Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Çevre Yasası neden uygulanmıyor?

Kamuran Alagözoğlu

    17 Şubat 2011

        Tavuk kümeslerinin çevreye verdiği zararlar bütün Bolu'nun sorunu haline geldi. Yasalara göre, üretici firmaların üretim yapabilmeleri için çevreyi ve insanları rahatsız etmeyecek tüm önlemleri almaları istenmesine rağmen, her geçen gün katlayarak büyüttükleri ekonomik güçleri sayesinde, adeta Bolu'da dokunulmazlıklarını ilan etmiş durumdalar.
        Yıllardır isteyen herkes istediği yere, hatta turizm tesisi yapılabilecek alanlara bile kümesler yaptı. Şehrin yerleşim alanlarının içine kadar etrafımız kümeslerle çevrildi. Son zamanlarda tavukçuluğa ve hayvancılığa verilen kredilerle, bu sektörler köylülerimizin ve çiftçilerimizin gelir kaynağı olmaktan çıktı. Büyük sermayedarların eline geçti.
        Diyeceksiniz ki; ne güzel işte, modern, büyük kümeslerde ve ahırlarda yapılacak bundan sonra.
       Ben de derim ki; temizlik ve hijyen koşullarına sadece  kümeslerin ve ahırların içinde özen gösteriliyor. Buralardan çıkan atıklar halen bilinçsizce ortalığa saçılıyor. Zararlı gübre olarak tarlalara atılıyor. Tarlalara atılan bu gübrelerin içinde bulunan zararlı asitler aslında topraktaki canlı bakterileri öldürürken, içinde arsenik gibi zehirli maddeler yer altı sularına karışıyor. Özellikle yaz aylarında bütün kentte ve köylerde yaşayan insanlarımız pis kokuyla yaşamaya mahkum ediliyor. Kesimhane denilen rendering tesislerinin, hiçbir filtreye gerek duymadan saldıkları dayanılmaz pis kokuları, kilometrelerce uzaktaki insanları bile rahatsız ediyor. Şehrin her yerindeki kümeslerden yayılan kokulara bütün herkes katlanmak zorunda bırakılıyor. Şehri bu kadar kirliliğe ve pisliğe boğmalarına rağmen, kanatlı sektörün önde gelen temsilcileri önlem alma noktasında hiçbirşey yapmıyorlar.     
         Vatandaş zamansız çöp çıkarttığında anında yasalardaki ilgili cezalar uygulanırken, her nedense adeta Bolu'nun içine eden bu sektöre, yasalarla belirlenmiş çok ağır cezalar olmasına rağmen, bu cezai yaptırımlar uygulanmıyor.
        Tabi ki üretim olacak hiçbir zaman buna karşı çıkmıyoruz. Bu üretimlerin çevreye ve insanlara zarar vermemesi için özen gösterildiği sürece hiç kimsenin buna itirazı olamaz zaten. Birileri para kazanacak diye, bu kentte yaşayan diğer insanların insanca, temiz bir doğada, temiz bir havada yaşama özgürlüklerinin önüne geçilemez. Bir tek kişi de olsa, kimsenin havasını suyunu görüntüsünü kirletmeye hakkınız yok.
         Ben çam amblemiyle bilinen ve anılan Bolu'da çam kokusu duymak varken, b.k kokusu duymak istemiyorum. Bu nedenle Çevre Yasaları'nı uygulaması gereken kişi ve kurumları göreve davet ediyorum.

        Televizyona çıkma budalaları
        Firmalarının genel müdürü Avrupa'ya yayın yapan bilmem ne kanalına çıkacakmış. hiç kimsenin seyretmediği günün en kıytırık saatinde yayınlanan, bilmem ne programına konuk olacakmış.
        Bizim cep telefonlarımıza veya mail adreslerimize mesaj atılarak bunu haber yapmamız veya televizyonun karşısına geçip kimse seyretmedi olmasın diye bu kişiyi seyretmemiz isteniyor.
    -Ya kardeşim bana ne senin bilmem ne Avrupa kanalına 5'er bin lira üste para vererek çıkıp arzı endam etmenden.
        Sen Bolu'daki b.kunu temizle önce. Ondan sonra da ürettiğin beyaz etin hormonsuz olduğunu evvela Avrupa'ya bir kabul ettir. Hiç değilse 1-2 kamyon ürün ihraç et ki, bizde; "şu firmamız Avrupa'ya beyaz et ihraç etmeye başladı, firmamızla gurur duyuyoruz diye gururla yazabilelim.
        Veya bir şehrin veya beldenin belediye başkanı yakın markaja alınıyor.
        Kendisini yörenin insanlarına kabul ettiremeyen başkan, Avrupa kanallarına kurumun kasasından üste para vererek çıktığı gibi, beldesinde ne kadar söğüşlenebilecek işadamı varsa adeta peşkeş çekiyor. Başkanımızın selamı var deyip her firmadan 5'er bin lira tokatlayıp gidiyorlar.
       Yaklaşık 1 haftalık zaman diliminde hatırı sayılır meblağda bir parayı tokatlayıp gidiyorlar.
        Şehrin ileri gelenleri, belediye başkanları, oda başkanları yörenin işadamlarını; bunlara para kaptırmayın diye uyarması gerekirken, adeta milletin başını tutuveriyorlar ya, en çok da bu saflığımıza üzülüyorum.
         
         Köpek- tavuk ve kuşlar yemiyor, ama bize yediriyorsunuz !
        Geçtiğimiz yıllarda kendiliğinden gelişen bir takım görsel deneylerle tespit etmiştim.
        Buğday unundan yapılmıştır diye bildiğimiz, ama içinde beyaz katkı maddesi kullanılan ekmeklerin artanını, bahçemde bulunan tavuklara verdim, tavuklar yemedi. Köpeğe verdim köpek bile ağzını sürmedi. Tavuklar ve köpek acaba ekmek yemiyor mu diye düşünerek, birde köy ekmeği gibi ekmekleri vererek denedim. Beyaz katkı maddesi kullanılan ekmeği ağzına bile sürmeyen hayvanlar, köy ekmeğini ıslatıp verince şapur şupur yediler.
        Geçen aralık ayı başında kar yağınca her taraf bembeyaz olmuştu. Yine bahçeme inen güvercin, sığırcık gibi birçok küçük büyük kuş türleri aç kalmasınlar diye duvarın üzerine mısır döktüm.
       Bunu gözlerimle görmesem inanmazdım, biliyorum siz de inanmayacaksınız ama bahçeme gelen kuşlar aç olmasına rağmen, bir tek mısır tanesini bile yemediler. Mısırlar döktüğüm gibi hala aynen duruyorlar.
        Genetiği bozulmamış yerli tavukların, köpeklerin, yabani kuşların içgüdüsel olarak, sezinleyerek yemediği katkı maddeli ekmekleri, genetiği değiştirilmiş mısırları, genetiği değiştirilmiş mısır ve soya gibi ürünlerden elde edilen hormonlu yemlerle beslenen, Avrupa'nın kapısından içeri sokmadığı beyaz etleri bizlere yedirenlere yazıklar olsun diyorum. GDO'su bozulmuş ürünlerden elde ettikleri yemlerle, sarı toz denilen hormonu kullanarak, çok kısa sürede kesime gelen sağlıksız etleri vatandaşa yedirmeye devam.
       Söyleyecek söz bulamıyorum. Allah'a havale ediyorum. 

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak