Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Beyaz etçiler özgür basını susturmuş !

Kamuran Alagözoğlu

    20 Eylül 2011

        Beyaz Et Festivali'yle ilgili gazetemizde yer alan haberler oldukça ses getirmişe benziyor. Festivali düzenleyenler; beyaz et sektöründen beslendiği her halinden belli olan Çiftlik Dergisi isminde bir dergide, gazetemizi hedef alan beyanatlarda bulunurken, diğer taraftan da Bolu basınını reklam vererek nasıl susturduklarını ima etmişler. Gazetemizin ismini vererek bir yandan çamur atmak isterken, aynı satırlarda "Bolu'nun en etkili yayın organı" diye söz ederek  gazetemizden övgü ile de bahsetmişler. Bunun için kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum.

        Sözkonusu dergide gazetemizden şöyle bahsediliyor;
     
    REKLAM ALAMAYAN YEREL BASINDAN YAYLIM ATEŞİ

    330 bin lira olan Bolu 5. Beyaz Et Festivali bütçesinden pay ayrılmayan yerel basın tepkisini çeşitli biçimde gösterdi.

    Bazı basın yayın organları beyaz et festivalinin kortejinden kalan konfetileri resimleyerek "Beyaz Et Festivali ile çevre kirliliği bu kez şehir merkezine taşındı." başlığı ile şu haberi yayınlama ihtiyacını duydular. Halbuki aynı kirlilik seçimlerde de, Boluspor'un galibiyetinde de aynı şekilde kirleniyordu. Buna örnek te yıllardır yayınlanan Bolu'nun etkili yayın organı "Bolu'nun Sesi" Gazetesi'ndeki haber. Haberde şu bilgiler veriliyordu;

    Festival çirkin görüntülerle başladı
    Beyaz et sektörünün Bolu'ya verdiği çevre zararları konuşulup dururken, Beyaz Et Festivali ile çevre kirliliği bu kez şehir merkezine taşındı. Tüm eleştirilere rağmen festival, geçtiğimiz yıllardaki gibi yine etrafa çevre kirliliği püskürten görüntülerle başladı.

    Beyaz Et Festivali, kortejin İzzet Baysal Caddesi boyunca yürüyüşü ile başladı. Geçtiğimiz yıllarda bütün herkes tarafından eleştirilmesine rağmen, festival korteji yürüyüş boyunca parlak kağıt parçacıklarından oluşan konfetiler atarak yine çevre kirliliğini sebep oldu. Bir kamyon üstüne oturtulan konfeti püskürtme makinesi ile resmen çevre kirliliği yaratıldı. Konfeti püskürtmesi makinesinin marifeti ile cadde ve sokaklar, dükkanların içlerine kadar bir anda rezalet bir hal alırken, işyerlerine ve elbiselerinin içlerine kadar doluşan konfetileri temizlemek için vatandaşlar temizlik görevlileri ile birlikte adeta seferber oldular.

    Geçtiğimiz yıllarda da büyük eleştirilere neden olmasına rağmen, konfeti pislikleri ile caddeleri kirletme olayından neden vazgeçilmediğini soran vatandaşlar; "Anlaşılan o ki, festivali düzenleyenler, geçmişte kendilerine yöneltilen eleştirilerden ders almamışlar. Ya da 'biz Bolu'da para gücü bizde, biz istediğimizi yaparız' düşüncesi ile inadına çevre kirliliği yaratıyorlar. Tavuk kümeslerinin pislikleri ile Bolu'yu kirlettikleri yetmiyormuş gibi, festival yapıyoruz deyip, bu şekilde şehir merkezini de kirletmelerinin, başka ne anlamı olabilir?" diyerek sert eleştirilerde bulundular.


          Şimdi beyaz etçi arkadaşlara soruyorum;

         Bir: "Reklam alamayan gazetelerden yaylım ateşi" başlığıyla ve yazının içeriğinde reklam alan gazetelerin, beyaz et sektörü tarafından satın alındığı veya susturulduğu ima edilmiştir. Özgür basın(!) organlarının kendilerini zan altında bırakan bu ifadelere karşı tepki vermesini bekliyorum.  

       İki: *Festivalin başlangıcında konfetilerle yaratılan çevre kirliliğine bütün Bolu halkı festivalcilerin kulaklarını çınlatarak ateş püskürüp dururken, biz vatandaşın sesine kulak tıkayıp; "Aman ne güzel kirlettiler!" mi deseydik.

        Üç: *Bolu vilayet sınırlarına girildiği andan itibaren insanların genizlerine çekmek zorunda kaldığı gübre kokularını teneffüs edip dururken, sektörünüzden üç kuruş reklam parası alıp bu kokuları yazmamamızı istiyorsunuz. Satın alamadığınız basına çok kolay bir şekilde, "Reklam alamayan yerel basından yaylım ateşi" diye kendi borazancılığınızı yapan sektör dergileri yoluyla çamur atmaya çalışıyorsunuz. Çuluna çaputuna aşıklık neyine" diye bir atasözü vardır. Pis kokularınızın Bolu halkını rahatsız etmesi sorununu çözmeden, festival sizin neyinize. Önce Bolu halkına verdiğiniz rahatsızlığın önüne geçecek çareler bulun.

       Dört: *Bolununsesi, konfetilerle şehri kirleten festival  haberinden sonra, güzellik yarışması haberini de dört dörtlük vermiş bir gazetedir. Yani sırf muhalefet etmek adına habercilik yapan bir gazete olsak, yarışmada derece alan güzelleriniz hakkında gerekli bilgiye google'dan bir tık ile ulaşılabiliyor iken en azından onların da ithal olduğunu yani Bolu dışından getirdiğinizi pekala yazabilirdik. Bilindiği gibi; beş yarışmacının dereceye girdiği yarışmada birinci olan Elçin Sulukahya'nın aslen Adanalı olduğu ve Erberk mankenlik ajansına bağlı olarak çalıştığı, çeşitli dizilerde ve televizyonlarda oyunculuk ve VJ'lik yaptığı belirlendi. Yarışmada 2. olan Didem Kartal'ın ise İzmirli olması dikkat çekiyor. Yarışmada basın güzeli seçilen Nil Kaçmaz'ın ise İstanbul'da bir mankenlik ajansına bağlı olarak hosteslik, modellik ve oyunculuk yaptığı belirlendi.

     


     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak