BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Hazırlık maçlarının ardından

Esra Yıldız

    13 Ağustos 2010
     
       Nereden bulaştım şu Boluspor aşkına bilmem.
       Dayanamadım, şu Ramazan günü hazırlık maçını izlemek adına stadın yolunu tuttum.
       Sıcağın yer yer kavurduğu yeşil zeminde, Altay maçının tersine, daha çok alternatif oyunculardan kurulu bir takımla sahaya çıktığımıza şahit oldum.
       Göztepe takımının maçın başlama düdüğü ile birlikte ortaya koyduğu oyun hiç de yabana atılmayacak gibiydi. Bunun üzerine, arka arkaya gelen gollerden sonra hiç de alışık olmadığımız 3–0 lık bir skorla yenik duruma düştük.
       Ne olursa olsun yenilgiyi hazmedemediğini verdiği demeçlerle defalarca yineleyen Levent Hoca'nın kulübede oturmak yerine, daha önceki maçlarda da kullanarak ünlü yaptığı soğutma kabının üstüne oturduğundaki kafasından geçenleri bilmek isterdim.
       Cumartesi oynanacak Güngören maçını düşündüğünden; belki de hiç oynatmayı düşünmediği sihirbaz oyuncularını, yine kendisi gibi İzmirli olan rakip hocaya karşı alınacak hezimeti hazmedemediğinden olacak, kale arkasındaki ısınma bölgesine yolladı. Bu oyuncuların ısınmaları ve oyuna girerkenki hırsları, bir antrenman maçı için çok fazla ve bu durumun da hocanın eseri olduğu ortadaydı.
       Altay maçında ilk on birde oynayan bu oyuncuların teker teker oyuna girmesiyle takımın kimyasının hızla değiştiğini bütün çıplaklığıyla gördük. İlk yarıda oturduğumuz koltukta, keyifsizlikle yaygın hale geldiğimiz durumdan şöyle bir doğrularak, tekrar pür dikkat takımın resitalini izlemeye başladık. 
       Altay maçında zaman zaman ortaya konan o uzun süreli ve hızlı pas trafiği tekrar sahaya yansımaya başladı ki; bu dakikadan sonra ilk yarıda bize caka satan Göztepe'nin geriye yaslanarak oynaması bir taktik değil, oyuncu değişikliğinden sonra takımın artan kalitesiydi.
       Tabi şunu da eklemek isterim ki; ilk yarıda çıkan takımdan kim bu takıma monte edilirse edilsin, aynı performansı göstereceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.
       Sahadaki cazcı kardeşler, hocalarını rakip takımın hocası karşısında mahcup etmeyerek, kısa sürede arka arkaya attıkları gollerle bizi de onun gibi mübarek günde keyiflendiriverdiler.
       Hele attıkları dördüncü golden sonra bir sevinçleri vardı ki; görülmeye değerdi. Oyundan çıkan arkadaşlarının da dışarıdan onlara verdiği desteği unutmamak gerekir.
       İzlediğim hazırlık maçlarının her birinde, oyuncuların birbirlerine ve hocalarına olan uyumunun sürekli arttığını keyifle izledim. Bu durum tartışmasız, bazı çevrelerce eleştirilse de; transfer komitesinin aceleci davranarak transferleri tamamlayıp, takımı hep birlikte bir an önce kampa alma isteğinin eseriydi.
       Geçtiğimiz Pazar günü piknik yapmaktansa, izlemeyi yeğlediğim maçta Kartal önündeki onbeş gün sonraki rakibimiz Giresun'un iyi bir takım olmasına rağmen; takım olma yolunda bizden geride olduğunu gözlemledim.
        Umarım iyi bir takım olan Giresun ile ilk hafta oynama avantajını üç puana çeviririz de, bu karşılaşmadan üç hafta sonra, bayram gününde Adana yollarına daha mamur ve şen gideriz.
    • Neco16 Ağustos 2010 . 13:44

      Esra Hanım siz hangi maçı izlediniz bilmiyorum ama ben size bir özet yapıyım. Göztepe as kadrosu ile sahaya çıktığında karşısında yedek takımdan kurulu bir Boluspor vardı. Yani 2-B takımına karşılık Bank Asyanın yedek kadrosu 3 yedi. Daha sonra Levent Hoca hırs yaptı ve as kadrosunu sahaya sürdü ancak tam da o sırada Göztepe as kodrosunun yerine yedek takımını sahaya sürdü. Yani Bank Asya as takımı 2-B yedeklerine 4 gol attı.İşin özü bu. Öyle resital mesital yok yani... Ya da siz başka bir maç izlediniz.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak