Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Turşular benden

Sinan Gökdemir

    19 Mayıs 2014
          1987'de baba mesleği fırıncılığı bırakıp, şarküteri mahiyetin de bir dükkan da, yeni ufuklara yelken açışımız sanki daha dün gibi. İşyerimiz eski yapı olduğu için zeminden daha aşağıda kalıyordu. Kapıdan çıkarken başta ben, az mı insan kafayı çarptı. Rafları, camekanları 17 sene boyunca ahşap kaldı. Bir katalitik sobanın etrafında kimler ısınmadı ki... Ne sevinçlere, ne hüzünlere ev sahipliği yaptı.
          İlk zamanlar seksenler dizisindeki Ergun gibi kaset de satardık. Sonra sonra gıda falan derken bakkala döndük. Market adını hiç sevmedim zaten. Sıcak değildi. O kelimede bakkal kelimesinde olan sevgiyi hiç hissetmedim. Yinede değişen zamana uymak için adını Gökdemir Ticaret koydum. En büyük hatamda sanırım bu oldu. Gerçi hislerimizi anlayan müşterilerimiz Bakkal Sinan ismini hafızalarına kazımıştı. Benimde söylenişiyle samimi bulduğum bu tanımlama hep hoşuma gitmiştir.
          Kapı komşum Foto Varlık idi. Gazetecilik ve fotoğraf merakının arayıp da bulamadığı bir heyecan merkeziydi benim için. Bunun yanında komşularından muzdarip nice insandan daha şanslı olmanın keyfini yaşadım yıllarca. Tüm zamanların dostluğunu yaşadım, dostluğum ile. Halada öyledir.
          Çocuklarımız beraber büyüdüler, beraber büyüttük.. Gençlerle iletişimim her zaman iyi olmuştur. Bunu geçen zaman içinde, onların bana gösterdikleri sevgi sebebi ile daha da iyi anladım. Hepsiyle arkadaş olmaya özen gösterdim. Günün birinde arabasıyla dükkanımın önündeki kaldırımdan inmişti, Kahya Köyümüzden Birol Dinçli. O zamanlar aşçı adayı idi. Kaldırımlardan aşağı indiğinde Çin Seddi'ni aşacağının sinyallerini veriyordu Birol. O şimdi Çin'de mesleğinin zirvesinde, ülkemizi başarı ile temsil ediyor. Murat Yılmaz'ların tayfası vardı. Gürcan, Nuri, Ersoy, Cüneyt ve tabi ki Murat. Saymakla bitmez de konumuza yakın olduklarından şimdilik bunlar.
          Bize sıcaktı gençler. Tuttuğumuz takımlar tutmasa da, kafalarımız tutardı. Aşk acı sı çektikleri fırtınalı günlerde Sinan ağabeylerinin limanına sığınırlar, beraber demlenir, o mağrur beste çalar, ağlaşırdık. Bir keresinde bira içecekler, ama karnımız aç dediler. Bir ekmeği böldüm ve açık turşu tenekesini gösterdim. Nasıl yediler, inanılmaz. Baktım teneke bitecek, bizde yumulduk. Hala o turşu mevzusu anılarımızdadır yıllardır.
          Mengen spor maçlarında az mı iddia ya girmedik. Konu hep Gürcan olurdu. Takımın santrforu olduğu için, mevzuda gol tabi ki. Sahada elleri ile saçlarını düzelttiğinden hırslansın diye "senden topçu olmaz oğlum" derdim. Tayfalarda beni desteklerdi. Birde o hafta gol atarsa, yandı gülüm keten helva. Gürcan'ı bir ay dinle artık. Onlarla geçirdiğimiz zaman dilimi içerisinde çok şey öğrendim hayattan. Onların yaşadıklarını kendi çocuklarımda yaşayacaktı. Onun için dört oğlumla da hiç iletişim zorluğu yaşamadım.
          Çocuklara sevginizi göstermenin yollarını çözdüğünüzde onlar doğruyu kendileri buluyorlar. Gençliklerini yaşadılar, zamanı geldiğinde yollarını çizmesini bildi çocuklar. Gürcan, Murat, Nuri aşçı, Ersoy, Cüneyt öğretmen oldular. İkisi yurt dışında, diğerleri Türkiye'deler. Ve daha niceleri.
          Birol, Gürcan sıkça ulusal basında başarıları ile yer alıyorlar Ve Gürcan bir ilki başardı bu günlerde. Gastronomi dünyasının oskar'ı sayılan Bocuse D'or yarışmasına her yıl 60 ülke katılmakta. Türkiye bu sene ilk defa bu yarışmaya Gürcan Gülmez ve yardımcısı Okan Öztürk ile katılarak bir ilki gerçekleştirdi.  Ulusal basında haberlerini keyifle okudum.
          Derece alamamış olmanızın hiçbir önemi yok. Ülkemizin adına yaşanan bir ilkin içinde olmanızdan gurur duydum. Deli Yürek dizisinin Kuşçusu gibi dertlerinizi dinleyip sizlerle hayatı paylaştığım için kendimi şanslı adlediyorum. İyi ki varsınız çocuklar. Turşular benden... Bu arada, Gürcan yeğenim.. Ben sana, senden topçu olmaz dedim. Aşçı olmaz demedim...
          Soma'da yaşadığımız vahim olayda, hayatını kaybeden yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ders alır mıyız ?.. İnanmak istiyorum olmuyor. La bir durunda nefes alın. Koşarken bir şey görünmez. Durup düşünmek lazım...
          Yüreğinizden sevgiler, yüzünüzden gülücükler eksik olmasın.
    Sevgiyle kalın...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye