Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

İŞTE GELDİ İŞTE GİDİYOR

Yener Bandakçıoğlu

    17 Kasım 2003

    Günlerin kısalması mı desek, yada her zaman değindiğimiz gibi ömürlerin dolması mı desek Mübarek Ramazan ayı da bir su gibi akıp geçiyor. Bu haftanın sonunda Mübarek Bayrama erişeceğiz. Okurlarımın gayet iyi bildikleri gibi her yıl bu mübarek ayda mutlaka toplumsal bir olay olarak gördüğüm ?iftar?lardan bahsetmeden geçemem.

    Yüce Tanrıya şükürler olsun ki bu yıl iftar karşıtı beyanatlara fazla rastlamadık desek yeridir. Sadece sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan bir beyanatlarında zengin sofralarına pek itibar edilmemesi gerektiğini söyledi. Ancak, günler içinde sayın Başbakanımızın da bu sözlerinin aksine bazı iftarlara katılmış olduğunu da basından öğrendik. Üç- dört yıl önce iftarlara katılmayacaklarını ve iftarda vermeyeceklerini açıklayan bazı sevgili kardeşlerimin bu tutumlarını geçmiş nüshalarımızda eleştirmiş ve hareketlerinin yanlış olduğunu, Ramazan?ın olduğu yerde iftarında olması gerektiğini söylemiştim. Ya bizim bu eleştirilerimizin sonucu yada bu kardeşlerimizin doğruyu bulmaları sonucu böyle haberlere rastlamadığımızı da sevinerek ifade edelim.

    Yüce Dinimiz?in Bolu'daki en büyük otoritesi olan Müftümüz Ahmet Okutan hoca efendi hazretleri, benim de katıldığım Yımaz Becikoğlu?nun Termal?de verdiği iftarda (- İftarın çok sevaplı bir ibadet olduğunu) söyledi. Tabiatıyla ister zengin, ister fakir olsun, insanlarımız Müslüman olduklarına göre fakir iftarı, zengin iftarı diye ayırım yapmanın bütün insanlığı kucaklayan Mübarek Dinimiz için eleştirilecek bir konu olmadığı görüşündeyiz.

    Bu sene katıldığımız bazı iftarlarda sevgili kardeşim Bolu Gündem Refikimizin değerli patronu Fatih Melih Maradit?i görmemizde beni ayrıca sevindirmiş ve mutlu etmiştir. Oysa Fatih, çok değil bundan üç sene önce iftara karşıydı. O meşhur üslubuyla Vali ve Belediye Başkanını (- İftar yemeklerine gitmekten Bolu'nun sorunlarına eğilmeye vakitlerinin kalmadığı) için acımasızca eleştiriyordu.

    Fatih?i, sevgili kardeşim Latif Yıldız?ın iftarından sonra, Müftü efendi hazretlerinin iftarında da görünce makinemi çalıştırdım. Ben O?nun resmini çekmeye çalışırken, Fatih?de Latif?e resmi niye çektiğimi anlatmaya başlamıştı bile. Demek ki zaman bir çok konuyu kendiliğinden hallediyor. Fatih?inde bizim gibi ?iftarcılar? safına geçmiş olmasını yazılarımın bir zaferi olarak değerlendirsem, acaba abartılı bir ifade mi kullanmış olurum?

    Her neyse... Biz yine her yıl olduğu gibi bu yıl katıldığımız iftarlardan bahsedip yazımızı noktalayalım: Bu yıl ilk daveti 2 Kasım?da halazadem sevgili ağabeyim Alaaddin Eratalar ve sevgili yengem Sabriye Eratalar?ın Koru Otel?de verdikleri iftar için aldık. Her yıl Ramazan?ın başlangıcında sırasını savmaktan özel bir zevk alan YKM?nin ele avuca sığmaz patronu Latif Yıldız?da 4 Kasım?da başta sayın Vali olmak üzere misafirlerini Beyti Kebap Salonu?nda ağırladı. Çimento fabrikamızın değerli Genel Müdürü İsmail Erkovan 5 Kasım Çarşamba akşamını tercih etmişti. Zaman zaman çimento fabrikasındaki yemekleri ve iftarları sütunuma alırım. Ve dört başı mamur bir şekilde düzenlenen sofranın da resimlerini çekerim. Ancak, o gün fotoğraf makinem yanımda olmadığı için Çimento?nun bu güzel masasını resimleyemedim. Benim bu merakımı bilen sayın Genel Müdür de fotoğraf makinemi hatırlatma nezaketini gösterdi. Ertesi akşam, yani 6 Kasım akşamı Bolu BOSİAD?ın davetlisi olarak Koru?daydık. Bolu BOSİAD Başkanı Adnan Daylan kardeşimin ve kürsüye davet edilen sayın Vali?nin konuşmaları iftar yemeğinin bir anda Bolu'nun sorunlarının masaya yatırıldığı bir platform haline dönüşmesine neden oldu. Salon geçen yıl ki iftara göre bir hayli kalabalıktı. Demek ki aradan geçen bir yıl içinde BOSİAD?çılar üye kaydında bir hayli mesafe almışlar.

    Geçtiğimiz haftanın ilk davetini Mimarlar Odası?ndan aldık. Mimarlar Odamızın değişmez başkanı Nadir Garipoğlu, Yener abisini Oda?nın tüm etkinliklerine çağırmadan edemez. Sayın Müftümüz Ahmet Okutan hoca efendi hazretleri de 13 Kasım?da Bölge Yatılı Kuran Kursu binasında bir iftar verdiler. Bolu'ya geldiği günden beri halkımızı eğitme görevini büyük bir başarıyla yerine getiren Müftümüz bizim çok saygı duyduğumuz mübarek bir kişidir. Kendisini her gördüğüm yerde, yaşı benden çok küçük olmasına rağmen temsil ettiği makam dolayısıyla elini öpmek isterim. O?da her defasında elini çeker. Bakalım ne zaman Müftümüzün elini öpmek şerefine nail olacağız. 14 Kasım Cuma akşamı için iki davet almıştık. Birincisi Mühendisler Odası?nın daveti, diğeri Yılmaz Becikoğlu kardeşimin daveti. Dinimizin ?önce aile? buyruğuna icabet ederek Becikoğlu?nun davetine katıldık. Çünkü Becikoğlu, eşimin Sürmeneli olması nedeniyle benim kayınçomdur. Ben de O?nun eniştesi olurum.

    Sizler bu satırları okuduğunuzda Mübarek Ramazan ayının son haftasına girmiş olacağız. Ajandamda bu Pazartesi için Büyük Abant Oteli iftarı yazılı. Her halde bu iftar bu yılın son iftarı olacak. Yüce Allah?ın, herkese önümüzdeki yıllarda da nice nice Ramazanlar ve iftarlar göstermesini diliyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak