Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Deli mi, Veli mi?

Muharrem Demirel

    27 Ekim 2013
    Deli mi, Veli mi?Deli mi, Veli mi?

    Üç bayan parkta oturmuşlar güneşleniyorlar...
    Arkadan adamın biri, parmaklarının ucuna basarak sessiz sessiz yanaşıyor, yanaşıyor...
    Ve aniden önlerine geçip,
    "Ceeeeeeee!" diyor.
    Siz ne dersiniz?
    Deliiiiii!
    Aynı kişi bir bakıyorsunuz Esmer Vatandaşlar'ın arasına oturmuş sohbet ediyor. Aynı kişi; bir fakirin sofrasında tarhana çorbasına kaşık sallıyor.
    Ha bir de, istenirse şayet, keramet de gösteriyor, "canlı yaşamaz." denilen Büyüksu'dan palamut(!) çıkartıyor.
    Bunlara ne dersiniz?
    Veliiiii!

    Kimseyi dinlemiyor, bildiğini yapıyor. Çoğu insan arkasından sallıyor ama yanına gelince susuyor, bunu kendisi de biliyor.
    Dili sivri, eleştiriye hiç ama hiç gelmiyor,
    Ha bir de; "kinci diyorlar." hiç bir şeyi unutmuyor.
    Bolu'nun fotoğrafını çok güzel çekiyor, ama farkında mı bilmem; resim iyi çıkmıyor.
    Hata O'nun mu, yoksa yol arkadaşlarının mı iyi bilinmiyor?

    Özdemir Erdoğan'ın;
    "Sevdim seni bir kere (Bolu) başkasını sevemem,
    Deli diyorlar bana desinler değişemem.
    Desinler değişemem, desinler değişemem.
    Hayatta en zor olan bir insanı tanımak,
    Kabul etmek huylarını değişmeden bir olmak." şarkısı, açıkçası ona oturuyor, belki de bana öyle geliyor.

    Sevenleri de;
    Sevgi anlaşmak değildir, nedensizce sevilir,
    Bazen küçük bir an için ömür bile verilir. Derken,

    Sevmeyenleri de; Soner Arıca'nın;
    "Acılarla yüreğimi kanattın,
    Söz vermiştin ama sen beni aldattın.
    Tanrı hesap sorsun benim için sana
    Beni yaktın yıktın, git (tin) vefasız." şarkısını dillerinden düşürmüyorlar.

    Ha ne diyorduk...
    Bazılarının gözünde VELİ, bazılarının gözünde ise DELİ,
    Belki zamanlama hatası yaşayan bir VELİ,
    Belki de, işlerin böyle gittiğini bilen ve bu gömleği bilerek giyen bir çakma DELİ.
    Kim ne derse desin, benim bildiğim ise;
    Velilikle Delilik arası, görünmez bir çizgi.
    Bana sorsalar Deli mi olmak istersin Veli mi diye...
    Deli olmayı seçerdim herhalde.
    Niye?
    Veli'nin sorumluluğu çok, Delinin sorumluluğu yok.
    Ama ikisini de bir araya getiriverdin mi, oooohoo! Senden alası yok.
    Çünkü bir var bir yok, boş lafa karnı tok.

    Devam edecek olursak;
    Bir o, bir bu.
    Ama bir gerçek var ki; öznesi Bolu.
    Ne gerçek ne yalan,
    Ne o yan, ne de bu yan,
    Bazen anlamlı bazen anlamsız,
    Ama tam bir bilmece sanki, çözülmesi kesinlikle imkânsız.

    Sözün özü;
    Bazıları O'nun için derlerken, "Adamın iyisine deli, atın iyisine doru."
    Bazıları da dua ederler ki; "Allah'ım bu sefer sen bizi [Bolu ]' yu bundan koru!"
    Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim de Nisa süresinde hatırlatıyor doğrusunu;
    "Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır." 
                                                                                                                                                                                                             
                                                     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak