Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

"YENER TAŞ" YA DA VEFA?NIN MUHTEŞEM BİR ÖYKÜ

Yener Bandakçıoğlu

    10 Haziran 2003

    Bu sütunun devamlı okurları ?Vefa? dediğimiz kadirşinaslıkla ilgili çok cümleler yazdığımı, ?Vefa?nın İstanbul?da bir semtin adı olmaması gerektiğini devamlı vurguladığımı çok iyi bilirler. İşte size Bolu'da görmeye pek alışkın olmadığım muhteşem bir vefa öyküsü.

    Öykümüz üç yıl evvel yine bu günlerde başlıyor. Eylül sonbaharının güzel bir gününde Bolumuzun meşhur dere balığı avcıları kardeşlerimle ilk defa gittiğim Darboğaz yollarındayız.

    O günkü izlenimlerimi 20.09.1999 tarihli ?Vahşi Doğanın Cömert Yüzü? başlıklı yazımda sizlere duyurmuştum. O yazımdaki mesajlarımdan biri de şöyleydi: <i>(- Sarpuncuk Köyüne yaklaştıkça orman ve doğa güzelliklerinin yanında arazisinin taşlı yapısı dikkatimi çekmeye başlıyor. Yol kenarındaki ve yamaçlardaki taşlar renkleniyor. Kırmızı ve beyaz harikulade renklerdeki taşlar, bu civarda çok güzel taş kaynaklarının olabileceğinin göstergesi. Belki de buralarda işletilmeyi bekleyen mermer kaynakları olabilir.)</i> Yıllarca bu yoldan kim bilir kaç bin kişi geçmiş? Ne orman teşkilatımız ne de Sarpuncuk Köyü sakinleri bu hazineyi keşfedememişler.

    Ama, benim bu satırlarımdan sonra hazineyi keşfeden birisi var. Balık ekibimizin doğal lideri ve Kia?nın kaptanı Hasan Çetin Hoca. Sümer Mahallesi?nin en renkli simalarından biri olan Hasan Hoca?nın kafasında Yener abisinin bu satırlarından sonra bu taşlar şekillenmeye başlamış. Yine günlerden bir gün 24 Temmuz 2002 Çarşamba günü yeni bir balık serüvenine yelken açmak üzere Hasan Hoca?nın Sümer Mahallesi?ndeki meşhur ?Tahirler Büfesi?nin önüne geldiğimizde gördüklerimize inanamıyoruz. Tahirler Büfesi?nde neler gördüğümüzü de 29 Temmuz 2002 günü bu sütunlarda ?Hasan Çetin Hoca?ya Kocaman Bir Aferin!? başlıklı yazımızda sizlerle paylaşmışız:

    <i>(- Bu Çarşamba Hasan Hoca?nın Kia?sına doluşmak üzere meşhur ?Tahirler Büfe?ye geldiğimizde gözlerim fal taşı gibi açılıyor. Büfenin yanı ve arkası harikulade dekoratif kahverengi ve beyaz taşlarla dolu. Meğer, Hasan Hoca yazımı okuduktan sonra kafayı bu taşlara takmış Ocağın ruhsatını çıkarmış. Hasan Hoca büyük bir içtenlikle (-Sayın Başkanım, sizin yazınız bana ilham kaynağı oldu. Bütün formaliteleri tamamladım. Taşları çıkarmaya başladım. İnşallah en kısa zamanda ocağa gidip kutlamasını birlikte yapacağız)</i> diyor.

    Her ne kadar Ocağın açılışı için, bugüne kadar Sarpuncuk Köyü?ne gidememiş olsak da Bolu'da yapacağımız kısa bir şehir turunda Hasan Hoca?nın taşlarının bir çok bahçede ve evde kullanıldığını görürsünüz. Hele yolunuz Mudurnu?ya düşerse Mudurnu?muzun değişmez Belediye Başkanı, Erkek Öğretmen Okulu?ndan talebem Mehmet Karakaşoğlu?nun büyük bir başarıyla uygulamaya başladığı Mudurnu turizm seferberliğinde Mudurnu?nun meydanlarının ve yollarının Sarpun-cuk taşlarıyla çehre değiştirmeye başladığını görürsünüz.

    Evet, şimdi gelelim yazımızın başlığına. Hasan Hoca geçen gün yine ziyaretime geliyor. Eli broşür dolu. Broşürlerden birini hem bana veriyor, hem de gözlerinde büyük bir sevgi ve saygı ifadesiyle konuşmadan duruyor. İşte hayatımız boyunca gördüğümüz en büyük vefa gösterilerinden birisi. Hasan Hoca vefanın lügatlardaki tüm karşılığını bir kelimeyle ifade etmiş: YENER  TAŞ. Bu sevgili kardeşim işletmesinin adını Yener abisinin öyküdeki yerini ölümsüzleştirmek üzere Yener Taş diye koymuş. Hasan Çetin Hoca?ya bu vefalı davranışı için yürekten teşekkür ediyorum. İşletmesinin kendisine ve yöre ekonomisine hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Bundan sonra Sarpuncuk taşlarıyla çevreyi güzelleştirecek olanlar bilsinler ki bu çorbada Yener abilerinin de bir tuzu vardır.

    BİR VEFA ÖRNEĞİ DE TEKİN KARDEŞLERDEN

    Çok sevdiğimiz değerli Vali yardımcılarımızdan Osman Bulgurlu kardeşimiz İzmir Aliağa ilçesine Kaymakam olarak, Ahmet Zateroğulları da Mersin Vali Yardımcılığına atanmış bulunuyorlar. Deprem yükünün paylaşılmasında ve Bolu'nun diğer sorunlarının hallinde çok başarılı çalışmalar yapan, karşılıklı sevgi ve saygı dolu münasebetlerimizin bulunduğu bu değerli kardeşlerimle tayinlerinin çıkmasından sonra bir araya geldiğimiz her ortamda sorduğum bir soru vardı: <i>(- Sevgili kardeşlerim, biliyorsunuz Boluspor Başkanlığı gibi bir arı kovanına elimizi soktuk. Günlük programımız alt üst oldu. Vilayetçe tertiplenecek veda yemeğinizden mutlaka haberimiz olsun)</i>

    Ya ekonomik şartların olumsuzluğundan ya da Özel İdare bütçesinin elverişsizliğinden böyle bir veda yemeği haberi alamadığımız için üzüntümüz devam ederken Bolumuzun değerli iş adamı Köroğlu Beton?un sahibi Hüseyin Tekin ve en az O?nun kadar değerli ve saygılı kardeşlerinin bizim bu ayıbımızı telafi ettiklerini memnuniyetle öğreniyoruz. Hüseyin telefonla mesajını iletiyor: <i>(- Yener Abi. Cuma akşamı ben ve kardeşlerim sayın Zateroğulları ve Bulgurlu onuruna Termal?de bir yemek veriyoruz. Sizi de aramızda görmek isteriz.) (-Hüseyinciğim. Seni ve kardeşlerini yürekten kutluyorum. Bolu'nun bir ayıbını hepimiz adına ortadan kaldırdın. Bizim aynı gün Gerede Panayırı dolayısıyla Avukat arkadaşlarımızla bir Gerede programımız var, ama yemeğe mutlaka katılacağım.)</i>

    Sevgili Zateroğulları ile Bulgurlu?ya yeni görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Onların mesleki performansları ilerde Vali olarak görme temennilerimizi kuvvetlendiriyor. Onlara hayırlı yolculuklar dilerken bizler adına büyük bir vefa ve kadirbilirlilik örneği gösteren Hüseyin Tekin ve kardeşlerine yürekten teşekkürler.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak