Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

BOLU'DA "BANKA MÜDÜRLERİ VARDI"

Yener Bandakçıoğlu

    23 Şubat 2004

    Boluspor'un içinde bulunduğu maddi şartların olumsuzluğu yönünde Sayın Belediye Başkanımızın önerisi doğrultusunda ve Onun davetlisi olarak Bolumuzda mevcut 16 bankamızın çok değerli şube müdürlerini önceki hafta bir yemeğe davet ettiğimizi yerel basına yansıyan haberlerden öğrendiniz.

    Sayın Valimiz Mehmet Ali Türker'in de onur konuğu olarak katıldığı yemekte büyük bir üzüntüyle ifade edelim ki, sadece nasihat aldık.

    Bolumuzun Teşvik Yasası kapsamına alınmamasının en büyük nedenlerinden biri olarak gösterilen bankalarımızdaki trilyonluk mevduata ev sahipliği yapan değerli müdürlerimiz meğer bankalar açısından 5 kuruşa muhtaçmışlar. Yemeğin bu şekilde çok olumsuz bir tablo çizmesi sonucu kapanış konuşmasında (- Sayın Müdürlerimiz, Boluspor'a bir kuruş vermediniz. Eğer, sizlerin Boluspor'dan bir emirleri varsa bu emri yerine getirmek bizim için bir onur olacaktır) demek mecburiyetinde kaldım. Oysa, büyük bir güç ekonomik olarak bizim Bolu bankalarından ilgi ve destek görmemizden daha tabii hiç bir şey olamazdı. Başımıza gelecekleri daha önceden tahmin ettiğimden toplantının açılış konuşmasında da Boluspor'un şanlı tarihinde değerli banka müdürlerimizin bizlere nasıl yardımcı olduklarını anlatmaya çalışmıştım.

    İşte sizlere Boluspor'un şanlı tarihinden "Bolu'da Banka Müdürleri vardı" dedirtecek bir hakiki öykü:

    Yıl 1980... Yani bundan tam 23 yıl önce... Boluspor, Türk futboluna damgasını vurmuş. Transfer mevsimi geldi mi gündemi Bolusporlu futbolcular belirliyor. O yıl Boluspor'lu Sarı Mustafa ile Halil İbrahim transferin en çok konuşulan futbolcuları. Bunlara Bursaspor Kulübü talip. Bursaspor'un o zamanki genel kaptanı çok sevdiğimiz arkadaşımız Bursa'nın en zenginlerinden, daha sonra çok tanınmış politikacı ve banka sahibi olan Cavit Çağlar kardeşimiz... Cavit Çağlar günlerden bir gün kendi kullandığı lacivert Mercedesle yanında yine o günlerden yakınen tanıdığımız Kani Şen- sonraki tarihlerde Bursaspor başkanı oldu- ve Rafet Adalı gibi yöenticilerle Bolu'ya geliyor. Kendisiyle uzun süre müzakereler yapıyoruz. Ancak, Bursaspor ve Cavit Çağlar Mustafa ve Halil İbrahim için istediğimiz ücreti veremiyor. Misafirlerimizi uğurlarken Cavit Çağlar o herzamanki ataklığı içinde (- Ankara'da görüşürüz) demekten kendini alamıyor. Bu sözlerin altında bir tehdit var. Çünkü, Boluspor gibi imkanları kısıtlı bir kulüp Ankara'daki açık arttırmada Bursaspor'un karşısına çıkamaz. Bursaspor bu futbolcularımızı dilediği fiyata satın alabilir. Uğurlamayı Boluspor Başkanı olarak şu sözlerle noktalıyorum: (- Evet Cavitciğim, Ankara'da çok güzel bir görüşme yapacağız)

    Öykünün bundan sonrası Boluspor tarihinin en şanlı sayfalarından biri. Bursaspor'un bu tehdidine karşı Boluspor'un şerefi için bakın neler yapıyoruz.

    1980 Haziran ayının güzel bir akşamında Bolu'da mevcut bankalarımızın değerli müdürlerini -tıpkı önceki hafta yaptığımız gibi- kulübümüzün o zamanki ikinci başkanı ve Adalet Partisi İl Başkanı Mehmet Cop ağabeyimizin işlettiği küçük kaplıcaya akşam yemeğine davet ediyoruz. O zamanlar Küçük Kaplıca'da çalışan Bayram Usta yemeğin dört başı mağmur olması için kolları sıvıyor. Zamanın tüm banka müdürleri eksiksiz davetimize icabet ediyor. Ziraat Bankası Müdürü cennetmekan Abdulfettah Hapoğlu, Emlak Kredi Bankası Müdürü keman ustası Necdet Bey, Ticaret Bankası Müdürü Tahir Bey, İstanbul Bankası Müdürü o zaman ki Yönetim Kurulu üyemiz Ayhan Sabit Tüzün abimiz ve zamanın acımasızlığı içinde şimdi isimlerini anımsayamadığım değerli insanlar...

    Yemeğin ortasında ayağa kalkıyor ve şunları söylüyorum: (- Bugün Boluspor tarihinin en önemli günüdür. Bize Futbol Federasyonu'na yatırılmak üzere 20 milyon Lira lazım. - O zaman ki para değerine göre korkunç bir miktar- Boluspor Ankara'da Bursaspor'la bir haysiyet maçı yapacaktır. Bize vereceğiniz para geri dönmeyebilir. Ama, bu paranın her kuruşu bizim namus borcumuzdur. Şu masada gördüğünüz tüm Bolusporlu yöneticiler icabında evlerini, köylerini satıp size bu borcu ödeyeceklerdir) Bu sözlerim üzerine salonda derin bir sessizlik oluyor. Herkes de sayın Banka Müdür-lerimizin tepkilerinin ne olacağı endişesi ve beklentisi var.

    Fazla beklemiyoruz. Yaşı ve mesleki tecrübesi icabı banka müdürlerimizin ileri pozisyonundaki cennetmekan Ziraat Bankası Müdürümüz Abdulfettah Hapoğlu ağır ağır yerinden doğruluyor. Her zaman ki vakur haliyle tane tane konuşmaya başlıyor: (- Sayın Başkanım, Ben ve tüm arkadaşlarım ne demek istediğinizi çok iyi anladık. Boluspor için gecesini gündüzüne katarak çalışan sizlere yardımcı olmak bizim gibi Bolu'da görevli insanlar için bir şereftir. Bu parayı bizler kendi aramızda bankalarımızın imkanlarına göre bölüşmek suretiyle sağlayacağız. Müsterih olun. Ne zaman isterseniz gelin. Paranızı alın) Hapoğlu'nun bu anlamlı cevabı bir çoğumuzun gözyaşlarının da karıştığı alkışlarla karşılanıyor ve herkes birbirini kucaklamaya başlıyor.

    Öykünün Ankara'da Futbol Federasyo'nunda ki sonucu da banka müdürlerimizin bize sağladığı bu imkandan Boluspor için tam bir zafere dönüşüyor. İsterseniz, zaferin o bölümünü bir başka yazımıza saklayalım. Çünkü bugünkü konumuz Bolu'daki banka müdürlerimizdir.

    KAMİL BİLGEHAN'I KAYBETTİK

    Boluspor'un şanlı tarihinin kendine özgü başkanlarından Kamil Bilgehan'ı önceki gün kaybettik. 1969 yılında beni ilk defa Boluspor yönetimine alan Bilgehan'la ilgili özel bir yazı yazma arzum var. Ancak Konya İdmanyurdu maçı nedeniyle Konya'ya gitme mecburiyetim bu arzumu yerine getirmeme engel oldu. Haftaya Bilgehan'a dönmeyi ümit ederek cennetmekan Başkanıma Yüce Allah'tan rahmetler diliyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak