Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Atölye

Fırat Oktar

    19 Temmuz 2012

         2006 yılının son dönemleriydi. Ben Bolu'da işletmeciliğini yaptığım Asya Tur'un iflasından kısa bir süre sonra, yeni bir pazar ve turistik destinasyon arayışı için Hırvatistan/Zagreb'e gitmiştim. Çeşitli seyahat acenteleri ile bir dizi çalışmalar yaptım. Ancak o zaman daha pek çok şey için erkendi. Oradaki elçilik çalışanlarımız ve THY müdürümüz ile sözleşip geri döndükten kısa bir süre sonra yatırım gücüm olmadığından, kafamda onlarca proje ile kara kara düşünürken bir yandan da, hayatımı idame ettirebilmek için eski mesleğim olan turist rehberliğine geri dönmüştüm.
          Birkaç turu bitirdikten sonra İstanbul'da bir otelde sabah uyandığımda telefonum çaldı. Telefondaki kişi, çocukluğumun  birlikte geçtiği, hem çok yakın arkadaşım, hem de akrabam olan Mehmet'ti. Mehmet o dönem Galatasaray Spor Kulübü'nün resmi seyahat acentesinde, başta futbol takımı olmak üzere pek çok branşın organizasyon ve seyahat işlerini yapıyordu. Bazı dönemlerde bende çeşitli deplasmanlarda kendisine katılıyor, genellikle basın mensupları ile ilgileniyordum. İki mobil hayatı olan insan, iş bahanesi ile bir araya geliyor ve görüşmüş oluyorduk.
         O sabah Mehmet ve benim için pek çok şeyin değişeceğini tahmin etmemiştim.
         Benim İstanbul'da olduğumu öğrendiğinde hemen yanıma geldi. İşinden ayrıldığını ve kafasında yeni bir proje olduğunu bana anlattı. Yeni bir iş kuruyordu ve bu işe benimle birlikte başlamak istediğini söylemişti. Hem aynı sektörden, hem de güvenebileceği birisi ile, hemşehrisi ve arkadaşı ile birlikte çalışmak istiyordu. Ben teklifini bir saniye bile düşünmeden kabul ettim. Zaten bir arayış içerisindeydim ve zamanlama müthişti. Sevdiğim bir arkadaşımla, sevdiğim bir işi beraber yapacaktık.
         Şirketin adı, 14 Organizasyon & Prodüksiyon'du. "Yolculuk Atölyesi" ismi ile önce Taksim'de kendimize minik bir ofis tuttuk ve ben daha eve (Bolu'ya) bile geri dönmeden paldır küldür kendimizi onlarca işin ortasında bulduk.
          Mehmet Ulusoy, benim gibi Bolu/Mudurnu doğumluydu ve 11-12 yaşlarından beri Galatasaray Lisesi, Boğaziçi Üniversitesi, iş hayatı derken 20 yıllık İstanbullu olduğundan kendisine çok iyi bir çevre edinmişti. Özel sektörde pek çok yönetici pozisyonunda olan arkadaşlarının firmaları başta, çok sayıda kurumsal şirketin açılış, lansman, etkinlik, toplantı vb. işlerini "Yolculuk Atölyesi" olarak yapmaya başlamıştık.  İstanbul'da iki eski arkadaş, iki Bolulu, iki turizmci olarak oldukça kaliteli vakit geçirerek, eğlenerek işler yapıyorduk. Ancak benim önceden TSK'ya verilmiş ve henüz tutulamamış bir sözüm vardı. O yüzden 2007' nin başlarında kendimi bir anda KKTC/Lefkoşa' da buldum.
         İstemesem de, Atölye'den" kopan ilk parça olmuştum. Atölye'nin gelişimini uzaktan izliyordum. Bir gün AİBÜ' den tanıdığım Işıl'ı Mehmet'le tanıştırdım. Sonra bizimle çalışmaya başlayan Işıl'la Mehmet'in  evleneceklerini duydum. Çok sevdiğim ve tanışmalarına vesile olduğum iki güzel insandı en nihayetinde.
         2008'de ben Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği' nde koordinatörlük yaparken "Yolculuk Atölyesi" bir anda, halk arasında "uçan masa"  olarak bilinen, "Gökyüzünde Yemek" konsepti ile tüm Türkiye'de tanınmaya başladı. Ana haber bültenlerinde, gazetelerde, dergilerde ilk sıraları aldı. Mehmet, öyle bir adamdı ki başarılı olmaması çok zordu. İşler büyüyor ve çalışmalar karşılığını buluyordu. Atölye o dönem prodüksiyon işleri ile uğraşıyor, hem bir film çalışması yapıyor, hem de şirketlerin etkinliklerine devam ediyordu.
         Bir bankanın promosyonu ile uzaya turist göndereceklerini ilk duyduğumda çok şaşırmıştım. Ama artık bu ve bunun gibi sıradışı, yaratıcı pek çok aktivitenin "Atölye" için günlük ve sıradan işler olduğunu söylemeliyim. Mehmet, Geçen yıl çok sevdiği Marmaris/Selimiye' de  Caridea adında çok güzel bir butik otel açtı. Henüz görme fırsatım olmadı ancak en kısa zamanda ziyarete gidip bir kaç gün kafa dinleyeceğim.
         Bolu'yu ve Mudurnu'yu asla unutmayan, her zaman için memleketine verdiği değeri her fırsatta dile getiren değerli dostum, muhakkak ki kendisi için doğru zaman geldiğinde memleketi için de çok önemli işlere imza atacaktır. Kendisini her şeyden önce bir hemşehrisi olarak yürekten tebrik ediyorum.
            Bolu için, Bolu'nun tanıtımı için, turizmden gelir elde edilebilmesi için şehrimize katkısı olacak şüphesiz Mehmet Ulusoy gibi değerli başka arkadaşlarımız da var. Düne kadar mevcut şartlarda Bolu'da kalamıyor olmamızın en önemli sebeplerinden birisi de 90 lı yılların sonlarında şehrimizde turizm alanında yeterli iş sahası olmamasıydı. Ancak zaman artık yavaş yavaş değişiyor. Yeni yatırımlar ve atılan gerçekçi adımlar var.
          Bolu'da yetişen, ailesinden aldığı terbiye ile büyüyen ve pek çoğumuz gerçek arkadaşlıkları görüp yaşayan kişilerdik. Çocukken sokakta oynayabilen belki de son nesildik. Sokak çeşmesinden Kökez Suyu içebildik. Belki biraz apolitik yetiştik, ancak büyükşehirlerdeki sınıfların sosyal farklılıklarından çok daha temiz ve samimi dostluklar kurulan güzel memleketimizin bizlere öğrettiği çok önemli bir şey var. Hemen hepimiz şehrimize olan sadakatimizi ve sevgimizi hiç unutmadık. Ben tüm kalbimle inanıyorum ki; her birimiz, bir gün gelecek ve şehrimize olan vefa borcumuzu seve seve ödeyeceğiz.   
          Atölye şu sıralarda ne yapıyor ;
          Atölye şu anda kendi bünyesine bağlı 5 şirketle hizmet veriyor. Aynı zamanda Caridea Butik Hotel ve Gökyüzünde Yemek misafirlerini memnun etmeye devam ediyor. Geçenlerde önemli bir akıllı telefon markasının lansmanında 10.000 kişilik bir organizasyon yapan, Savarona'yı kiralayan ve Rumeli Hisarı'nın üzerinde video mapping(çoklu projeksiyon gösterisi) yapan Atölye, dün gece ise 23:30 da 2 yıla yakın süredir kapalı olan Türkiye'nin en meşhur eğlence mekanı olan Bodrum/Halikarnas Disco'nun açılış organizasyonunu yaptı.           

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak