BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Köylüler etli pata yemeye bekliyorlar

Sinan Gökdemir

    13 Mart 2014

          Öyle dönemler olur ki, ilçemizde aylarca, hatta yıllarca görev yapmış kişilerin ismini aklımıza getiremediğimiz gibi resmini bile görsek tanıyamayız. Ve öyle kişiler olur ki aradan yıllar geçse de ne ismini, ne resmini hiçbir şeyini unutmazsın. Kimisi hizmetleri ile, kimisi bıraktığı eserler ile, kimisi halka çektirdiği zulüm ile, kimisi dostluğu, sevecenliği, arkadaşlığı, dürüstlüğü ile unutulmazlar.
          İşte bu yazımızı yıllar önce tanıdığımız ve asla unutmadığımız bir dosta ayırıyorum. Doksanlı yılların uzatmalı kaymakamı Fuat Ergün.. Niçin uzatmalı diyorum.. Öyle çok sevilmişti ki, görev süresi dolmasına rağmen, fazla kalmıştı Mengen de... O yıllarda kendi dükkanımızı işletmekteyim. Gazeteciliğimizin de hızlı yılları. Doğuda görev yaptığı yıllarda hain bir pusuda bacağından yaralanarak kurtulan bir gazi. Mengen'de göreve başlıyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde şehirde elektrikler kesilmişti. Dükkandayım. Kendisi ile bir kere falan görüştük. O da ayak üstü. Gecenin bir vakti olunca kafamızda iyi yani. Açtım telefonu evine. Kendimi tanıttım. Başladım edebiyat yapmaya. Hemen lafımı kesti. Saadete gel Gökdemir dedi. Durumu anlattım. Onbeş dakika sonra elektrikler geldi. Aynı günün sabahında dükkandaydı. Söyle çayları dedi. Ne o lan, gecenin yarısı bir şiir okumadığın kaldı dedi. Gazetecisin ya, laf çoktur nasılsa, diyerek başlayan dostluğumuz gidene kadar sürdü. Yazımdan da anlaşılacağı üzerine halada sürmekte.
           Ve o günden sonra kapı komşum, kıymetli abim Foto Hüseyin Varlık ve benim dükkan başta olmak üzere yol üzerindeki esnaflara uğrayarak gitti işine. Sadece hayal edebildiğimiz Mengen Birlik Gazetesi'ni bile onunla beraber çıkardık o yıllarda. Bir gün bir dost masasında beraber olduk, bir gün bir etkinlikte. Bazen bir düğünde, bazen bir toplantıda. Ama hergün neredeyse hep görüştük. Hiç bir zaman ne makamına zarar verdik, ne saygıda kusur ettik. Ama o saygıyı da sevgiyi de hak ediyordu. Bir gün dedim ki. Ya sayın kaymakamım mesainizi buralarda harcıyorsunuz. Bunu da yaz dedi hemen. Ne münasebet, sorumuz dostanedir dedik. Ya Sinan dedi. Mesai başlar başlamaz gidiyordum işyerime. Saat on oluyor kimseler gelmiyor. Telefon bile çalmıyor. Müstahdem arkadaşa sordum. O da bana önce görev yapanlar saat 10'dan önce gelmediği için halk alıştı, ondandır efendim dedi. Bende orada boş, boş oturmaktansa, yürüyerek gitmeye ve bu arada sizlerle oturarak Mengen'i tanımaya, dinlemeye başladım. Çok da faydalı oluyor böyle. Mengen'in nabzını tutan insanlarsınız. İki tane gazeteci yan yana. Ben daha ne isteyeyim demişti. Tabi bunları o zamanlar yazamadık. Ona zarar gelmesin diye. Bu ülkede neyin ne olacağı belli olmadığı için susmuştuk. Avrupa kupalarında bir takımımız tur atladığında halk ile beraber tura katılırdı. Acayip istihbaratı vardı. Evinin yanlarında yine bir tur gecesi ufak torpillerden attığımızda, ertesi gün bana; "Bak doğru konuş, bu torpili sen attın dimi" demişti. Yine bir gün köylünün biri, sayın kaymakamım köye buyurun dediğinde. Etli pata varsa gelirim demişti. Bizim buralarda eskiler tas kebabına etli pata derler. Fuat beyin bu isim çok hoşuna gittiğinden öyle takılırdı köylülere. Ve o gün düşünmüşümdür. Neden lokantalarda tas kebabına "ETLİ PATA" demeyiz ki, diye. Marka olurdu valla.
            Sosyal Yardımlaşma Fonu'ndan birisi ihtiyacı olmadığı halde bir yardım talebinde bulununca şöyle demişti; "Ya usta damdaki (sayı vererek) sığırları kurt mu yedi yoksa" diyerek her şeyden haberdar olduğunu ima etmesini de unutamam. Dedim ya istihbaratı kuvvetliydi. Ama yardım edilecekse de, gözünü budaktan esirgemezdi. Bir gün makamında ziyaret ettiğimde, dolaptan kanlı bir pantolon çıkardı. Tüylerim diken, diken olmuştu. Doğudaki hain pusuda bacağından kurşun yediğinde, giydiği pantolondu. Ve saklıyordu. O günden sonrada, arkasını duvara yaslamadan oturmamış. Yer seçmesinden ikirciklenip sorduğumda o cevabı vermişti. Tüm Mengenli işadamlarını çağrı yaparak bir araya getirip, bugünü Mengen'in kalkınma bayramı ilan edelim demiş ve MENTUR şirketinin kurulmasına vesile olmuştu. Türkiye iki tane olan Mengen çim futbol sahasının ilçeye kazandırılmasında başrolü oynamış, liderlik yapmıştı. Düzenlediği turnuvalara aktif olarak katılmıştı. Sık sık ufaklık için dükkandan cips alırdı. Kızardı yemesine ama istiyor işte derdi. Daha yazılacak çok şey var elbette ki.
            Biz kimseyi sıkmadan zamanında yazamadıklarımızdan bir buket derledik sadece. Fuat bey, pardon Fuat abi emekli oldu. Antalya'ya yerleşti. Görüşüyoruz. Mengen'i özlediğini her zaman söylüyor. Ve bizde kendisini ve ailesini asla unutmadığımızı, onu sevdiğimizi duyuruyoruz.. Emekliliğiniz tüm ailenize hayırlı olsun. Siz boş boş oturacak biri değilsiniz. İleride isminizi duyacağımıza inancım tamdır. Fuat abi bak köylülerin seni ETLİ PATA yemeğe bekliyorlar.
            Şimdi bu yazıyı yazmanın sırası mıydı demeyin. Tam sırasıydı. 30 Mart'tan sonra görev alacak olanlara bir şeyler hatırlatır diye ümit ederek kaleme aldım. Demek ki bu kalem doğru zamanda ve doğruları yazmayı unutmamış. Ve öylede kalacak. Bu arada Mustafa Öztürk abime, Nurettin Çevik abime, Şenol Ersoy abime, Nazif Nazmi Erdal kardeşime, Cazlardan Atilla abime nazik mesajlarından dolayı teşekkür ederim. Telefonla ve yüz yüze düşüncelerini ileten tüm dostlar iyi ki varsınız.
            Yüreğinizden sevgiler, yüzünüzden gülücükler eksik olmasın. SEVGİYLE KALIN..

           Fotoğraflar: üç kişi olan fotoğraf: Fuat Ergün, Sinan Gökdemir, Foto Hüseyin varlık. Plaket verilirken. Emekli olduğunda. Ve eşi ile beraber.sinan gökdemir.selamlar.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak