BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Baskı olmuş hayatın rehberi

Esra Yıldız

    6 Şubat 2014

        Adı demokrasi de kendi demokratik mi? Aslında suçu ona değil, tanımını değiştirenlere yüklemek lazım. Yani siyasilere, yönetmeye aday olanlara, belki de en tepedekilere... Seçime kadar her şey mubah... Yalan, dolan, gıybet, iftira... Hatta her dişliyi yağlama, eski yağdanlıklar zaten görev başında.
       Ne için? Sadece birkaç oy, sonrasında iktidar olmak için.
       Bolu ufak şehir, ondandır çoğunlukla herkes birbirini tanır. Konuşmasa da markette, pazarda, orada, burada herkes birbirini görür. Hal böyleyken; iktidar uğruna tarafların birbirlerine saldırıları, hatta sövmeye varan imaları manidar.
       Temsil için her yelpazede sahneye çıkan adaylar denildiği gibiyseler eğer, toplum her noktasıyla bitmiş demektir. Herkes hırsız, herkes şirret. Bunu ben demiyorum ki; aynı meslekte, aynı yaşta, aynı başta olan şehirdaşlar birbirlerine diyorlar.
       Ellerinde bir kağıt, voleybol oyunundaki gibi saat yönünde bir dönüş, her demeçte başka bir isim; önce Burak, sonra Aytaç, sonraysa Kazım... Sen şöylesin, sen böylesin, o usta, diğeriyse çırak. Karşılarında Feridun, Mehtap, Murat... Hepsini az çok tanırım; aslında hepsi kardeş, arkadaş.
       İktidar olunca; güvende olmak adına eminim ellerindeki sayfayı orada okurlar. Kendileri kukla; ipleri Tanju da, Alladdin de, onlarınkiyse Kılıçdaroğlu ve Erdoğan da. Dese ki kâğıttaki yazı "bunu okuyan tosun!", eminim bilmeden onu da okurlar. Siz böyle yaptıkça, bilmezsiniz oylar yavaş yavaş olgun duruş gösteren Gülez'e kayar.
       Bir de arkasını düşünmeden sallamak var. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık... "Sakal mı, bıyık mı ıslansa daha iyi olur?" düşüncesiyle bazen yapılır gaflar. Yoksa iktidar olmak için verilen taahhütler çoğu zaman boyları aşar.
       "Otopark parasını kaldıracağım" denirken, bizim Yarenler akıldan çıkartılır. Bir tek yaptıkları eylemde onlar saf ve temiz. Karşı taraf boş durmaz, yazdığı kâğıdı hemen kulüp yönetimine fakslar. Onlar da oturup iktidarı bir güzel yağlar.
       Bir de "Çekin elinizi kulüpten ey siyasiler!" demezler mi? Adama aleni gülerler.
       Cep delik, cepken delik... Oturduğun çatı bile kamunun; fırın, otopark, yardım derken her şey politik. Oradan her gelen emri uygula, eline tutuşturulan kâğıdı önceden okumadan oku, sonra çık "Çekin elinizi kulüpten siyasiler!" de. Öyle mi?
       Daha doğumda başlar bu olgu. Erkek olursa şöyle, kız olursa böyle. Hatta üç olursa su bedava... Sonra çocukluk, gençlik ve meslek hayatı... Hatta son yolculuğa gidilirken, cemaatin kalabalığı... Yaşamının her dönemi sanki olmuş iktidara biat...
       Karşındaki arkadaşınmış, meslektaşınmış, kandaşınmış, karındaşınmış; kimin umurunda?
       Salla babam salla.  Baskı, iktidara ulaşmak için, her zaman başrollerde...
       O öyle bir kötü melettir ki; insanda ne duruş bırakır ne de ahlak.
       Anlayana; Allah bize kutsal kelamında, "Baskı, adam öldürmekten kötüdür" der beyler.

                                                                     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak