu konuda biraz kalem oynatmak isterim. Ülkemizde büyük yatırımların gerçekleşmesi için mutlaka ta Devlet Planlama Teşkilatı'ndan geçen bir süreç gerekmektedir. Stat inşaatı büyük bir yatırımdır. Evvela Devlet Planlama Teşkilatı'nın onayından geçer. Daha sonra bütçe yapılırken Bütçe Plan Komisyonu'nun önüne gelir. Bütçe Plan Komisyonu üyeleri bu tasarıdaki yatırımları kendi aralarında bölüşürler. Tabiatıyla bir kısım yatırımlarda ilgili bakanın emrine verilir. Şu anda Bütçe- Plan Komisyonu'nda Bolu Milletvekillerimiz olmadığı için Bolu'ya yapılacak yeni stadyumun Gençlik ve Spor Bakanı'nın kendi kontenjanından yapılması planlanan yatırımlardan biri olması gerekir.
          Aydın'ın yazdığı gibi bu yıl 30 yeni stadyum planlamaya alınmış. Bunlar ulusal basında teker teker yazıldı. Mesela 2017'de açılacak statlar şunlarmış; Batman, Gaziantep, Kocaeli, Malatya, Sakarya, Samsun, Diyarbakır, Hatay, Turgutlu. İnşaatı devam edenlerde; Adana, İzmir, Giresun, Akhisar statlarıymış. Bu arada sıradaki statlar da şunlarmış; Ankara, Edirne, İzmir Göztepe, İzmir Alsancak, Çorum, Elazığ, Ordu.
          Bakın bakalım bunların arasında Bolu stadı var mı? 
          Aydın Kardeşim boşuna üzülmesin, bizim meşhur bir sloganımız var ya; 'Burası Bolu, olsa da olu, olmasa da olu!” Bilmem izah edebildim mi. Böyle bir yatırım yukarda açıkladığım derecelerden geçer. Bizim sevgili milletvekillerimiz bu stadyum projesini hayata geçirecek pozisyonda değiller. Onun için sevgili milletvekillerimizden birinin Bütçe- Plan Komisyonu'nda görev almaları gerekir. Aydın Kardeşim belki üzülecek ama işin doğrusu budur.  
         Şehir stadımızın temelleri 1960 İhtilali'nden önce Bolu Valisi olan Hakkı Ülken tarafından atılarak yaptırılmıştı. O zaman Boluspor diye bir kavram yoktu. Bu stat amatör küme maçları için yeterliydi. Daha sonraki yıllarda Boluspor, zamanın Futbol Federasyonu Başkanı Cennetmekan Orhan Şeref Apak tarafından 2'inci lige alındıktan sonra stadımızda da kendi çapımızda iyileştirilmeler yapılmaya başlandı. Cennetmekan Kulüp Başkanımız Kamil Bilgehan bizzat müteahhitliğini alarak açık tribünleri ve kale arkasını inşa etti. O inşaattan Boluspor'a da bir miktar kar kaldı. Daha sonraki yıllarda 1999 Bolu Depremi'nde stadımız büyük bir yara aldı. Belediye Başkanı Yüksel Ceylan'ın özverili çalışmasıyla, stadımız Boluspor maçlarının oynanabileceği hale getirildi. Bolulular da bu temaşadan mahrum kalmadılar. Yıllar içinde Boluspor Süper Lige çıktı. Tam 15 yıl Süper Lig de oynadı. Bu şekildeki bur takımın maçlarını tarihine yakışır bir stat da oynaması gerekirken, maalesef torpilimiz olmadığı için yeni bir stadımız olmadı. Yukarda isim isim yazdığım statlara göre, Bolu çoktan yeni bir stadı hak etmiştir. Ben geçmiş yazılarımda Boluspor'dan bahsederken, 'Boluspor'un şanlı tarihi” derim. Hakikaten Boluspor, Türk futbolunun en meşhur takımlarından biridir. Ama dayısı yok. İnşallah bu sene olmadı ama, önümüzdeki senelerde rüyadan uyanırız ve stadımıza kavuşuruz. Aydın Hitit Kardeşimin bilgilerine sunmak istedim. 
                                 
            'Biber” 10 yaşına bastı 
           Deprem sonrası Bolu'da kalanlara ve bundan sonraki yıllarda da herkese hizmet etmek için sevgili Kardeşim Cahit Çıngı tarafından Bolumuza kazandırılan Kalıcı Konutlar'daki Biber Restoran geçen Cumartesi 10'uncu yılını kutladı. Ne mutlu bana ki Biber'in 10 yıl önceki açılışına da katılmıştım. 
           Cahit Çıngı gerek politik, gerekse ticari yaşantısı ile Bolumuzun en değerli insanlarından biridir. O'nun bu örnek hareketlerinde en büyük yardımcıları da Eşi Nuray Çıngı ve Evladı Fırat ve Gelini Mizyal Kardeşlerimdir. Cumartesi günkü kutlama töreninde Çıngı dostları büyük bir katılım gösterdiler. Çıngı Ailesi'ne daha nice nice onyıllar temenni ediyorum. Tabiatıyla benim de katılmam şartıyla. 

          Fotoğraf: Fırat ve Nuray Çıngı, Eşim Aygün, Cahit Çıngı ve Ben, Mizyal Çıngı.  
         
          Yüksel Bostancı'yı kaybettik
          Yukarı Çarşı'nın tanınmış esnaflarından zücaciyeci 2008 yılı Hac arkadaşım Yüksel Bostancı'yı genç yaşında kaybettik. O yıl Bolumuzun tanınmış hocaları Zeki ve Burhan Ay'ın Bolu acentesi oldukları Hilal Turizm ile çok güzel ve verimli bir hoca ibadetimiz olmuştu. Yüksel ve muhterem eşleri Hanımefendi birazda gençliklerinin verdikleri heyecanla hepimizin uykuda, ya da yemekte olduğu saatlerde mutlaka fazladan tavaf yaparlardı. Bu genç kardeşimizin menhus bir hastalığa yakalanması hepimizi çok üzüyordu. Ama insan olarak elimizden bir şey gelmiyordu. Cenazesi Akçakavak Köyü'nde kılınan cenaze namazından sonra Bakırlı Çanşa Köyü Mezarlığı'na defnedildi. Bu güzel kardeşimin cenaze töreni çok kalabalıktı. Cenaze namazını kıldığım halde yoğun kalabalıktan Bakırlı Çanşa Köyü'ndeki defninde bulunamadım. Bu arada bazı notlarımı da ifade etmek isterim: 
             Dışardan gelenlerde, benim gibi Bolu'dan gelenlerde, cenazenin nereye defnedileceği konusunda uyarılmadık. O yoğunlukta herkes kendine göre bir rota çizdi. Bende önümdeki arabaların arkasına takıldım. Peşine takıldığım konvoy geldi geldi Yukarı Soku kavşağında ayrılmaya başladı. Baktım olacak gibi değil, tekrar Bolu'ya döndüm. Ve bu sevgili kardeşimin defin töreninde hazır bulunamadım. Herhalde Yükselim muazzez ruhu beni affeder. 
                                                               Yener Bandakçıoğlu 

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak