Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

Yağmurun yıkadığı gerçekler

Esra Yıldız

    4 Temmuz 2010

       Son yılların en yağışlı haziran ayını yaşadık. 

       Gök delinmişçisine yağan yağmur damlaları, bir an önce toprağa kavuşmak için delicesine asfalt ve beton zeminde koşuşturuyor. Koşuşturanların arkasına yenileri de eklenince, kalabalık artıyor ve beklenen sonuç kapıyı çalıveriyor.
       Kısmi sel.
       Vatandaş dertli ve kızgın...
       Bu işin sorumlu makamının başındaki kişi de, bu sorunu ortadan kaldırmakla ilgili çalışmaların devam ettiğini söylüyor.
       Ana muhalefet partisinin il başkanı da, bulduğu bu fırsatı değerlendirmek adına taarruza geçiyor. Sanki kendi olsa sorunu çözüverecek.
       Zamanında yeterli seviyede yapılmayan ve tüm şehri kaplayan alt yapı dehlizleri sorun yaratıyor. Yağan yağmur sularını tahliye edecek özel dehlizler olmayınca, istikamet pis su dehlizleri oluyor ve beklenen sonuç gerçekleşiyor.
       Belki bu olumsuzluğun suçu tamamen görevdeki yönetimin değil; ama bütün olanları düşününce, bu güne kadar yapılanların büyük bir bölümünün planlı ve ileriye dönük olarak yapılmadığı ortaya çıkıveriyor. 
       Bir an önce yapılsın.
       Neden yapılsın?
       Çünkü "Görev süresi içinde yaptı desinler" diye.
       Bu modası geçmiş düşüncenin günümüzde artık kimseyi kandıramayacağını da bilmeden.
       Hal böyleyken, Anıt Park'ın arkasına bir göbek yapılıyor. Belki de şehrin tüm trafiğinin yükünü taşıyacak bir kavşak. Ama kullanılan malzeme ve projeye bir baksanız, belki de birçok kasabada yapılmayacak kadar özensiz ve estetik dışı.
       Yine acelece, belki de yine projesiz.
       Seçilen malzeme yine beton ve asfalt...
       Yeni bitirilen Orman Parkı'ndaki suni derede su hala akamadı gitti. Tabanı, toprak ve yağmur suyu ile oluşan balçıkla dolu.
       Koca şehrimin bir tek su dansı yapabilen havuzu olmadığı gibi, olması gerekenler de boş delik gibi.  
       Belediye'nin önündeki de dâhil.
       Gittiğiniz yurt dışı gezilerinizde nerelere bakıyorsunuz merak ediyorum.
       Bir an için gittiğim şehirlerdeki muhteşem göbek tanzimlerini ve muhteşem havuzları düşünüyor ve üzülüyorum.
       Sonra "Üzülme, şehrin ortasındaki bir binanın altına yıkama yağlamacı açtıran bir yönetimden daha estetik bir düşünce bekleyemezsin" diyorum kendi kendime.
       Belki birileri "Bizden bu kadar. iyisini yapan varsa, buyursun gelsin" diyebilir.
       Diyebilir; ama bu güne kadar harcanan paraların bütçeyi fersah fersah aştığı, hatta daha şimdiden borcun gelecek birkaç yönetime virman edildiği de kulaklarda.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye Bolu Dezenfeksiyon