Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

KAMİL BİLGİHAN'IN ARDINDAN

Yener Bandakçıoğlu

    3 Ocak 2004

    Geçen hafta, Boluspor'un en meşhur başkanlarından Kamil Bilgihan'ı kaybettiğimizi, Konya İdmanyurdu maçı için Konya'ya gitme mecburiyetim dolayısıyla eski başkanım ile ilgili yazımı önümüzdeki haftaya -bu haftaya- bıraktığımı yazmıştım.

    Kamil Bilgihan, Boluspor'un kuruluş tarihlerindeki en meşhur başkanıydı. 1965 yılında o zaman ki Futbol Federasyonu Başkanı cennetmekan Orhan Şeref Apak'ın futbolu Anadolu'ya yayma programı içinde Bolu'nun önüne de güzel bir fırsat çıkmıştı: İkinci lige alınma... Devamı S: 2?de

    Apak, ikinci lige alınmak için şehirlerin ulaşım ve konaklama şartlarının elverişli olmasına, bir şehrin tek bir takımla temsiline ve de mutlaka bir çim saha yapılmasına özen gösteriyordu. Bu kıstaslar üzerine o yılların Bolu'sunun en meşhur iki amatör kulübü olan yeşil-beyaz renklere sahip Abantspor ile kırmızı-beyaz renklere sahip Bolu Gençlik Kulüpleri vakit geçirmeden birleşme kararı aldılar. Abantspor'un beyazı ile Bolu Gençliğin kırmızısı Boluspor'un renkleri oldu. Abantspor, fesih ve Bolu Gençlik'le birleşmeye karar verilen kongresi şimdiki Kültür Sarayı'nın olduğu yerdeki eski Halkevi'nin kütüphane salonunda yapmıştı. Bendeniz de acizane o genel kurulda divan başkanı olarak görev almıştım. O zamanki siyasi konjüktür içinde Abantspor Kulübü Demokrat Partilileri, Bolu Gençlik Kulübü de Cumhuriyet Halk Partilileri temsil ediyordu. Benim ta o yıllardan başlayan CHP'liliğimde, Demokratların takımı olan Abantspor'da nasıl divan başkanlığı yaptığımı hala düşünür dururum. Bunda herhalde liseden okul arkadaşım olan cennetmekan kardeşim Erkan Tüzün'ün Abantspor'un kalecisi olmasının ve Abantspor yöneticisi Ayhan Sabit Tüzün abimin bizimle birlikte lise imtihanlarına girmiş olmasının rolü vardır zannediyorum.

    İki kulübün birleşmesinden sonra çim saha çalışmaları da büyük bir hızla gerçekleşmeye başladı. Şu anki Tugay sahasında konuşlanmış olan 167. Topçu Taburu'nun -sonradan aynı Tabura komutan oldu- değerli subaylarından hemşehrimiz Seyit köylü -yada Doğancı köylü- Topçu Yarbay cennetmekan Arif Eratay'ın üstün gayretleri ve sahanın yapılmasında Topçu Taburu'nun askerlerini de görevlendirmesi sonucu şehir stadı kısa sürede Bolu yaylalarının yemyeşil çimleriyle döşendi. Orhan Şeref Apak Bolu'ya her gelişinde büyük bir coşku ile ve kurbanlar kesilerek karşılanıyordu. Bu güzel gelişmelerden sonra 2. lige alınan Boluspor Kulübü'nün ilk başkanlığını zamanın Belediye Başkanı İsmail Özer yüklendi. Ancak, İsmail Özer'in ve de o zamanki belediye şartlarının bir profesyonel kulübü yürütmekte zorluğa düşmesi karşısında ikinci yıl Boluspor Kulübü Başkanlığı'na zamanın en zengini olan Kamil Bilgihan seçildi. Kamil Bilgihan, 1966'dan 1973'e kadar tam yedi yıl aralıksız -üç aylık sayın Mustafa Çizmecioğlu başkanlığı hariç-Boluspor Başkanlığı'nı yürüttü. Ben, kuruluşundan itibaren hep Boluspor'un yanında oldum. Hatta hatta 1966 yılında Anıtpark'ta toplanan Bolulu gençler orada yaptıkları açık hava toplantısında beni gayri resmi olarak amigoların başkanlığına seçmişlerdi. Kamil Bilgihan aşırı zenginliğinin verdiği güçle o yıllar kulübün tek patronuydu. Yıl içinde Boluspor bir kaç defa kongre yapardı. Kamil Bilgehan kızdığı her hangi bir yöneticiyi, takımın antrenörünü değiştirmek istediğinde yada başka bir nedenle hemen genel kurula giderdi. Takımın şampiyon olduğu 1969-1970 sezonuna gelindiğinde yapılan sezon başı genel kurulunda ismimi yönetim kurulu listesinde gördüm. Meğer Bilgihan'ın avukatı olan sevgili ağabeyim ve Baromuzun eski Başkanı cennetmekan Av. Zeki Baltacıoğlu beni Bilgihan'a tavsiye etmiş. Bu tavsiye Bilgihan tarafından geri çevrilmediğinden Boluspor Yönetim Kurulu'na girmişim. İlk Yönetim Kurulu toplantısında itiraf etmeliyim ki büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Yönetim Kurulu'na ilk defa girmiş olduğum için kendi payıma her hangi bir görev beklemiyordum. Ama, genel kaptanlık görevinin futbolun içinden gelmiş, Ankaragücü Takımı'nda top oynamış zamanın İmar Müdürü Tuncer Sancar'a verilmesi gerektiğini düşünüyordum. Genel kaptanlık için bu arkadaşımızı teklif ettim. Ama, Bilgihan'ın genel kaptan adayı İlköğretim Müfettişi cennetmekan Necati Söyleyen'di. Tabiatıyla Necati Söyleyen genel kaptan oldu. Bunun gibi bir kaç konuda da Bilgihan'a zıt fikirler ileri sürdüğümden suyum ısınmaya başlamıştı. Boluspor o yıl şampiyonluğun en büyük adayıydı. Teknik direktörümüz cennetmekan Galip Türkkan Hocamız bütün mesaisini Boluspor'a harcayan çok çalışkan ve otoriter bir hocaydı. Ancak, Başkanımız ne olduysa olmuş teknik direktörümüzü harcamaya karar vermişti. Hatta hatta devrenin son maçı olan İzmirspor maçına giderken Emniyet Motel'de kampta olan futbolcularımızı toplayıp -günahı taş olsun- İzmirspor maçında yenildiğimiz taktirde Galip Hoca'nın görevine son vereceğini söylemiş. İzmirspor, İzmir'e gelen giden her takıma yenildiği halde o maçta Boluspor'u 1-0 yendi. Yine günahları taş olsun, bu mağlubiyeti başkanlarının talimatı üzerine futbolcularımızın da sağlamış olabileceklerini bugün bile düşünür dururum. O yıl ilk devrenin sonunda Boluspor yeniden Genel Kurula gitti. Beklediğim gibi, Başkan beni Yönetim Kurulu'ndan atmış, ancak, belki de Zeki Baltacıoğlu'nun hatırı için Denetleme Kurulu'na almıştı. İkinci devre Boluspor birkaç direktör daha değiştirdi. Balıkesirspor'la olan büyük mücadelenin sonunda da, son iki ay içinde teknik direktörlük görevini yüklenen, aslında masör olan Günaydın Özyurt'un fevkalade psikolojik yöntemiyle şampiyon olarak birinci lige yükseldi. Bugün bile sebebini hala çözemediğim şartlar içinde Haziran ayında yapılan yeni Genel Kurulda takımı şampiyon yapan Başkan Kamil Bilgihan'la Genel Kaptan aziz ve sevgili kardeşim cennetmekan Altan Doyran Yönetim Kurulu seçimlerini kazanamadılar. Sayın Mustafa Çizmecioğlu başkanlığında yeni yönetim oluştu. Ben de yeniden yönetime seçilerek ilk defa Boluspor Genel Sekreteri oldum. Genel Sekreterlik görevim 1978 yılında Başkan oluncaya kadar aralıksız tam sekiz yıl sürdü.

    Sayın Çizmecioğlu'nun başkanlığı kulübün o günkü şartlarda da mali problemlerinin yoğunlaşması üzerine üç ay sürdü. Boluspor, yeniden Genel Kurula gitmek zorunda kaldı. Ve Bilgihan yeniden Kulüp Başkanı oldu. Kendisiyle daha yakınlaştık. İkinci ligde Bilgihan'la beraber yöneticilik yapan arkadaşlarımız, Başkanımızın kulübe para verirken bin dereden su getirdiğini, çok sıkışık zamanlarda ondan para almak için Merkeşler Köyü'ndeki ocaklara gittiklerinde Kamil abinin "Ben şimdi geliyorum" deyip maden ocağına indiğini ve saatlerce ocaktan çıkmadığını anlatıp dururlardı.

    Bilgihan'ın bu ikinci başkanlığı döneminde Boluspor olağanüstü yükselişe geçti. Bende Genel Sekreter olarak kulüp yönetimine tüm ağırlığımı koymaya başlamıştım. Benim ön plana geçmem ve Genel Sekreter olarak basında devamlı yer almam Başkanımızın pek hoşuna gitmezdi. Hatta bir defasında Genel Sekreterlik'ten ve Yönetim Kurulu'ndan istifa etmeme rağmen Yönetim Kurulu Bilgihan'a rağmen istifamı reddetti. Yönetim Kurulu'nun bu vefalı hareketi kulüp içindeki konumumu iyice güçlendirdi. O günlerde hiç unutamadığım bir olay da 1971-1972 sezonunda Adana'ya tek başıma takımı götürdüğüm bir sırada sayın Başkanımızın basına beyanat verip kulüple başkalarının -yani benim- ilgilendiğini söyleyip olası bir deplasman mağlubiyetinin faturasını maçtan önce bana çıkarması olmuştur. Bu beyanatı otobüste tüm futbolcularıma okudum. (-Ben, sizlere güvendiğimi için tek başıma burada sizlerin başındayım. Sizlere güvenmeyenler Bolu'da keyif çatıyorlar) dedim. Rakibimizi 1-0 yenmemiz üzerine Abant'ta bulunan Başkanımızın alelacele Bolu'ya dönüp zamanın en meşhur restaurantı İdris'te Bolu'daki tüm idarecileri toplayıp galibiyeti kutlaması da hatıralarım arasında yer alır. Kamil abinin başkanlığı 1972-1973 sezonunda sona erdi. Boluspor'un o günlerini bilmeyenler zaman zaman orman ihalelerinden Boluspor'a alınan paylarla çok rahat bir bütçeye sahip olduğunu bugün bile söylemektedirler. 1973 yılı sonuna kadar Boluspor orman ihalelerinden bir kuruş bile almamıştır. Kulübün zorlandığı günlerde Yönetim Kurulu üyeleri şahsi senetlerini Bilgihan'a verirler ve bu senetler Bilgihan tarafından Ticaret Bankası'na kırdırılarak kulübe harcanırdı. 1973 sezonunun sonlarına geldiğimizde Bilgihan'ın kulüpten bu yoldan alacağı 2 milyon 500 bin liraya yaklaşmıştı. Bu o zaman için çok büyük bir rakamdı. Günlerden bir gün Bolu'yu 7.4 şiddetinde deprem gibi bir haber salladı. Başkanımız o günlerin en popüler gazetelerinden Tercüman'ın manşete taşıdığı Orhan Ayhan imzalı bir haberle Boluspor'un en meşhur beş futbolcusunu Beşiktaş'a satmak üzere anlaştığını ifade ediyordu. Bu öykünün daha geniş bir şeklini bolununsesi'nde yıllar önce yazmıştım. Bolulu taraftarlar bu şok haber üzerine o güne kadar görmediğimiz bir eylem başlattılar. Her gün Bolu'da ne kadar taksi varsa içlerinde taraftarlar olduğu halde önce Bilgihan'ın Karga Tepesi'ndeki parke fabrikasının önüne gidiyorlar, tıpkı 1983 seçimleri öncesi Halkçı Parti lideri cennetmekan Necdet Çalp'ın Tv'de Özal'a karşı söylediği "sattırmam" gibi sloganlarla Bilgihan'ı protesto ediyorlardı. Taraftarlar konvoyunun ikinci durağı o zaman ki ikinci Başkanımız ve Belediye Başkanımız sayın Muzaffer Işın nedeniyle Belediye önüydü. Burada da hızını alamayan taraftarlar doğruca Vali Konağı'nın önüne gelip sayın Vali cennetmekan Ragıp Gerçeker'i de protesto ediyorlardı. Bu hareket günlerce tekrarlandı. Yönetim Kurulu'da satışa kesinlikle karşıydı. Böylece o zaman Bolu ekonomisinde çok etkili olan kereste tüccarlarımız "Keresteciler darbesini" yaptılar. O zamanki, oluşum içinde yer alan Servet Vardallı abimiz de bu hareketin başarıya ulaşması nedeniyle "Kaddafi" unvanıyla anılmaya başlandı. Boluspor tarihinde orman ihalelerinden bağış alma süreci başladı. Bu süreç 1980 ihtilaline kadar sürdü. Ben, önceleri kereste ihalelerinin nasıl yapıldığını bilmiyordum. Çok kısa sürede bu işe adapte oldum. Ve herkesin bildiği gibi kereste ihalelerinin bir numaralı organizatörü haline geldim. Şimdi, tekrar açıklıyorum. Boluspor'un orman ihalelerinden pay alması 1980 yılında kesinlikle bitmiştir. Orman ihalelerini ağızlarına sakız edenler bu gerçeği bilmeyenlerdir.

    Sayın Bilgihan 1973 yılından itibaren bir daha Boluspor yönetiminde görev almadı. Doğuştan tüccar olarak yaratılmış olduğundan Yüce Allah'ın kendisine verdiği çok uzun ömürde, Devletin el koyduğu Madenlerinin elinden alınmasına rağmen hayatının son günlerinde dahi Merkeşler'deki madenleriyle, bu madenleri Tasfiye Kurulu'ndan kiralamak suretiyle uğraşmayı sürdürdü. Ancak, yaşı itibariyle eski Bilgihan değildi. Son yıllarında bazı işlerinde avukatlığını üstlenmiştim. Adliyeye çok sık gelir gider olmuştu. Kendisine eski Başkanım olarak saygı ve hizmette hiç kusur işlemedim. O'na karşı aynen başkanlık günlerindeki saygıyı gösterdiğimden yanıma çok gelir olmuştu. Adliye personeli dahil hiç kimse O'nun Boluspor'a tam yedi yıl Başkan olarak hizmet ettiğini bilmiyordu. Belki de bunda Bilgihan'ın kişisel kusur ve hareketlerinin de büyük bir payı vardı. Bugünkü para değeriyle milyarlara ve trilyonlara hükmetmesine rağmen adını ebediyen yaşatacak hiçbir girişimi olmamıştı. Bu yüzden yeni kuşaklar, Kamil Bilgihan ismini unutmuşlardı. Kamil abi 90 yıla yaklaşan ömrünü önceki hafta tamamladı. Cenazesini bir garibin cenazesi gibi 5-10 kişiyle kaldırdık. Bilmiyorum. Bu tablonun yaratıcısı acaba kendisi miydi?

    Görev alındığında ve içine girildiğinde tam bir "Gayya Kuyusu" olan, ama uzaktan gazel atmanın en kolay uğraş olduğu Boluspor'da tam yedi yıl başkanlık yapmak Bilgihan'ın Boluspor tarihindeki önemini gösterir. Sevgili Başkanıma Yüce Allah'tan gani gani rahmetler diliyorum. Oğulları Nurettin ve Sinan kardeşlerime, halen Atina'da yaşadığını duyduğum kızına ve onun en kötü günlerinde bakımını üstlenen yeni eşine ve tüm Boluspor camiasına başsağlığı dilerim.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Düzce Evden Eve Nakliyat Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak