Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

ŞEREF TRİBÜNÜ REZERVASYONLARI YENİDEN BAŞLADI

Yener Bandakçıoğlu

    18 Ağustos 2003
    ?Hikmet-i Hükümet Nazariyesi?nin tabi bir sonucu olarak Hükümetlerimiz icraatlarıyla ilgili bir çok genelge çıkarırlar. Hükümet olur olmaz şu şöyle olsun, bu böyle olsun, der dururlar. Bu genelgelerin içinde her Hükümet tarafından çıkarılan bir genelge vardır ki, bu genelgeye genelge sahipleri dahi inanmazlar. Sözünü ettiğim bu meşhur genelge Taşıt Genelgesi?dir. Her Hükümet işe başlar başlamaz resmi taşıtların ne şekilde kullanılacağını ya da kullanılmayacağını söyler. Ama bakarsınız üç gün sonra Taşıt Genelgesi çöp tenekesine atılır. Taşıt Genelgesi gibi meşhur olma yolunda ilerleyen bir genelge daha var: Futbol maçlarında Şeref Tribünlerine Paralı Giriş Genelgesi. Ömrümüz maçlarda geçtiği için Şeref Tribünü Genelgesi benim her zaman ilgi alanıma girmiştir. Bu genelgenin esası Sayın Cumhurbaşkanı ve O İlin Valisi hariç herkesin Şeref Tribününe ücretli girmesi ve maçı takip etmesidir. Bu senede liglerin başlamasıyla Başbakan Yardımcımız ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Mehmet Ali Şahin de aynı modaya uyup bu yıl Şeref Tribünü girişlerinden ücret alınacağını duyurdu. Hatta hatta kendileri ve Galatasaray Başkanı Sayın Özhan Canaydın, en beşüş halleriyle gazetecilerin önünde 100?er milyon Türk lirası ödeyip maça girdiler. İlk iki hafta uygulamasının ne şekilde sonuçlandığını bilmiyoruz. Basından takip ettiğimiz kadarıyla bu genelgeyi yerine getiren stadlarda Şeref Tribünleri boşalmış. Hiç şüphe etmiyorum ki bir iki hafta sonra genelge yine çöp sepetine atılacak, yine eski tas eski hamam uygulamalar devam edecektir. Geçmişte zamanın Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Ersin Taranoğlu?nun da bu konuda bir genelgesi olmuş ben de konuyu 8 Nisan 1996 tarihli bolununsesi ?nde ?ŞEREF TRİBÜNÜ İÇİN REZERVASYONLARIMIZ BAŞLAMIŞTIR? başlıklı yazımda şöyle değerlendirmiştim: ?Yıllardan beri ülke genelinde ve Bolu'muz da tedavi kabul etmez bir sportif hastalık var. Neden bilinmez. İnsanların bir kısmı hem koşa koşa maçlara gelirler, hem de geldikleri maça bedava girmek için denemedikleri yolu bırakmazlar. Bütün dünyanın ve ülkemizin en sevilen spor dalı futbol bedavacılığın doruğa çıktığı misallerle doludur. Herkesin bildiği ülkemizde stadlar devletin malıdır. Hukuki statüsünde yanılmak istemiyorum. Galatasaray?ın olduğunu bildiğim Ali Sami Yen Stadı hariç bütün stadlar devletin olduğu için maçlar devletin yönetmeliğine göre yapılır. Seyircilerin maç seyretme karşılığı gişelere bıraktığı paralarda devletle kulüpler arasında çeşitli oranlarda bölüşülür. Devlet, maç oynattığı stadlarda hasılatın artması için etkin tedbirler almaz. Bilhassa Bolu gibi hasılata çok ihtiyacı olan yerlerde iş kulüp yöneticilerine düşer. Yöneticiler maçlarda bedavacılarla mücadele için yorulurlar. Son bir kaç senedir stadlar kulüplere kiralanıyor. İsteyen kulüp devlet adına Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü?nden tüm sezon veya maç başına stadyumları kiralıyor. Ancak devlet kiralama sırasında şeref tribünleri ile bazı özel tribünleri ve kendisinin verdiği serbest giriş kartlarını mahfuz tutuyor. Bolu'da futbolla ilgilenen ve maça gelen kişiler çok iyi bilirler ki ben Boluspor tarihinin bedavacılarla en geniş ve etkin biçimde mücadele eden başkanıyım. Bu konuda ki misalleri kaleme alsam hiç şüphe yok ki ciltler dolar. Gözlemlerime göre şunu kesinlikle ifade etmeliyim ki gerek Bolu'da ve gerekse Türkiye?de bedavacıların stadlara girişi kesinlikle önlenemez. Ama zamanında bizim yaptığımız gibi çok etkili bir mücadele ile azaltılabilir. Bu satırları niçin yazıyorum. Geçtiğimiz günlerde yeni göreve başlayan Spor?dan Sorumlu Devlet Bakanımız Ersin Taranoğlu?nun, bu konuda yıllar içinde çok çarpıcı mücadele etmiş bir insan için bana çok sevimli gelen bir uygulamaya geçtiğini, gazetelerde okudum. Sayın Bakanın dediğine göre bundan böyle maçlarda şeref tribününe giren herkesten 500 bin TL.alınacakmış. Sadece Cumhurbaşkanı ile illerde Valiler para vermeyeceklermiş. Yani Başbakan da olsan, Bakan da olsan, ne bileyim ben çok yüksek bir mevkide de bulunsan maça gidiyorsan mutlaka parasını verip maçını seyredeceksin. Okuduklarıma inanamamakla birlikte bütün kalbimle icraatın başarılı olmasını istiyorum? O yazımın sonunda Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Üyesi sıfatımla bana da verilen genelgeyi noktasına virgülüne kadar sütunuma almışım. Tahmin ediyorum yeni genelge de eski genelgenin noktası ve virgülüne kadar aynısıdır. Bakınız O yazımı nasıl bağlamışım: ?Yıllardan beri bedavacılıkla mücadelede her türlü etkinliği göstermiş birisi olarak bu iyi niyetli düşüncenin hiçbir işe yaramayacağını da peşinen ilave etmeliyim. Biz de bu bedavacılık hastalığı iliklerimize işlemişken genelge bir kulağımızdan girer, bir kulağımızdan çıkar. Tahmin ediyorum bir iki hafta içinde sulandırılacak ve hiçbir şekilde tatbik edilemeyerek çöp sepetine atılacaktır. Ama ben herşeye rağmen Sayın Bakanı bu duyarlılığından ötürü kutluyorum? Evet sevgili okurlarım. Dileriz yeni genelgenin akıbeti eskisine dönmez. Bakalım 31 Ağustos 2003 günü oynayacağımız Boluspor-Gaziosmanpaşaspor maçında kaç kişi Şeref Tribününe rezervasyon yaptıracak.
    ÇARPAN?LARI UĞURLUYORUZ

    Çarpan Paşamızın ve benim görevlerimiz nedeniyle sık sık bir araya geldiğimiz yemeklerden birindeyiz. Soldan sağa: eski Rektörümüz Prof. Dr. Nihat Bilgen, Muzaffer Çarpan Paşa, Belediye Başkanımız Yüksel Ceylan ve Ben.
    Garnizon ve 2?inci Komando Tugay Komutanımız Sayın Tuğgeneral Muzaffer Çarpan Bolu'da ki görev süresini tamamlayıp aramızdan ayrılıyor. Silahlı Kuvvetlerin terfi sistemindeki düzgünlük, görev sürelerinde de aynı düzgünlükle sürüp gidiyor. Bolu Komando Tugayı?nda komutanlık süresi 2 yıldır. Yani buraya gelen her komutan biliyor ki Bolu'da 2 yıl kalacaktır. Tugayımızın 1973 yılından sonra ki tüm komutanlarını yakinen tanıma imkanımız oldu. Hepside bir birinden kıymetli olan bu komutanlarımızdan cennetmekan Eşref Bitlis Orgeneralliğe yükseldi. Tugayımızın 1991-93 yıllarında komutanlığını yapan Sayın Şükrü Sarıışık ta bu yıl Orgeneralliğe terfi ederek, son günlerde kamuoyunda çok tartışılan Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği?ne atandı. ?Gözden uzak olan gönülden de uzak olur? atasözünün tabi bir sonucu olarak geçmiş zaman dilimi içinde bu komutanlarımızdan çoğuyla münasebetlerimizin azaldığını ya da bittiğini söyleyebilirim. Ancak Sayın Sabri Demirbağ?la Bolu'dan ayrıldığı 1976 yılından bu güne hiçbir yılbaşı ya da bayramda tebrikleşmemi kesmedim. Onun yanında 1995?de Bolu'dan ayrılan Sayın Yavuz Ertürk?le münasebetim de devam eder. Muzaffer Çarpan Paşamızı Bolu'da ki görev süresi içinde çok sevdik. Çarpan ailesinin bu kadar sevilmesinin bir sebebini de Sayın İlknur Çarpan hanımefendinin nezaketi, güleryüzü ve büyük tevazuuyla yarattığı ortama bağlıyorum. Sayın Paşamıza atandığı Gürcistan Silahlı Kuvvetler Ateşeliği görevinde üstün başarılar. Kendisini ileriki yıllarda daha büyük görevlerde görmek en içten dileğimizdir.
    ÇOK ÖZEL BİR NOT Geçen hafta bolununsesi ?nde Patronum ve Yazı İşleri Müdürümle vaki anlaşmazlığım sonucu bir ay süreyle sütunumdan ayrılma kararımı açıklamıştım. Bu kararım, sevgili kardeşim M. Kaan Öz?ün düğün yazısı nedeniyle delindi. Geçen hafta ki bolununsesi mündericatı uyarımın bir nebze yerine getirilmekte olduğunu gösterdi. Bu nedenle yazılarıma devam ediyorum. Ancak Boluspor?la ilgili eleştiri hudutlarını aşan ve Boluspor?un içinde bulunduğu şartları göz önünde bulundurmayan haber ve yorumların çıkması halinde eski kararımın geçerli olacağını da okurlarıma duyururum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak