Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Yaşasın mimarlarımız sahaya iniyorlar

Dumlu Demircioğlu

    13 Aralık 2011

               Bu uzun kış gecelerinde İlimizin tek televizyon kanalı Köroğlu televiyonunun 20.30 haberlerini hiç kaçırmamağa çalışırım. Bizler zaten nesil olarak, haberler ve spor ile büyüdük. Günlük gazeteyi okumadan asla gün geçirmezdik ve ilavetende haftalık veya aylık mecmuaları takip ederdik.
               Geçen haftaki Köroğlu haberlerinde, yeni seçilen Mimarlar odasının, bana göre çok önemli bir beyanını ve düşüncelerini dinledik. Çok sevindik ve inşallah dediklerinin peşinde olacaklarını ümit ederek sonsuz başarılı olmalarını temenni ediyoruz.
                Mimarlarımızın yeni yönetiminin "Tribünden sahaya iniyoruz "anlayışını sevinçle karşıladım. Çünkü, sahaya inilirse, inşaatların ve görüntünün doğru veya yanlış tarafları ayan beyan görülecektir.
                Mesela, ben mimar olsaydım, bitişik nizam dahi olsa apartmanların tuvalet ve banyo pencerelerini mutlaka dışarıya açılacak şekilde düzenlerdim. Arsa müsait değilse bile, duvarı içe doğru çekerek pencereleri doğrudan dışarı yapardım. Bunun gibi merdiven boşluğunu da ve pencerelerini de yine dışarı doğru olacak şekilde planlardım. Bu şekilde havalandırma ve gün ışığından istifade imkanı yaratırdım. Şimdiki gibi karanlık ve asla havalandırılmayan banyo ve tuvaletlerin durumu ne kadar feci, kötü.
               Elektrik yoksa bir apartmanda üst katlara çıkmanız ne kadar rezilliktir. Apartmanlarda balkonları çıkma balkon değil, iç balkon olarak planlardım, zeminden sonra dışa taşmağı asla yapmazdım. Hele de apartmanlarda gizli çatıyı hiç düşünmezdim.
               İnşaatı bitmiş ve yerleşilmiş olan apartmanlarda,üst katlardan alt katlara akan-sızan sulara ne dersiniz?Sokakta yürürken baktığınız apartmanların bütün banyo ve tuvaletlerinin sızıntı yaptığı,hatta dış sıvalarının dahi zamanla döküldüğü çirkin manzaralar sayısız.Neden geniş giderli,suyu geçirmeyen, asla sızıntı yapmayan kaliteli bir inşaatımız yok.?
               Bolumuzun asıl ve önemli bir sorunu şüphesiz Anıtpark'tır.
    Şehrin ortasındaki trafik fevkalade güzel yürürken,bir seneden beri 5-6 koldan gelen trafiği tek yöne çekmekle, vasıtaları 270 derece döndürmenin akıl ile mantık ile bağdaşmıyacağını düşünüyorum. O güzelim park ve o güzelim yılların ağaçları, çitler, yeşillikler kayboldu gitti. Şayet buraya bir inşaat girerse çok yazık olacak. Hiçbir Bolulu Anıtpark'ın bozulmasını istemiyor. Şimdiki durumu ile zaten Bolu'nun en güzel yeri.
             Mimarlarımız asla bir gelir elde etmek için proje yapıp,burayı bozacaklarını düşünemiyorum. Para bir yerde hiç bir şeydir. Lütfen Anıtparka dokunulmasın. Madem sahaya indiniz, Bolu'nun evladısınız, iyi düşünün. Buraya gömülecek trilyonlara yazık oacak. Ya o ağaçlar .....?
             Bolu için en büyük hizmet Anıtpark'a dokunmamaktır. Bu herkesin düşüncesidir. Ve sessiz Bolu halkınında arzusudur.
            Şehir merkezinin tek nefes alınacak yerini betonlaştırmayın.
     
                                                           

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak