BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Adam gibi festival istiyoruz

Sinan Gökdemir

    4 Mart 2014
           Zaman bir su misali akıp gidiyor. Geriye dönüp baktığımızda hayıflanmamak elde olmuyor. Yarım asrı devirdik. Daha dün gibi. Doksanlı yıllarda Bolununsesi'nde kalem ile yazıp, faxs ile yazı gönderdiğimiz yıllar. Bir ağırlığı vardı gazeteciliğin. Biz amatör tarafında yer aldık hep. Zevk ile yapılan bir uğraşın ötesinde hizmet verebilmenin yarışı vardı herkeste. Şimdilerde öyle değil. Çok şey değişti. Bize mi öyle geliyor bilemiyorum. Bu zaman içerisinde sayısız insanlarla tanıştık. Kaç belediye başkanı gördük. Nice meclis üyeleri, nice muhtarlar. Saymakla bitmezler. Gündemimiz 31 mart a kadar seçim olduğu için haliyle bir müddet oralarda atacak nabızlarımız.
           Mengen ilçemizde adaylar açıklandı. Seçim çalışmaları adam, adama markaj ile devam ediyor. Yerlerini beğenmeyenler, kırılanlar var elbetteki her dönem olduğu gibi. Öyle ya da böyle, acısıyla tatlısıyla bu seçimde gelecek ve bitecek. Ben tüm adaylarımızı medeni cesaretlerinden dolayı kutluyorum. Medeni cesaretleri iyi niyetleri ile birleşir ümit ederim. Herkes görev almak için çalışır ve sonunda halk belirler görev yapacakları. Yoksa ki Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi; geldikleri gibi giderler. Gitmek mesele değil de, adam gibi iyi izler bırakarak gitmektir önemli olan. Seçileceklerden isteklerimiz var halk adına. Kulak verirler mi bilemem. Zaman gösterecek. En iyi ilaç o olduğuna göre.
          Aklımızın erdiği kadar bazı hatırlatmalar yapalım. Belki duyulur sesimiz. Biz daha küçücükken, zamanın birisinde heyecanlarımız vardı. Panayırları beklerdik. Atlı karıncalara, dönme dolaplara bineceğiz diye. On'luk çivilere dolandırılıp ağaç çubuklara sarılan rengarenk macunlarımız vardı. Bir yanda pamuk şekercimiz. Alıç toplardık. İğne ile ile ipliliğe dizer, panayırda satıp da yerine macun almak, atlı karıncaya, dönme dolaplara binmek, pamuk şekeri yemek gibi lükslerimiz vardı. Yıl boyu beklediğimiz heyecandı bizim için panayırlar. Yıllar geçtikçe o heyecan gelişen teknoloji ile birlikte bitti. İnsanları bir araya getiren güzelim panayırlar yok oldu.
           Derken seksenli yılların başında büyüklerimiz festivali keşfettiler. Mengen Aşçılar Festivali adı altında bir etkinlik başlattılar. O zamanlar Türkiye'de gerçekleştirilen üç festivalden biri olma özelliğini taşıyordu. Maddi yönden, manevi yönden ilçemize yeni bir heyecan getirmişti. Panayırları beklediğimiz gibi artık festivali bekler olmuştuk. Bayramda beklediklerimizi artık festivalde de bekliyorduk. Çokta mutluyduk aslına bakarsanız. Basında boy boy haberlerimiz çıkardı. En üst düzeyde katılımlar olurdu. Ve zaman geçtikçe bu heyecanda yok oldu. Bu heyecanın neden yok olduğunu tartışacak değiliz. Sadece kaybolan heyecanın geri döndürülmesini istiyoruz. Mengen Aşçılar Festivali'nin eski görkemine kavuşturularak, itibarının iadesini istiyoruz.
           Eğer imkanınız varsa, olabilirse atlı karıncalarımızı getirin bize. Dönen dolaplar mutlu etmiyor insanları artık. Dönme dolapları istiyoruz mutlu olmak için. Bizden koparılıp alınan heyecanımızı istiyoruz. Kaldıysa alıç ağaçlarımız, ipe dizip boynumuza asmak istiyoruz. Varsa bir köşede renkli macun yapanlar, şekerimiz olsa da bir yudum yemek istiyoruz. Kar kadar beyaz pamuk şekerlerimizi istiyoruz. Dere boylarımızın yanlarından geçerken, kafamızı başka yönlere çevirmek istemiyoruz. Bu ülkede Porsuk Çayı yüzülecek duruma geliyorsa, biz de derelerimizin yanında yürümek istemişiz çok mu. Yanlarındaki banklarda, salkım söğütlerin altında güneşin batışını izlerken bir yudum çay içmek istememiz çok mu?.. Kapalı spor salonlarında, güneşten ve her türlü doğallıktan uzak futbol oynamaya çalışan çocuklarımızı çim sahalarda görmek istemek lüks mü?.. Yaya kaldırımlarında yürümek isteyen yayalar çok mu şey istiyorlar?.. Niçin her tarafımız, piknik yerlerimiz dahil çöp dolu?.. Temiz bir ilçe istemek suç mu?.. Mengen'in üçte birini oluşturan mahallemize gitmek için niçin dolaşıyoruz?... Ağaç çok olduğundan mıdır yeşile olan alerjimiz. Niçin bir bahçıvan kadromuz yok bizim?.. Üniversitemiz olmuş, Anadolu Lisemiz olmuş da, niçin öğrencilerimizin kalacağı yurtlarımız olmamış. Gençlerimizin mecburiyetten nerelerde kalmasına vesile oluyoruz?.. Hiç düşündünüz mü?.. Ben hiç umudumu kaybetmedim. Badem ağaçları bile kışın çiçek açıyorsa, bunlar yapılmayacak şeyler değil.
           Dedik ya. Kaybolan heyecanımızı geri getirmek için sıvayınız kolları. Artık dönen dolap değil, dönme dolap istiyoruz. Atlı karınca, renkli macun istiyoruz. Adam gibi festival istiyoruz.
          Yüreğinizden sevgiler, yüzünüzden gülücükler eksik olmasın. SEVGİYLE KALIN..

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak