BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Eski Vali'den ne farkınız kaldı ?

Esra Yıldız

    25 Ocak 2011


       Yap, işlet, devret...

       Şimdi bu sistemi şöyle bir irdeleyelim. Nedir günümüzde bu "Yap, işlet, devret"?

       Yap, sende para var. Sen yap ki; benden para çıkmasın. Çünkü benim burayı yapacak maddi gücüm yok. Al sana şahane yer. Arasan, bulamazsın. Almaya kalksan, alamazsın. Satışa müsait olsa bile, almaya gücün yetmez.

       İşlet; burayı bizde olmayan kendi paranla yaparsan, işletmek senin en doğal hakkın. Tamam; ben sana arsayı verdim, ama sen de dünyanın parasını verip bu tesisi yaptın. Keşke o yatırım gücü bende olsaydı da; işletmeyi kiraya vereceksem, tesisi bitirdikten sonra verseydim. Ne yapayım imkân meselesi. Neyse, şimdi biz arsayı sana tahsis ettik, sen de buranın üstüne kendi paranla tesisi yaptın ya, yatırdığın parayı üstüne koyup, geri alana kadar işlet dur(!)

       Devret; devredeni şimdiye kadar gören olmadı. Adı devret. Aslında bunun adı, "Senin ömrün yetmezse, varislerine devredersin" gibi bir şey. Onun için endişe etme, burası artık senin sayılır.

       İşte böyle bir şey günümüzde "Yap, işlet, devret".

       Şimdi gelelim esas konumuza, şu ünlü Hükümet Meydanı'na...
     
       Son yıllarda üstünde büyük savaşlar verilen arazi. Bugünlerde bulvarın da dâhil edilmesi ile büyüyen arazi üzerine temsili bir meydanın yapılması için üretilen projeler, kamuoyunun önüne görücüye çıktı. Gördüğümüz, duyduğumuz kadarıyla; iki ticari grup "Yap, işlet, devret" modeliyle yaptıkları projeleri Bolulular'a tanıtılar.

       İki ticari grup...

       Bir tarafta Bolu'nun göbeğinde, Bolu'yu temsil edecek meydanın yapılacağı her bakımdan değerli bir arazi, diğer tarafta bu meydanı yapmaya aday iki ticari grup ve yaptırdıkları projeler.

       Ticari kuruluşlar, adı üstünde, kar amaçlı kurulan kurumlar. Hal böyle olunca, para kazanmaya dönük projelerin bu prensip üzerine kurulu olması da gayet normal.

       İşte benim endişem, bu meydanın hayal ettiğimiz şekliyle inşa edilmesinden uzak, tamamen ticari hedeflerle yapılaşmasıdır. Hem de bizim şu "Yap, işlet, devret" modeliyle.

       Şu anda Anıtpark'ta oturup bir nefes almanız için, en azından işletmecinin gönderdiği çayı ücreti karşılığında içmeniz gerektiğini düşünecek olursanız, böyle büyük bir yatırımı yapan yatırımcının sizi sonrasında oralarda rahat bırakacağını mı zannediyorsunuz?

       Gidilen yol da, yöntem de yanlış...

       Söyle Sayın Başkan, senin Kızılay arazisine alışveriş merkezi yapmaya kalkan, senin de çok sevdiğini bildiğim şu bizim ünlü eski Vali'den ne farkın kaldı?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak