Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Yalandan demokrasi

Metin Yıldırım

    25 Aralık 2014

         Demokrasi sözü hemen hemen bütün siyasilerin ağzından düşürmediği, fakat uygulamaya geldiği zaman demokratik olması gerektiği yerlerde, ilk unuttuğu sözdür.

          Bundan tahmini onbeş gün önce, siyasi gazimiz Yusuf Cebe abimizle İzzet Baysal Caddesi'nde karşılaştık ve ayaküstü hoş sohbet ettikten sonra  MHP Merkez İlçe mahalle delege listeleri belli oldu mu acaba diye birbirimize sorduk. Kendisinin de bilmediğini, uzun zamandan beri de partiye gitmediğini söyledi. En son il başkanı Mehmet Aydın ile tartışmış ve kafasına sandalyeyi yemişti. Tabi ki onun yerinde kim olsa partiye gitmezdi. O zaman hadi abi beraber gidelim dedik ve partiye çıktık içerisi kalabalıktı. Delege seçimleri yapılacağından hummalı bir çalışma vardı. Listeler, oy pusulaları, zarflar, oy sandığı hummalı bir seçim hazırlığı vardı. Ayhan Eroğlu'nun yanına gittik, mahallemizin adını söyledik ve listelerde ismimizin olduğunu gördük. Ayhan bey bize; "Artık birlik olalım, küskünlükler son bulsun. Önümüzdeki seçimler partimiz için çok önemli" gibi güzel sözler sarf etti. Bizler de; bizim içinde davanın önemli olduğunu, kişilerin gelip geçici olduğunu söyledik. Ama bu sırada Yusuf abi psikolojik midir nedendir bilinmez, bir ara eli ile kafasını tutuyordu. Sonra beraberce partiden ayrıldık.

          Aradan geçen birkaç gün sonra eski yönetici abim Sabri Koç geldi; "Oy kullanmaya gitmiyor muyuz" deyince beraberce partiye çıktık. Seçim masasında ağzı mühürlü oy sandığı, listeler oylar imzalar vs hepsi hazırdı. Ben ve Sabri Koç İzzet Baysal Mahallesi için  21 delegeden 7 adet delege seçimi için oyumuzu kullandık. Oy kullanma süresi 3 gündü. 3'üncü gün akşamı oy sayımı yapılıp hangi mahalleden kimlerin delege seçildiğini orada partililerin huzurunda sandıklar açılarak tek tek sayım yapılması gerekirdi. Bizim mahalleden 10 kişi oy kullanmaya gelmiş olup, delege olmam için 8 kişi bana oy vermiş ve İzzet Baysal Mahallesi'nde en fazla oy alan kişi oldum. Bu durumda demokratik seçim sonucu gereği delege olmaya hak kazanmış olmam gerekiyordu. Aynı mahallede ikamet eden Sinan Beykoz kardeşimde delege seçildi. Ertesi gün listelerin askıya asılması ve kimlerin hangi mahalleden delege seçildiğini herkesin görebilmesi gerekiyordu. Ama herkesin beklediği listeler bir hafta geçmesine rağmen asılmamıştı.
            Tam 12 gün sonra listeler belli oldu. Ama ne liste. Delege listesi yapılıyor, bakıyorlar ki listede parti üyesi dahi olmayan iki bayanın ismi geçiyor. Parti üyesi dahi değiller ama delege seçilmişler. Hem de oy bile kullanmadıkları halde delege seçilmişler. Hemen yanlışın farkına varılıyor ve tekrar liste düzenleniyor o bayanları çıkarıyorlar. Yeni liste yapılıyor ikinci yaptıkları listeye bir bakıyorlar ki köylerdeki çoğu delegeyi çizmişler yazmamışlar. Oradan deneyimli bir partili diyor ki; "arkadaşlar siz bu köylerdeki delege olan arkadaşları sildiniz ama, yarın seçim yapılırken sandıkların başında duracak adam bulamazsınız. Bence yanlış yapıyorsunuz."     Bunun üzerine listeleri tekrar  düzenlemeye başlıyorlar. Sildikleri delegelerin  bazılarını ve oy kullanmaya gelmediği halde kendilerine oy verebilecek eş dost akraba 100 kişiden fazla kişiyi mahallelerde delege yazarak, en son üçüncü seferde yalan- yanlış delege listelerini oluşturmuşlardır.
            Sonuç olarak 40'a yakın kişi delege seçilmeye hak kazandığı halde üzerleri çizilmiş olup, onların yerlerine kendi yandaşları olan eş dost akraba gibi insanları yazmışlardır. Bu kişiler oy kullanmaya dahi gelmedikleri ve hiç oy almadıkları halde delege olmuşlardır.

            Şimdi soruyorum, Sayın Ayhan Eroğlu, Ökkeş Bahadır, İbrahim Arslan, Mehmet Aydın demokrasi bu mu? Sizin demokrasi anlayışınız böyle mi? Yusuf Cebe ile partiye geldiğimizde; "Küskünlükleri giderelim, iri olalım diri olalım birlik olalım" diyordunuz. Böylemi birlik olunacak? İçiniz rahat mı, vicdanınız rahat mı? Bence rahat değildir. Yerel seçimlerde partiye yaşattığınız hezimet daha unutulmadı. Sayın il başkanı Mehmet Aydın, Murat Ercan ilçe başkanı iken seni arayıp seni partimize üye yapalım dediklerinde; "Abi ben ticaret yapıyorum. Sizin partinize girmem, benim ticaretime zarar verir" dediğini de daha unutmadık.
          Hala daha bu parti üzerinde siyasi oyunlar peşinde olmayın. Bu parti içinde abi olarak kalmaya uğraşın ve miliyetçi hareket partisinin menfaatleri doğrultusunda çalışmalar yapın siyasi kirliliğe son verin. Sosyal medyada da;  "Bolu'da demokrasi kazanacak! Bolu'da Türk Milleti kazanacak!" gibi, ya da;  "Bolu Milliyetçi Hareket Partisi'nde demokrasi devam ediyor. Delege seçimleri parti teşkilatımızın dinamik yapısı için önemlidir. Tüm üyelerimizi oy kullanmaya bekliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin milliyetçi kadrolara ihtiyacı var" gibi yalan yanlış sloganlar atmayın... Samimi olun! İnsanların güvenini kazanın! Yalandan demokrasi oyunları oynamayın...
            En son bizim mahallede ne oldu derseniz, delege olmamız için en fazla oyu almamıza rağmen, ben ve Sinan Beykoz kardeşiminde üzeri çizilmiştir. Bu yazdıklarıma itirazı olan varsa, kim hangi mahallede ne kadar oy almış, seçimden sonra tutulan tutanakları açıklasınlar demokratik bir seçim olduğunu ispat etsinler. Bende buradan çıkıp hepsinden özür dileyeceğim. İşte yalandan demokrasi oyunları...

                                                                          

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak