Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Rızkın onda dokuzu ticarettir

Metin Yıldırım

    25 Şubat 2013

    Yüce peygamberimiz rızkın onda dokuzu ticarettedir, demiştir. Gerçektende ticaret yapmak  bazen kazandırır, bazen zarar ettirir. Şahsım olarak her zaman herkesin bildiği işi yapması gerektiğini hep söylemişimdir. Ama günümüzde ticaret yapmak öyle bir hal aldı ki içler acısı. Bir işyerinin kirası, vergi, stopaj, sigorta, muhasebe, elektrik, su, doğalgaz, çayı, kahvesi, yemeği vs. elin cebinden çıkmaz olur. Peki  iş boyutuna geldiğimiz zaman öğlen vakti olup da siftah yapamayan esnaflar vardır. Kasasını açsan tamtakır, kasaya fare düşse başı yarılır vaziyettedir.                                                                                                                                                            
           Çünkü artık vatandaşın alışveriş yapacak ne bütçesi kaldı, ne de  parası. Mutlaka herkesin bankaya ev veya araç kredisi borcu vardır. Haliyle böyle olunca, vatandaşta kemer sıkma politikası uygulayarak fazla harcama yapmıyor, alışverişe çıkmıyor, böylelikle piyasaya da sıcak para girmiyor.
          Esnaf malını almış çekini kesmiş rafa koymuş satılacak diye beklesin dursun iş yok, para yok, çekin günü gelir ödeyemez. Bankadaki eksi bakiyeler zorlanır kredi kartlarının son limitleri çekilir ve hep günü kurtarma peşinde geçer ömrü.
         Çalışan kesime baktığımızda ise ay sonunu zor getirir ve zaten kıt kanaat geçinmektedir, karı koca çalışıyor ise maaşın birini yiyelim birisi ile de  ev kredisi ödeyelim düşüncesindedir. Çünkü oda haklıdır, herkes başını sokacak bir ev alma peşindedir. Kira ödeyeceğimize ev taksiti öderiz düşüncesi ise mantıklıdır.
          Tabii yaşadığımız yer konumu ile bolumuz cennet bahçesi gibidir. Burada yaşayanlar olarak çok şanslı olduğumuzu bilmeyen yoktur. Ama şehir olarak turizm şehri desek turizm şehri değil, sanayi şehri desek sanayi şehri değil, hayvancılık yok, tarım yok, garip bir şehir olduk vesselam. Bu durumda önümüzdeki yıllarda Bolu nasıl bir şehir olacak, nasıl gelişecek durumu ne olacak, o da belli değil. Emekli ve memur şehri olmakla beraber, pahalı bir şehir olma yolunda da emin adımlarla gidiyoruz.
           Fakat durum böyle iken bununla ilgili siyasilerimizin de Bolu'nun konumu ile ilgili bir yol haritası çizmek gibi de bir düşünceleri de yok gibi gözüküyor. Sanayi şehri isek, Bolu'ya yatırımcıların gelmesi sağlanmalı teşvikler verilmeli, fabrika arazisi alanları gösterilmeli ve Bolu'ya yatırım yapmak isteyenleri ikna edecek girişimler yapılmalıdır. Turizm şehri olacaksak, ona göre yatırımcılara otel motel  termal tesis alanları yapmak için alanlar gösterilmeli, bürokrasiyi azaltmalı insanların tatillerini Bolu'da geçirmeleri için cazip, çekici, ikna edici projeler sunulmalıdır. Bunları becerdiğimiz vakit, işte o zaman Bolu'ya insanlar tatil yapmaya gelir. Büyük ölçekli fabrikalar kurulur. İşsizlik azalır ve sıcak parada yavaş yavaş piyasaya akmaya başlar.
          Yoksa bunları beceremezsek, üniversiteli  öğrencilerinin tatilden dönmesini Hacı yolu bekler gibi gözetler dururuz. Tabi bu söylediklerimi yapacak, olanların başında da Bolumuz'u temsilen Ankara'da görev yapan sayın milletvekillerimiz olacak, girişimlerde bulunup Bolu'nun tanıtımını yaparak yatırım yapmak isteyen firmaların temsilcileri ile birebir görüşüp, Bolu'ya gelmesini sağlamakla da yükümlüdürler.
          Ama maalesef milletimizin vekilleri birbirleri ile kavga etmekten, karşılıklı olarak birbirlerinin açıklarını aramaktan ve bir açıklarını yakaladıklarında ise  bunu kamu oyu ile paylaşarak zevk almaktan vazgeçmelidirler. Ve artık Bolu için bir şeyler yapmanın zamanı gelmiş ve geçmektedir. Bolu'da size oy veren  vatandaşların verdiği krediyi de hızla tüketmektedirler.
           Çünkü esnafımız akşam kasasını açtığı zaman para kazanmış ise, işleri iyiyse ay sonunda çekini veya kredisini ödeyebiliyorsa mutludur. İhracat artmış, kişi başı milli hasıla yükselmiş, açılım, saçılım, Akdeniz asamblesi, önemli gün ve geceleri kutlamakla, cep telefonlarına mesaj atmakla, Bolu'ya hizmet olmuyor. Bunlar esnafın umurunda değil. Bizde civcivi güz sonu sayarlar hesabı, esnaf kasasına, vatandaş cebine girene çıkana bakıyor. Bir an önce sayın vekillerimiz birlik beraberlik içinde halkın arasına inmelidirler. Sırf görüntü olsun diye halkın karşısına çıkmamalıdırlar. İnsanlar artık bu zor hayat şartları altında gün geçtikçe ezilmektedirler ve biran önce Bolu için vekillerimizin icraatlarını beklemektedirler. Eğer  bu dediklerimi  yapamayacaksanız yazımın başında dediğim gibi herkes bildiği işi yapmalıdır.
           RIZKIN ONDA DOKUZU TİCARETTEDİR. ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR. bilmem anlatabildim mi...
    Saygılarımla.                                                                    

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye