Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Bize düşen hayırlı olsun demek

Sinan Gökdemir

    10 Mart 2014


            Önceki yöneticilerimiz öyle ya da böyle, herkes kendine göre bir şeyler yaptı Mengen de. Kimin az, kimin çok yaptığına takılıp kalmaktansa, gelecek olanların neler yapması gerektiği üzerinde durarak vakitten tasarruf etmek daha mantıklı diye düşünürüm hep.
           Bu yazımızda ilçemizdeki sosyal faaliyet noksanlığından bahsetmek istiyorum. Spor faaliyetlerimiz eski popülerliğini kaybetti. Senede bir kapalı spor salonunda düzenlenen futbol turnuvaları dışında sanırım hiçbir şey kalmadı. Kapalı spor salonuna sıkıştık kaldık. Orada da amacına uygun hiçbir faaliyet gerçekleşmemek de. Oysaki bizler o kapalı spor salonunun, çim futbol sahamızın hayallerini kurarak büyüdük.Toprak ve çamur sahalarda ayakkabısız, malzemesiz, karda kışta spor yapmaya çalışırken bile ne büyük hayallerimiz vardı ve çok da mutluyduk. Okullar arasında turnuvalar olurdu. Artık yok. Okullar arasında bilgi kültür faaliyetleri olurdu. Artık yok. Halkın katıldığı maraton koşular bile yapılırdı zamanında. Artık yok. Tiyatro gösterileri olurdu. Artık yok. Varsa yoksa internet. Play station. Ders saatlerinde okulda olacak çocuklar haylaz, haylaz sokaklarda. Kafelerde. Ya ders yok, ya öğretmen. Ya da varda kaçıyorlar. Bir şeyler yapılmalı. Bu sosyal bir yara halini aldı. Hiç kimse bir şey yapmıyor.
            Sonra şöyle bir düşünüyorum. Ramazan aylarında iftar yemeği veriliyor. Karşı değilim. Bunun dışında ben başka bir şey göremiyorum. Sanki daha elzem başka bir şey yokmuş gibi oraya takıldık kaldık. Birde geleceğe yatırım yapabilsek. Gelecek derken, gençlerden bahsediyorum. Pırlanta değerinde çocuklarımız var. Onlara yol göstersek,yön versek,ellerinden tutsak. Şöyle kayırmadan adam gibi burs versek onlara. İnanın miktarı çok önemli değil. Ne kadar verebiliyorsak. O kadar derneğimiz var. O kadar esnafımız var. Her birine her akşam iftar yemeği masrafı yükleyeceğinize, eğitim masrafı yükleseniz daha fazla sevap kazanılacağı aklınıza gelmez mi acaba. Onların gelecekte kendilerine verilen bu değer karşısında nasıl verimli birer insan olacaklarını bir düşünün derim.
           Halihazırda Belediye Başkanlığını yürütmekte olan Osman Eraslan'ın partisinden aday gösterilmemesini sanal alemdeki sayfamdan etik bulmadığımı paylaşmıştım. Bir çok kesim benimle aynı düşünceyi paylaşsa da, haliyle yanlış anlayanlarda oldu. Yine söylüyorum. Osman beyin aday gösterilmemesi değil, etik bulmadığımız. O süreçte izlenen yol etik değildi. Kaldı ki aday gösterilene de, gösterilmeyene de bir lafımız olamaz. O karar partilerinin tasarrufudur. İyi mi olmuştur, kötü mü olmuştur yakın zamanda cevap bulacaktır. Hayırlara vesile olsun demek düşer bize.

          YENER ABİ ANLATILMAZ YAŞANIR..
           Beni amatör olarak gazeteciliğe başlatan sebep içimdeki okuma ve yazma sevdasıdır. Haliyle okulunu falan okumadık. Maddi bir karşılık beklemeden yapılan bir hizmetti bizimkisi. Hatta o kadarda masrafı bile olmuştur hanemize. Bu sevda alevlendiği yıllarda kapı komşum Foto Varlık (Hüseyin abi) olunca yangının ilerlemesine tabi ki engel olunamıyor. Onun sayesinde Bolununsesi Gazetesi sahibi muhterem dostum Kamuran Alagözoğlu ile tanıştık. Bize yazar mısın dedi. Eyvallah dedik. O sıralarda gazetemiz başyazarı Yener Abi (Bandakçıoğlu) idi. Haberlerime fazla yorum kattığım ikazını alıyordum ara sıra. O sıralar İzzet Baysal diye biri, başlıklı bir köşe yazısı yazdım. Sağolsun Kamuran bize bir köşe açtı. O açılış ile başladı köşe yazarlığımız. Yüzlerce yazıya imza attık. Onurlu, tarafsız hiç karşılık beklemeden yazdık yazılarımızı. Manevi inanılmaz şeyler kazandırdı bana. Maddi derseniz, çok şey aldı benden. Sebebi de sadece doğruları yazmamdı. İyiki de öyle yapmışım. Bu arada Yener Abi'yi şahsen tanıma imkanı buldum. Yazdığımız yazılarda sıkıntım olduğu zaman arar sorardım kendisine bir hukukçu ve başyazarımız olduğu için. O'nun gösterdiği yoldan gittiğimizdendir hiçbir dava ile karşılaşmadım. Tabiki yazıları cesurca yazmamızın arkasında görünmez kahramanımızdı bizim. Bunun yanında müteakip defalar bir araya gelmişizdir. Bir Boluspor maçında olsun ki o ilk karşılaşmamızdır. Festival, cenaze, düğün dernek toplantı. Kısacası her yerde. Mengen'e her geldiğinde uğramadan gitmedi bu güne kadar. Getirdiği Boluspor formasını hala saklarım. Oğlu Cumhur'un Rusya'dan getirdiği hediyeyi imha etmek zorunda kaldım o ayrı. Sözün özü Yener Abi anlatılmaz, sadece YAŞANIR.. Büyük bir tevazu örneği göstererek beni bu hafta refikimiz Bolu Gündem'deki köşesine konuk etmiş. Bunun için ne yazmalı bilmiyorum ki. Ya Yener Abi be. Seni seviyoruz. Hem de ilk günkü gibi. Hem candan, hem yürekten. İyiki varsınız.
            Yüreğinizden sevgiler,yüzünüzden gülücükler eksik olmasın. SEVGİYLE KALIN.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye