Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

İnfilak etmeye ramak kalmış birisi

Okuyucu Mektubu

    4 Temmuz 2013

         18.ci madde bir şehrin yapılanması, modernizasyonu ve günümüz şartlarına uyumu için son derece gerekli bir uygulamadır. Bunun kazanımı orada yaşayan tüm insanlara olacaktır. Hele dinimizce de kutsal sayılan yol yapımı gibi tüm ahalinin faydalandığı olgu olursa,  hayrı hasenatı seven birisi olarak, bu uygulamaya en çok destek verenlerden birisi olurum...
         Ancak bu uygulama, iki ucu keskin bir bıçaktır. İstismara açıktır. Enine boyuna düşünülerek yapılması gereken çok hassas bir uygulamadır. Ortada çok önemli bir olgu olan 'Kul Hakkı' konusu olunca verilecek önem çok daha fazla olmalıdır. Bilhassa ismi Adalet ile başlayan bir yönetim, bu uygulamayı yaparken, bir cerrahın ameliyatındaki hassas titizliği göstermesi gerekir.
          Kesin olarak söyleyebilirim ki, 18. madde uygulamasından en fazla zarar gören insan benim... Çünkü uygulama yapılan bu arazimdeki tüm işlemler kanun dışıdır. Bu uygulama aynı arazi içerisinde ancak bir kez uygulanabilmesi gerekirken, çeşitli zamanlarda 4 kez girilmiştir. 'Hayırdır, hasenattır.' diye tolerans gösterdikçe belediyenin bu uygulaması zamanla zulme dönüşmüştür. Her uygulama sonucu arazi diye bir şey kalmamış, görünüm yıkıntı dolu bir mezberelik halini almıştır. Garajım, odunluğum ve duvarlarım yıkılmış, tabiri caizse arazi tüyleri yolunmuş tavuğa dönmüştür. Çiçek bahçelerim tarumar olmuş, 32 ağacım cayır cayır makinelerin korkunç gürültüsü arasında kökünden sökülmüştür. Bu duruma sessiz kalmamak açısından defalarca belediyeye söz ile, yazı ile dilekçe ile müracaatım olsa da olumlu hiç bir sonuç alınamamıştır...
           Bimer'e yaptığım 3 müracaat ta tozlu sayfalar arasında kaybolmuş, cevap bile verilmemiştir. Aslında yargı yoluna baştan başvurmuş olsaydım diye pişman olmamış değilim. Ancak belediye başkanının eski bir arkadaşım olması konusu beni frenlemiştir. Mahkemelerde bu arkadaşımla karşılaşmak istemeyişim, 'Ah-di vefa' konusunu gereksiz şekilde algılayışım olmuştur. Ayrıca bir hukuk adamı ve şimdi CHP milletvekili olan Tanju Bey, mahkemelerde bir sonuç alamayacağımızı bildirince yargı konusunu gündemden çıkarmıştım. Şimdi ise zaman aşımı dolayısıyla her şey bitmiş durumdadır. Ancak arazinin perişanlığı, yıkılan duvarlar, yok olan ağaçlar, anılarda kalmış garaj ve odunluğumun verdiği zarar aynen durmaktadır. İşin daha da kötüsü, belediyenin vermiş olduğu sözlerin hiç birisinin gerçekleşmemesi olmuştur. Yıkılan duvarlarını yapacağız, kesilen ağaçlarının yerine fidan vereceğiz, garajını yapacağız türü sözler kocaman birer yalandan öteye gitmemiştir.
           Gelelim dosya hikayesine... Burak Yılmaz bir dosya almış... Ya, 2 seneden beri veryansın ediyoruz, en azından bu şahıs bir kez olsun bu perişanlığı, bu adil olmayan uygulamayı, özellikle üzerine basarak belirttiğim yanlış ve hatalı bu uygulamayı görmez mi?.. Bir kez olsun durumu yerinde incelemez mi? Yani dosyaymış, Bimer miş, Burak Balaban'mış... Hepsi hikaye... Adalet mi??? o çoktan tarihe karıştı... Ancak sadece şu gerçek ki, sabırların tamamıyla bittiği bir noktaya geldik... Güvenmekmiş, söz vermekmiş, sadece masallarda kalmış birer kelime sadece... İnfilak etmeye ramak kalmış birisi, vurdumduymaz bir yönetim var sadece ortalıkta gezen...

                                                                                         Ayhan CAN

                       
                                                      

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak