Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Nafile çabalar

Konuk Yazar

    15 Ocak 2017

         Nafile çabalar
          Sayın okuyucular, sizlerin de takip ettiğiniz gibi günlerdir siyaseti meşgul eden ve ayrıca her TC. vatandaşını, - daha da ileri gidersek- gelmiş ve gelecek her Türk vatandaşını ilgilendiren bir konu gündeme oturmuş bulunmaktadır. 'Yeni Anayasa değişiklikleri”. Bu arada CAN DERDİNDE OLAN MİLLETİN unutulduğunu da belirtmek isterim).
         Yazımın başlığından da anlaşılacağı gibi bu değişikliğin TBMM'den çıkmaması için ana muhalefet partisi CHP'nin direnci ve bu dirence destek verenlerin söylemleri bana göre NAFİLEDİR. Yani ne kadar muhalefet edilirse edilsin bu değişiklik TBMM'den çıkacaaak.
         Değerli okuyucular, Sayın Cumhurbaşkanımız Anayasaya bağlı kalacağına, tarafsız olacağına dair yemin etmiş olmasına rağmen, 'beni halk seçti, ben halkımın dertlerine bigane kalamam” diyerek Anayasa'yı rafa kaldırdı mı? Kaldırdı. Anayasa'nın amir hükmüne rağmen ben tarafsız değilim diyor mu, diyor. (Bir not/ Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta mecliste burnu kırılan AKP milletvekilinin evine geçmiş olsun ziyaretinde bulunduğu halde, boğazı sıkılan CHP'li bayan milletvekiline telefonla bile olsa geçmiş olsun dememesini tarafsızlık açısından nasıl yorumluyorsunuz bilmem ama, bana göre taraflı olduğunun bir karinesidir. Keza Aileden Sorumlu Bakanlığın AKP'li bayan milletvekili bile -yükseklerden eleştiri gelebilir korkusu ile- TBMM'de boğazlanan hemcinsine geçmiş olsun diyebildi mi? Diyemedi). AKP milletvekili Galip Ensarioğlu 'yasama da bizde, yürütme de bizde, yargı da bizde” dedi mi? Dedi. Doğruyu deliye söyletirlermiş derler ama görülüyor ki siyasiler de bazen-durmuş saatin günde iki kez doğruyu gösterdiği gibi-doğruyu söyleyebiliyorlar.
         Hatta birkaç gündür ANAYASA'DA, Anayasa değişikliklerine dair oylamalar GİZLİDİR denilmesine rağmen, bazı AKP milletvekillerinin ve hatta bakanlarının gizliliği ihlal ettikleri görüldü mü? Görüldü. Yapılan ikazlara rağmen yine de fütursuzca ihlal edeceğiz diyorlar mı, diyorlar.
         Yani sözün kısası AKP'liler tabir caiz ise ki caiz 'biz Anayasayı-baba yasayı takmıyoruz demeye getirmektedirler, hatta demektedirler. Hal böyle olunca Anayasa değişiklikleri yapılsa ne yazar, yapılmasa ne yazar. İmam bildiğini okuduktan sonra. Bu nedenle ben bunca direnmeleri, kavgaları, gürültüleri NAFİLE diyorum. Şimdi gelelim işin püf noktasına; Peki bu frensiz düşünceye kim dur diyecek ? Tabii ki MİLLEEEEEET
         Tekrar soruyorum; (Tabi bu sözün gelişi cevabını da ben veriyorum) Bu gün sayın Cumhurbaşkanımız, falanca devlete şu büyük elçi atanacak, falanca bakanlığa şu kişi getirilecek, HSYK'ya şunlar şunlar atanacak, Anayasa Mahkemesi üyeliğine şunlar şunlar atanacak, falanca Üniversitenin rektörlüğüne şu kişi atanacak vs,vs,vs (uzatmayalım) dediğinde yapılmıyor mu? Yapılıyor. Hatta seçilmiş bir başbakanı gece yarısı görevinden almadı mı? Aldı. Şu hususta bir yasa çıkarılacak dediğinde ertesi gün o yasa teklifi meclise getirilmiyor mu? Jet hızı ile kabul edilmiyor mu? Sayın okuyucular, bunları sizler de biliyorsunuz, görüyorsunuz, duyuyorsunuz, benim bunları yazmam da NAFİLE ama yine de 'hafıza-i beşer nisyan ile malüldür” (İnsan unutkandır) düşüncesi ile tekrarında fayda var diye yazıyorum.
          Yani sözün kısası ha o Anayasa olmuş ha bu anayasa olmuş ne değişecek? HİÇ. Dediğim dedik öttürdüğüm düdük olacak. O nedenle bu anayasa değişiklikleri için yapılan eleştiri, direnç ve hatta TBMM'sinin saygınlığına gölge düşürecek kavgalar, hakaretler NAFİLE.
          Sayın yazar tamam anladık, Türkiye karanlığa doğru yol alıyor, 'herkes gidiyor Mersin'e bizler gidiyoruz tersine”, peki sen ne öneriyorsun diyebilirsiniz. Naçizane ben derim ki; Karşı siyaseti yani muhalefeti güçlendirmek. Peki o nasıl olacak? Örneğin Ringde siyasi bir boksör var, onun elinden şampiyonluk kemerini alabilmek için onu nakavt edecek bir başka siyasi boksör bulmak lazım. Diyeceksiniz ki işte ana muhalefet partisi CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçtaroğlu var ya; Güldürmeyin beni. Sizler de biliyorsunuz, eski başbakan sayın Ahmet Davutoğlu bile yeni hükümet kurma arayışlarında (arar gibi görülen arayışlarında) İstikşafi görüşmeler yapalım diyerek 40 gün onu oyalamadı mı, (Sayın Kılıçtaroğlu bu İSTİKŞAFİ sözcüğünü anlamamış olacak ki 40 gün acaba bunun sonu nereye varacak diye bekledi, bekledi, bekledi. Ne kadar sabırlı imiş değil mi? Kırkıncı günden sonra Sayın Davutoğlu beklendiği ve kurgulandığı gibi Saray'a çıkarak verilen 'hükümeti kurma görevini” iade etti. Sonra ne oldu? Sayın Kılıçtaroğlu Saray'dan davet gelecek umudu ile 5 gün de Saray'ın kapısında bekledi ama kapı kapalı idi ve hiç açılmadı. Keza Cumhurbaşkanlığı seçiminde şimdilerde AKP'nin ortağı sayın Devlet Bahçeli'nin telkinleri sonucu Osmanlı hayranı Ekmelettin beyi aday göstermedi mi? (Ki Ekmelettin bey şimdi MHP milletvekili ve ilk yaptığı iş Osmanlı Hanedanı mensuplarına maaş bağlanmasına dair verdiği kanun teklifi oldu.) Daha ne söyleyeyim. Biliyorsunuzdur ama yeri gelmişken söyleyeyim; Temel bir toplantıda 'biz Karadenizliler hamsiden 40 çeşit yemek yaparız” dediğinde orada bulunanlar inanmayıp say bakalım demişler. Temel başlamış saymaya; 'hoşaf” der demez diğerleri, 'tamam, hoşafı da olduğuna göre diğerlerini saymaya gerek yok” demişler. İşte bende sayın Kılıçtaroğlu'nun tüm siyasi BAŞARILARINI! yazmıyorum, yalnız ikisini yazdım.
         Bu arada bir parantez de MHP için açmak istiyorum; Sayın Devlet Bahçeli o kadar 'kurt” bir politikacı ki tüm ülkücüleri hipnotize edip susturdu. Yoksa Yunan'ın Ege'deki 17 adaya bayrak çekmesi karşısında, Süleyman Şah Türbesi'nin 'aziz naşı ile birlikte” Eşme Köyü'ne nakli karşısında ülkücüler suskun kalırlar mıydı, vallaha yeri –göğü inletirlerdi. Başbuğ Alparslan Türkeş'in aziz ruhu bu duruma ne diyor acaba.
          EY CHP'liler, sizler kendiniz için bir şey yapmazsanız kimse sizin için bir şey yapmaz. O nedenle çalışın, çalışın, herkesten gol yiyen bir kaleciyi bırakıp iyi bir golcü bulun.
          Kalın sağlıcakla.
                                                              Av.İlhami Candemir
     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak