BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Hizmetleriniz de sizin olsun

Esra Yıldız

    24 Temmuz 2010
       Aradaki uçurumu daha da açmak!
       Zamanın malının ve parasının süratle aynı kişilere yönlendirildiği günümüz sistemi içinde, bu günlerde söz konusu yapıyı dengelemek ile sorumlu bir kuruluşun aynı göreve hizmet verir hale gelmesini hayretle izliyoruz.
       Belediyelerin görevleri içinde yer alan ekonomik hayatı düzenleyici hareketler, daha çok dengeleyici nitelikler taşır.
       Halkın temel gıda ihtiyacının en önemlilerinden biri olan ekmek fiyatını bir yerde tutmak ister. Hal pazarı hizmetlerini düzenleyerek, sebze meyve fiyatlarını onların lehine organize etmeye çalışır. Taşıma işlerini üstlenir. Bunlara benzer şekilde; işyeri kiralarını bir yerde tutmak üzere, işyerleri inşa ederek kiraya bile verir.
       Amaç; tekelciliği önlemek, halkın denge içinde yaşamasını sağlamaktır.
       Kısaca, bu kuruluşların iyi birer sosyalist yapı gibi davrandığı söylenebilir. Ya da öyle olması gerektiği...
       Başındaki siyasinin siyasi düşüncesinin ne olduğuna bakmasızın...
       Fakirden alıp zengine vermek tekelciliği besleyeceğinden, bu kavram kuruluşun belki de hiç düşünmeyeceği kavramdır.
       Uçurumun açılmasına engel olmak için.
       Ama bizim kuruluş öyle bir yere gelmiştir ki; tekelcilere teslimiyet kaçınılmazdır.
       Sert su kullanan ev kadını artık yumuşak su kullanacak, çamaşır makinesinden yumuşacık çamaşırlar çıkartacak. Bunun bedelini de, yarın tekelcilerin eline geçen menkullerin artırdığı kira bedelleri ile geri ödeyecek.
       Mesele, yıllardır az kira ödeyerek belediyeyi sömürdüğü söylenen birkaç esnafın serzenişinden daha da önemlidir. Halıcı Mehmet'in, şekerci Hüseyin'in, kırtasiyeci Sert'in, kömürcü Ayhan'ın, boyacı İbrahim'in ve nicelerinin...
       Bugünlerde faiz ve maddi güçle güçlenenlerin karşısında direnmeye çalışan birkaç esnafın sığındığı limanın yerle bir edilerek, yine onların himayesine girmeye zorlanmasına şahit oluyoruz.
       Hem de belediyemiz eliyle. Nasıl mı?
       Zaten çarşının bir ucundan diğer ucuna kadar birçok önemli işyerine sahip olanlara, zamanında şehrin merkezinde belediye tarafından inci gibi dizilen işyerlerini teker teker satarak.
       Ne uğruna biliyor musunuz?
       Sözde hizmet ve bunun için yapılan borç uğruna...
       Yol yapmak, yumuşak su kullanmak, çok amaçlı salona sahip olmak, modern terminale kavuşmak, güzel parklarda, çevre yollarında gezinmek, köyleri şehir yapmak, şehrin takımını süper lige taşımak için.
       Hepsi güzel de; işin ölçüsünü kaçırıp, sonrasında da kaynak bulmak için, çarşıda işyeri kiralarını dengelediğin birkaç dükkânını bu konudaki potansiyel rakiplerine teslim etmek ne kadar doğrudur?
       Siz böyle devam edin, her zaman çok övündüğünüz, gurur duyduğunuz, zengin ettiklerinizden aldığınız yardımlarla işlettiğiniz imarethane yerlerini de devamlı büyütmeyi unutmayın.
       Büyütün ki; siz ve sizin gibilerin bu zihniyetinden dolayı, buraları yarınlar da dolup taşacak.
       Nasılsa isminde "halk" olan muhalif parti meclis üyeleri de meseleye bu yönden bakmaları gerekirken, ihale şartları ya da işyeri tapusu olup olmadığı gibi anlamsız detaylara takılmışken.
       Ticaret ve esnaf odaları uyuşmuş, ne yaptığını bilmezken.
       Sürün arabayı üzerimize, gün sizin gününüz.
    • a.sonmez26 Temmuz 2010 . 15:19

      Türkiyemizde iş bilenlere iş verilmediği ve şakşakcılara işler ve makamlar yaratıldığı sürece,üzerimize araba süren daha çok olur.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak