Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Yedi Kocalı Hürmüz...

Muharrem Demirel

    2 Şubat 2014

    "Üç de yetmez beş tane, beş de yetmez yedi tane.

    Ver, ver, veeer, vereeeer!

    Ver Allah'ım ver!"

    Yanılmıyorsam bu şarkı ile başlıyordu Yedi Kocalı Hürmüz filmi...

    Altı kocası vardı, altısını da idare ederdi...

    Haydaaaa!

    Bir de Doktor Hüsrev çıktı iyi mi; etti mi yedi...

    E be kızım; bu kadar çok kocan olurda, kokusu çıkmaz mı?

    Ağzı olanlar konuşmaz mı?

    Kim dedi, ne dedi?

    Amaaaan! Kim ne derse desin.

    Hürmüz'ü, ister Hızır Reis, ister Bekçi Memo, ister Fişek Ömer, ister Trakyalı Hallaç Rüstem, İster Kekeme Berber Hasan, ister Ali Çavuş, isterse Doktor Hüsrev, yesin.

    Her biri de çıkıp; "Hürmüz benimdir" desin.

    Ama bir gerçek var ki biri de çıkıp; "Bu konak da Hürmüz'e, rahmetlik Paşa kocasından kalmıştır" deyip Paşanın da hakkını versin.

     

    Ha, "Hepsi bir arada otursun" deniliyorsa...

    İşte o zaman eyvah ki eyvah!

    Düşünsenize kocaların hepsi bir arada...

    Ya da ikili üçlü aynı zamanda, aynı mekânda...

    Amaçları aynı

    Ama yaşları değişik, kültürleri farklı,

    Ayrı düşünen ayrı yaşayan, ayrı bakan, ayrı heyecanları olan bu insanlar bir araya gelirlerse ne olur?

    Curcuna olur!

     

    Niye yazdık?

    Belediye Başkanlığı, Karaçayır Mahallesi'nde bulunan Gazi Paşa İlköğretim Okulu'nun mekânsal olarak yetersiz kalması nedeniyle, Karaçayır Mahallesi'nde bulunan daha geniş bir alana tahsisi için yer göstermiş ve bunun karşılığında ise mevcut binanın ve yerinin müştemilatları ile Bolu Belediyesi'ne karşılıksız verilmek üzere meclis kararı çıkartmış.

    Kısacası, Gazi Paşa Okul Öncesi, İlkokul ve Ortaokul'a, "Ben size arsa tahsisatı yaptım. Yeriniz bitince buradan çıkın, benim size vermiş olduğum arsa üzerine yapılan yeni binaya taşının" diyor.

    Buraya kadar her şey normal ama yeni bina tamamlanmak üzere iken Gazipaşa eğitim ve öğretim ailesi garip kalıyor.

    Ne oluyor?

    Resmi nikâh bir kenara bırakılıp, imam nikâhı kıyılıyor.

    Karaçayır Mahallesi'nde yeni yapılan bu güzel binaya; Milli Eğitim Müdürlüğü, Tokad-i Hayreddin İmam Hatip Lisesi, Hacı Bayram-ı Veli Ortaokulu, Anadolu İmam Hatip Liseleri talip oluyor.

     

    Onlar da başlıyor Yedi Kocalı Hürmüz şarkısındaki

    Balık koydum tabağa
    Batırdım terek yağa
    Bir akılsız yüzünden
    Bez bağladım kabağa"
    demeye.

    Ya Değerli büyükler!

    Bu okulları sağa sola şirin görünmek için açarken, nerede eğitim öğretim göreceklerini,

    Bu evlatlarımızın oradan buraya savrulacaklarını,

    Evliya Çelebi misali dolaştırırken de, eğitim ve öğrenimlerinin sağlıklı olmayacağını düşünmediniz mi?

     

    Hadi adı geçen bu kurumları yeni binaya taşıdınız...

    Mevcut olan emanet binaya da, yeni bir yerleştirme planı yaptınız,

    Peki, Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise çağlarında olan çocuklarımızın her birinin kendi yaşlarına göre tavır ve davranışlarının olduğunu,

    Yeni sisteme tezat oluşturacağını,

    Kılık kıyafetlerindeki değişikliklerin, çocukların beyinlerinde kavram kargaşası yaratacağını,

    Birbirlerini olumsuz olarak etkileyebileceklerini de mi hatırlamadınız?

    Ayrıca, Belediye şu an için burada oturmasına izin verdiği Gazi Paşa İlkokulu'na, yarın bir gün, "hadin çıkın gari" derse ne yapacaksınız?

     

    Karaçayır'da yapılan okul, sağlıklı bireyler yetiştirilebilmesi ve yeni sisteme uygunluğu açısından Gazipaşa'nın hakkıdır

    Eğer olmaz deniliyorsa, Sakarya Ortaokulu'nda hasarlı binada okuyan ya da yine Gazipaşa da prefabrik binada okuyan ya da okuyacak olan öğrencilerin ne günahları vardır.

    Ha, okulların yerleştirmeleri ya da kişilerin benzetmeleri uydumu uymadı mı bilmem.

    Ancak

    Siz 'ne gelecek, ne götürecek' hesabı yapmadan günü kurtarmak için,"uysa da yapıyorum uymasa da yapıyorum" derseniz,

    O zaman bende,

    Yazımızın tarzının gülerken düşündürmek, düşünürken eğlendirmek olduğundan yola çıkarak,

    'Uysa da yazıyorum uymasa da yazıyorum' derim.

     

    Ha bir de

    Sayın Alaaddin Yılmaz!

    Madem bu memleketin kadısısınız,

    Ayrıca bu alışverişte sizde varsınız,

    Belediye Başkanlığına da tekrar adaysınız,

    O zaman "Yedi kocalı Hürmüz" davasına bir de siz baksanız.

     

                                                                                                                   

     

     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak