BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Düşman çatlatalım...

Sinan Gökdemir

    21 Temmuz 2014
          Gözbebeğimiz gibi gördük aşçılık mesleğini ve aşçılarımızı yıllardır. Hep gurur vesilemiz olmuşlardır. Her haneden, her aileden bir tanede olsa muhakkak bir aşçı yetişmiştir. İstiklal savaşı gazisi rahmetli dedemin cephelerde, savaştan sonra Ankara Anadolu Kulübü'nde Atatürk'e yemek pişirmesinin gururu ile büyüdük. Kemal Erten dedemizin yine ulu önderimizin daimi aşçılığını yapması ile övündük. Süleyman dedemizin İsmet İnönü'ye,  Ali dedemizin Adnan Menderes'e hizmet hikayelerini dinleyerek büyüdük.
          Ve sonunda kendi oğlum Cüneyt Gökdemir' in eski Genel Kurmay Başkanımız İlker Başbuğa aşçılık yapması ile taç'landık. Aşçılık sanatında kim ne derse desin bizim Mengen'in yeri başkadır. Ben sadece bir iki örnek verdim. Ustalarımız ve görev yaptıkları nadide yerler saymakla bitmez. Nurlar içinde yatsın rahmetli Aydın Yılmaz ustamız.
          Kabuğumuzdan sıyrılmamız gerektiğine ve çağa ayak uydurma zorunluluğumuza dikkat çekerek, bu mesleğin okulunun Mengen de kurulması için gece gündüz emek vermiştir. Üniversitesi için ön ayak olmuş ve ilk derneğimiz kurucularının içerisinde başrol oynayarak ilçemize ve gözbebeği aşçılık sanatımıza büyük hizmetleri olmuştur.
          Sonra festivallerde çocuklar kadar şen bir vaziyette yerini alarak büyük katkı ve renk katmıştır. Japonya bize çiğ balığı, suşi'yi yedireceğim diye uğraşırken, Aydın usta onlara patlıcan'ı tanıtacağım diye uğraşıyordu. Son zamanlarda aşçılarımız arasında tatsız bir süreç başladı. San ki bir kuşak çatışması gibi bir şey.
    Ben aşçı değilim. Haddim olmayan şeylere balıklama dalmayı sevmem. Yalnız bende bir Mengenli olduğum için hiç hoş olmayan bu süreçten duyduğum üzüntü ve kaygılarımı dile getirmeyi de bir görev adlediyorum.
          Aşçılar derneğimiz kurulduğu yıllarda ben ve benim gibi aşçı olmayan birçok hem şehrimiz de üye olduk. Sırf heyecan ile başlayan bu ve çok sevdiğimiz aşçılık ve aşçılarımızı ilgilendiren bir faaliyete destek olabilmek ve onların yanında olduğumuzu gösterip, onlara moral verebilmekti gayemiz.
          Uzun yıllar bu heyecan devam etti. İyi şeyler yapıldı. Sonraları bu heyecan azaldı. Yeni yapılanmalar, yeni dernekler daha iyisini yaparız gayesi ile hayata geçirildi. Bir şemsiyenin altında iken, dağılmaya yüz tuttu. Daha iyisini yapmak arzusu taşımak ve bunu başarabileceğine inanmak kadar doğal bir şey elbette ki yoktur. Bunun mücadelesi, aynı derneğin içinde olmalı. Karşısına geçip rakip gibi davranmak, kendi kendini hançerlemekten başka şey değildir.
          Son 30 yıla bakıldığında buralara kolay, kolay gelinmediği ortadadır... Kimlerin emeği var hepsi ortadadır. Elbette ki yanlışlar olmuştur ve olacaktır. Bunun mücadelesi kendi içerimizde verilmelidir. Kol kırılır yen içinde kalır... Al gömlek alarır, ya yenden, ya koldan çıkar.
          Biz ne yapıyoruz.Tam tersini. Sadece başkalarının eline, pusuda bekleyenlere koz veriyoruz. Yedi cihana nam salmış aşçılarımızın kemiklerini sızlatmaya kimsenin hakkı yok. Aslında şu an bizim bunları değil de, ayaklar altına düşen festivalimizi, nasıl ayağa kaldırırız, onu konuşuyor olmamız gerekirdi. Hadi ben bir iki öneri ile bunu başlatayım.
          Şu Festival etkinlikleri arasında yer alan genç aşçılar yarışmasının adını Fatih Kılıç genç aşçılar yarışması koyalım. Mesela bir onur ödülü olsun her sene. Kriterlerini bu işin erbapları belirlesin. Adını Aydın Yılmaz onur ödülü koyalım. Kadınlar arası yöresel yemek yarışmasının adı, bir başka duayenimizin ismi ile anılsın.
          Bizim geleceğe taşıyacağımız isimler var. Onları bu vesile ile yaşatmak kadar güzel bir duygu olmasa gerek. Rahmetli Erhan Gürsoy zamanında kurulan bir aşçılar müzemiz vardı. Sonunun ne olduğu ortada. Üzerine katacağımıza, yok ettik maalesef. Gelen misafirler bir şeyler görmeli. Bir şeyler tatmalı. Kayadan toz kalkmayacağını biliriz. Onun için hepimizin kaya gibi olması gerekir.
          Birbirimizin kuyruğuna teneke bağlayıp şangırtısını dinleyeceğimize. Gelin hep beraber davul çalıp oynayalım da,düşman çatlatalım.
    Yüzünüzden gülücükler,yüreğinizden sevgiler eksik olmasın. Sevgiyle Kalın...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak