BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Anneme

Esra Yıldız

    8 Mayıs 2011

       Aaa, Dünya'ya geldim herhalde!
     
       Ters çevirdiler beni hemen. Üşüyorum ya! Bırakın beni! Keşke kalsaydım o sıcak yerde. Hele son zaman üstümde gezen bir şey vardı ki; çok alışmıştım. Üfff bir şeylere sarıyorlar şimdi de beni, çok huzursuzum!

       O da ne? Daha önceki huzuruma kavuştum sanki. Bir yere bıraktılar beni, öyle bir yer ki; hiç kalkmak istemediğim. Aynı koku, aynı sıcaklık...  Aaa, daha önce üzerimde gezdiğini söylediğim şey şimdi sırtımı sıvazlıyor. Bir de başımın üstünde sıcak şeyler hissediyorum. Aynı şeyler bana anlayamadığım bir şeyler mırıldıyor:     "Kızım benim, hoş geldin!"

        İşte o gün başlıyor o muhteşem hikâye. Katıksız, abartısız, saf hane...

        O günden sonra, uzun bir süre yaptıklarını bir görev zannediyorum; açken doyurmasını, açıkken giydirmesini, fırtınalar koparken limanında bekletmesini.

    Sonra, sonra en iyi arkadaşım, en iyi sırdaşım oluyor o varlık. Hayattaki en güvendiğim kılavuzum. Ne suç işlersem işleyeyim, onu derse çeviren bir kimlik.

        Büyüyordum, büyümek değiştirmiyordu ona karşı olan duygularımı. Büyüdükçe daha çok bağlanıyor, daha çok hayranlık duyuyordum. Küçükken onu anlayamadığım olayları, şimdi daha iyi kavrayabiliyordum. Çünkü artık ben de onun gibi anne olmuştum.

        Ben de aylarca karnımı sıvazlayarak, onu okşayarak kucağıma almış; başını öperek, "Oğlum, hoş geldin!" demiştim. Yavaş yavaş daha önce anlamadığım tepkilerini, kusursuzluğundaki kusurları anlar olmuştum.

        Artık her canlıya nasip olmayan duygu seliyle yaşıyordum. Hem kollarının arasında olmak, hem de kollarının arasında tutmak gibi. Hem annem başımdaydı, hem de anne olmuştum.

        Öyle takdir etti yaradanım. İki duyguyu birden yaşarken, onu aldı benden. Kollarının arasından ayrılırken, yine üşümeye başladım. Yine şaşkın, yine çaresiz... Onu özledikçe, daha çok sarılıyordum artık oğluma. Bir tarafım soğuk, bir tarafım alev alev...

        Her yıl bugün hem ağlıyor, hem de gülüyorum. Güldüğümü görenler, ağlamamı görmüyor. Gülmelerim yüzümde, ağlamalarım içimde.

       Neden mi?

        Çünkü ben bir anneyim ve sana sesleniyorum anne;

        Ben seni nasıl kokunla tanıdıysam, biliyorum ki; sen de beni o insanların birbirini tanımayacağı mahşer gününde kokumdan tanıyacaksın.

     

     

     

     

     

     


     

       


     

     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak