BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Umre

Esra Yıldız

    9 Mart 2012

    Bir kalabalık ki inanılmaz.
    Kalabalığın çeşitliliği ise hiç unutulmaz.
    Siyahı, beyazı, doğulusu, batılısı, güneylisi, kuzeylisi...
    Kadını, erkeği...
    Zengini, fakiri...
    Hepsi birbirine karışmış, hiçbiri belli bile değil.
    Sanki tek beden, tek yürek...
    Esas etkileyici olan davranışları...
    Üst düzeydeki yardımlaşmaları...
    Birbirlerine olan saygı ve sevgileri...
    Dilleri bir olmasa da sadece gözleriyle anlaşabilmeleri...
    Saygıyla selamlaşmaları.
    Hele birde yok mu bu duygularla çember olup çevresinde dönmek.
    İçten dualarla.
    Kısacası tavaf dedikleri...
    Gönüllerde sevgi, dudaklarda temenni...
    Kendinizi emin hissettiğiniz sanki bir sevgi seli.
    Kimse kimseyi hor görmeden;
    Rahatça,
    Kimisinin eli havada, başının üstünde,
    Kimisinin el ayası karşıya bakar vaziyette,
    Kimisi ise hiç kaldırmamış elleri yanda,
    Safça yalvarıyor herkes yaratanına.
    Çölün ortasında bir vaha...
    Koskoca otellerin tankerlerle Kızıldeniz'den su taşıdığı bir ortamda,
    Kızgın topraktan serince fışkırarak kendisine gelenleri sulayan bir pınar...
    O zemzem suyu dedikleri.
    Ya o kuşlar.
    Bizimle beraber tavaf edercesine uçan varlıklar.
    Başka yerde olsa ortama çuval çuval gübre bırakacakken;
    Oraya tek bir tane bırakmadan, sanki başka bir mucizeyi haykırıyorlar.
    Ya o koku.
    Cennetten geliyor dedikleri.
    Nasıl olurda bu kadar insanın olduğu yerde;
    Onun dışında hiç bir koku hissedilmez.
    Anlatmak zor, yaşamak lazım...
    Geçmişte ecdadımızın bu yerlere olan saygısını görmek...
    Değerler yattığı yerde rahatsız olmasın diye;
    Demir tekerleklerine çaput bağlanan trenin durduğu istasyonu,
    Hemen yanı başında yükselen şaheser camiyi seyretmek lazım...
    Nedense ziyarete kapalı eserlerden sadece birkaçı...
    Bizde sadece dışardan bakabiliyoruz.
    Çünkü kapısına kilit vurulmuş.
    Tıpkı yıktığı kale gibi zamanla onlara da göz koymuş.
    Aslında yıkmak istedikleri yapılar değil,
    Belli ki bitmek bilmeyen kıskançlıkları...
    Diğer dikkatimi çekende, zenginlik olmasına rağmen şehircilik anlamındaki olumsuzluklar.
    Her şeyin para olmadığına burada da bir kez daha şahit olmak...
    İleri görüş ve yeteneğin ne kadar önemli olduğunu.
    Ama ne olursa olsun müthiş bir ziyaretti.
    Mevla'm görmek isteyip, göremeyenlere de nasip etsin.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak