Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

BAYRAM AREFESİ'NDE MANZARAY-I UMUMİYEMİZ

Yener Bandakçıoğlu

    27 Ocak 2004

    Yine günler bir füze hızıyla geçmeye başladı. Daha gözümüzü açıp kapayıncaya kadar önce 2004 yılına girmiştik. 2004'ün ilk ayını da bitirmek üzereyiz. Önümüzdeki Pazar mübarek Kurban Bayramı'nı idrak edeceğiz. Son yıllarda Yüce Dinimizi günün koşullarına göre yorumlamak akımı gittikçe hız kazanmaya başladı.

    Bu bağlamda Müslümanları bağnazlıktan kurtarıp akıl ve mantık yoluyla Dinini öğrenme çalışmalarında bir hayli yol aldık. Kadınların Cuma ve Cenaze Namazı kılmaları gibi bir kaç yıl önce söylenseydi kimsenin inanmayacağı dini kurallar bugün hiç kimse tarafından reddedilmiyor ve yadırganmıyor.

    Bu bayrama da altmış küsür yıllık hayatımızda hiç duymadığımız söylemlerle giriyoruz. Açık oturumlarda bir çok ilginç fikirlerini duyduğumuz Prof. Dr. Hüseyin Hatemi yine bir çıkış yaparak Yüce Dinimizde Kurban kesmenin bir zorunluluk olmadığını ve Yüce Kuran'ımızda da böyle bir emrin bulunmadığını açıkladı. Sayın Hatemi'nin böylesi ilginç fikirlerine alışkın olduğumuz için yine bir bomba patlattı derken bir de ne görelim... Başta Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş, Prof. Dr. Zekeriya Beyaz ve geçenlerde yılbaşı kutlamaları ile ilgili çok güzel yorumunu sütunlarıma aldığım yeni Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Bardakoğlu'da aşağı yukarı sayın Hatemi gibi düşünce serdettiler. Prof. Ateş Kurban kesmenin farz olmayıp Vacip bir ibadet olduğunu söylerken sayın Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'da daha ileri gitti. Kurban kesme yerine fakirlere yardım edilmesinin daha sevap olduğunu söyleyip kafalarımızı iyice karıştırdı. Bugün ülkemizde en büyük dini makamı işgal eden sözlerini Din açısından bir emir ve fetva olarak değerlendirdiğimiz Diyanet İşleri Başkanımız Ali Bardakoğlu bile Kurban kesmenin zorlayıcı bir ibadet olup olmadığı konusunda net bir açıklama yapamadı.

    Oysa Ben, her Kurban Bayramı Namazı'nda muhterem hocalarımızın hutbelerinde okudukları ve açıkladıkları gibi "İnna atayna kel kevser" suresinin Kurban kesmeyi farz kıldığını zannederdim. Neyse bu konudaki gelişmeleri önümüzdeki günlere bırakıp hepinize Kurban Bayramı'nın mübarek olmasını, Yüce Allah'ımızın Milletimize dirlik ve düzenlik vermesini dileyerek asıl konumuz hakkında da bir kaç laf edelim.

    Kurban Bayramı arefesinde 2004 yılının Bolumuz için pek iç açıcı görüntülere sahne olmayacağı anlaşılıyor. ORÜS'ün özelleştirilmesi, Abant'ın eski statüsünden çıkarılıp tekrar Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne devri, Bolu'nun kalkınmada öncelikli iller kapsamına alınmaması hepimizi bir kaosun içine sokmuş gibi gözüküyor. Ortalık toz duman... Belki de yaklaşan yerel seçimler nedeniyle siyasi parti mensupları, iktidar partisini ve milletvekillerimizi yerden yere vuruyorlar. Bu gidişatı Bolu'nun menfaatleri açısından son derece tehlikeli buluyorum. Genel seçimlere daha dört yıl var. Hadi diyelim, bugüne kadar hep olduğu gibi bu dönemde de genel seçimler öne alınsın. Daha önümüzde en az üç yıllık bir AKP iktidarı var. AKP'nin genç ve yakışıklı milletvekillerine bu kadar yüklenir, bu kadar acımasız eleştiriler yaparsak elimize ne geçer? Sorunların halli için mutlaka siyasi irade ile iş birliği yapmamız gerektiğinden kamplaşma yerine uzlaşsak daha iyi olmaz mı? Uzlaşma sözümü bugünlerde belki kimse anlamaz. Çünkü, yaygın modaya uyarak "uzlaşma" sözcüğünü de "konsensus" lafına çevirdik.

    Uzlaşma için belki en iyi örgütlenme "Bolu İl Kurultayı"nın yeniden işlerliğine kavuşturulmasıdır. Bolu İl Kurultayı deprem felaketine takiben çok güzel işler başarmıştı. Ben de bu güzel işleri zaman zaman sütunumda özel yazılarıma konu yapmıştım. Bolu hepimizin. Genel seçimlerde, yerel seçimlerde yapılır. Mevkiler ve makamlar gelir, geçer. Herkes Bolu için çalışırsa ve birbirleri için art niyetli olmazsa yukarda saydığım sorunların Bolu yararına çözümlenmesinde yol alabiliriz. Yoksa 2004 yılının manzaray-ı umumiyesi hepimizi üzecek, iç karartıcı bir tablo haline gelir. Mübarek bayram günü nasıl hepimiz birbirimizle kucaklaşıyorsak bayramdan sonra da yeniden kucaklaşalım. Bolu'yu bu sorunlardan kurtaracak projeler üzerinde el ve gönül birliği ile çalışalım.

    BAYRAM KUTLAMASI

    Sevgili okurlarımın, tüm hemşehrilerimin, eşimin- dostumun, herkesin mübarek Kurban Bayramı'nı kutluyorum. Yüce Allah'ın yine hepimize nice nice güzel günler ve bayramlar göstermesini yürekten diliyorum. Yüce Allah, bu mübarek Bayram nedeniyle hepimizin içindeki haset ve kıskançlık duygularını köreltsin.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak