BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Bu kadar basit mi ?

Esra Yıldız

    28 Nisan 2010

         Sadece günü yaşamak, yarınları düşünmeden davranmak...

         Plansız, programsız.

         Hele bir başlansın da; nasıl olsa başlamak, bitirmenin yarısıdır.

         Ne tarafımıza baksak, hep aynı... Aşağıya bak sakal, yukarıya bak bıyık.

         Mecliste alelacele çıkarılmak istenen anayasa maddeleri, bir an önce Davos olması için çalışılan Abant, deneme yanılma yöntemi ile giden belediye uygulamaları, Boluspor'a aniden çıkan başkan adayları.

         Bu kadar basit, bir o kadar da ucuz...

         Bir yapalım, bir başlayalım da; nasıl olur bir görelim.

         Anayasa mı değişecek? Bıkmadan usanmadan üstünde çalışırsın aylarca, gerekirse yıllarca. Görüş alırsın tüm sivil, kamu kurum ve kuruluşlarından. Birliktelik sağlarsın, katılım sağlarsın. Ne gerek var, çıkar gitsin. Bu güne, yandaşa hizmet etsin yeter.

          Abant'ı mı makyajlayacaksın? Önemsiz bir ot için bile; plan yaparsın, çizersin, görüş alırsın, etütler yaparsın, kırıp dökmezsin. Elinde imkân da var, personel de. Bu iş; su kotunu kaldırmakla, sonra su basan yolları malzeme ile doldurmakla olur mu? Deneme tahtası mı ki; yapasın, bozasın.

         Ya belediye uygulamaları? Çıkın, gidin, falanca yerdeki yolu açın, lunaparkı oradan buraya alın, orayı taş, burayı asfalt yapın, çöpü ayrıştırın, olmazsa yarında yağ toplarız. Ha bu arada, ayrıştırma için dağıtılan renkli torbaları da atın gitsin. Yarın başka bir etkinlikle donatın reklam panolarını. Yaptık mı? Yaptık gitti.

         Boluspor'a başkan mı lazım? Plana, programa, transfer politikasına, kadroya, bütçeye ne gerek var? "Başkanlığa adayım" derim, o kadar. Bir başlayalım hele, gerisi nasıl olsa gelir. Ben zaten baştan söyledim, "Mutabakat sağlanırsa olurum." dedim. Benden günah gitti. Elime sürsem, elime mi bulaşır; uymazsa, bırakırım olur biter.

         Pes, vallahi pes!

         Çocukken oynarken bile, bu kadar umursamaz değildik. Planlar, kuralına göre davranırdık. Paylaşır, yardımlaşırdık.

         Şimdi ne oldu da, bu hale gelebildik?

         Herhalde büyüdük!                                                                                                                                           

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

           

     

          

    • esra yıldız29 Nisan 2010 . 08:43

      Dostlar basın organlarıyla sitem etmez.Bunun adı dostluk olmaz.Aramanın ve sitem etmenin başka yollarıda var.Bu yol benim lugatımda dostluk kavramı tanımı içinde yer almaz.Dostta adını çekinmeden açıklar
    • esra yıldız29 Nisan 2010 . 07:05

      Dostlar unutulmaz, dost olanlar da ismini sakınmaz. İsmini bağışlarsan, bende hatam varsa anlamış olurum.  
    • bir dost28 Nisan 2010 . 21:59

      Esra'cım güzel yazıyorsun, düşünüyorsun ama birşeyler eksik. Çok eski dostlarını unuttun. Vefasız çıktın. Ne olduğunu anlayamadığım birşey. Bu kadar yoğun insani duyguları yaşamak ama diğer yandan insanlara kendini kapamak. Çok bağdaşmıyor sanki. Yine de başarılar diliyorum sana....
    • Selçuk28 Nisan 2010 . 14:11

      Büyümez olaydık.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak