BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Bizi bir arada tutan çimento

Esra Yıldız

    30 Aralık 2010

        Depremden bu yana; eşimin işi gereği, yapılarla ilgili konulara ister istemez hep kulak kabartırım. Hep betonarme dersi hocasının "Betonarme, demir ile betonun uyumlu evliliğidir" diye söylediğinden bahseder.

        Betonu oluşturan malzemeler; çakıl, kum ve çimento.

        Ve bunların içinde, bunları bir arada tutan en önemli unsur çimento...

       "2010 yılının şu son günlerinde, betonla ne işimiz var?" dediğinizi duyar gibiyim.

        Esas konumuza gelecek olursak; şimdi bir coğrafya düşünün ki, iki ana kıtanın arasında medeniyet köprüsü olmuş. Her yönden göç almış, her göçle beraber değişik kültürlerle karşılaşmış.

        Tüm bunlarla beraber; kış ile yazın bir arada yaşandığı bu özel topraklar, hep birilerinin hayallerini süslemiş. Bu uğurda savaşlar olmuş, kanlar dökülmüş. Bazen ağıtlar yakılmış, bazen de zafer şarkıları söylenmiş.

       Bir atom çekirdeği misali; dünyaya hükmeden bir ecdat, çekile çekile yine doğduğu yere, Anadolu'ya dönmüş. Bir anlamda istemeden konsantre olmuş, koskoca bir imparatorluğun yoğunlaşarak Anadolu'ya sığdığı bir durumda, elde kalan mozaiğinde çeşitli olması kaçınılmaz olmuş.

        Türkler, Kürtler, Araplar, Lazlar, Gürcüler, Abhazlar...

        Peki, bu malzemeyi yıllardır bir arada tutan çimento ne?

        Ne mi? Sosyal, siyasal, kültürel ve tarihî temellere dayanan Atatürk İlke ve İnkılâpları...

        Bu ilkeler topluluğuna bir bakacak olursak, milli birlik ve beraberliğin doğal olarak daha çok öne çıkarıldığını görürüz. Milli birlik; sonrasında bize bağımsızlık, özgürlük ve ülke bütünlüğünü kazandırır.

       Ve işte bu beraberliğin en büyük çimentosu da, aynı betonarme örneğindeki gibi, resmi dildir.

       İşte bizi bir arada tutan, birlik ve beraberlik içinde yaşamamızı sağlayan bu en önemli faktör; aynı zamanda millî birlik ve beraberliğin korunmasındaki en etkili silahtır. Dilin bununla birlikte millî duyguyu geliştirerek, bağımsızlığın korunmasını sağladığını da unutmamak gerekir.

       Böyle bir silahın kim ve kimler tarafından elimizden alınmak istendiğine lütfen dikkat edelim.

       Resmi dilin tartışıldığı bu günlerde; başka dillerin kamusal alanlara sokulmak istenmesinin arkasından gelecek istek, birlik ve ülke bütünlülüğünün bozulması olacaktır.

       Daha şimdiden, inatla siyasal özerkliğin tartışmaya açılması çabalarının yapıldığını görmeyecek kadar kör mü olduk?

       Artık savaşların cephelerde değil; sosyal, kültürel ve para ile ilgili alanlarda yapıldığını görerek, bu anlamda milli mücadelemizi öncelikle dilimizi koruyarak yapmamız gerekliliğini bir kez daha hatırlatmak istedim.

       Tüm Bolumuz insanının iyi bir yıl geçirmesi dileğiyle...

     


     

     

     

     

     

     

       

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak