Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Gölgeler uzamasın

Sinan Gökdemir

    29 Mart 2014

         Hep hadi canım sende ile geldik bugünlere.
         Nasıl mutlu muyuz?  Sanırım mutsuzların sayısı daha fazla. Acı çekenlerin sayısı daha çok.
        Geçim savaşı vermekten, çocuklarımızı, kendimizi düşünemez olduk. Oysaki ne büyük hayallerimiz vardı. Geçtiğimiz yaz denize gidecektik. Maviliklere dalıp özgürce yüzecektik. Koca bir yılın yorgunluğunu atacaktık üzerimizden. Güle oynaya eve dönecektik. Olmadı....
         Ellerine tablet bilgisayar verilirken çocuklarımızın beyinleri isteniyor. Ve öyle bir gençlik var ki, haykırıyor bu becayişe. Kabul etmiyor ve etmeyecekler. Benim umudum tükenmedi bu gençleri gördükçe. Onlar özgürce yaşamak istiyorlar. Ve başaracaklar...
         Sandık başına gideceğiz. Herkes yüreğinde bir umut taşıyarak kullanacak oyunu. Bir oydan ne olur demeyelim. Bir oy neyi değiştirir ki demeyelim. Vatandaş olmanın sorumluluğu ile kullanalım oyumuzu.
    Bakın bir hareket neyi değiştirebiliyor.
         Deniz yıldızı... 
         Yazı yazmak için okyanus sahillerine giden bir yazar, sabaha karşı kumsalda dans eder gibi hareketler yapan birini görür.
         Biraz yaklaşınca, bu kişinin sahile vuran denizyıldızlarını, okyanusa atan genç bir adam olduğunu fark eder. Genç adama yaklaşır:  -Neden denizyıldızlarını okyanusa atıyorsun? Genç adam yanıtlar: -Birazdan güneş yükselip, sular çekilecek. Onları suya atmazsam ölecekler. Yazar sorar: -Kilometrelerce sahil, binlerce denizyıldızı var. Ne fark eder ki? Genç adam eğilir, yerden bir denizyıldızı daha alır, okyanusa fırlatır. Onun için fark etti ama! der...
         Bir oy neyi değiştirir demeden. Bir ülkenin kaderini değiştirmek adına. Çocuklarımızın geleceğini değiştirmek adına. Vicdanımızın sesini dinleyerek.

        Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın bilinciyle. SANDIK BAŞINA...
    Yalan sözlere, yalan vaatlere, beş torba kömüre, iki kilo nohuta, ağzımıza çalınan bir tutam bala, umutlarımızı satmak yok artık.
         Yaşadığımız memleketi yabancılaştıranlara, sen, ben, siz, biz diye bizleri birbirine düşürmeye çalışanlara, olduklarından farklı görünmeye çalışıp takiye yapanlara inat, SANDIK BAŞINA...
         Herkes bir şeyler ister. Ama önce herkes iyi yaşamak ister. Özgürce yaşamak adına, özgürce konuşabilmek adına, iyi yaşayabilmek adına. Ekmek almaya giderken ölmemek adına. Sandık Başına...

         TÜKENİR ELBET GÖKTE YILDIZ, DENİZDE KUM TÜKENİR RUH GİBİ BİR ŞEY GÖRÜNMEZ İNANIN MUSTAFA KEMAL'LER TÜKENMEZ. EĞER GÖLGELERİN BOYU, İNSANLARINBOYUNU GEÇMİŞSE, O TOPRAKLARDAGÜNEŞ BATIYOR DEMEKTİR. GÜNEŞ ASLA BATMAYACAKTIR. İNSANLARIMIZIN BOYUNU GÖLGELER ASLA GEÇEMEYECEKLERDİR. BU BİLİNÇLE SANDIK BAŞINA.

         Yüreğinizden sevgiler, yüzünüzden gülücükler ve güneşiniz eksik olmasın. Sevgiyle Kalın.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye