Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

İSTEMEK

Yaşar Eyüpoğlu

    17 Kasım 2003

    Peşinen belirteyim, ?Din konusunda bilgisi olmayan, yani bizden olmayan kimse fikir yürütmesin, ileri geri konuşmasın? denildiği için olayın sadece aktarıcısı olacağım.

    Sürekli okuyan, araştıran, sorgulayan, irdeleyen, aklını kullanmaya çalışan biri olsan da O alana giremezsin. Hatta İlahiyatta yüksek lisans, doktora yapsan, doçent, profesör olsan da kabul görmüyorsan ?sahaya? giremezsin. Fikirlerini söyleyemezsin. Cesaret edip ortaya çıkarsan vay haline. Seni yerden yere vururlar. Yakın tarihteki örneklerini camiye yakın duran herkes bilir.

    Nereden mi girdim bu konuya derseniz söyleyeyim. Geçenlerde Trabzon?da bir caminin imamı Kuran-ı Kerimin meali (Türkçe tercümesi) ile hatim indirmiş ve indirtmiş. Hem de Hatim duasını yaptırarak. Duyunca heyecanlandım.

    8-10 sene önce Hocalarımıza bunu sorduğumuzda ?olmaz? demişlerdi. ?Olur? diyenlere de söylemediklerini bırakmamışlardı. Camide minbere çıkanlar bu ?olurcuları? hallaç pamuğu gibi atmışlardı. Kuran?ın herkes tarafından anlaşılır hale getirilip okunmasının da aynı ?Hatim? sevabını vereceğini kabule hiç yanaşamamışlardı. Arapça?dan okunması tezinden ödün vermemişlerdir. İslam?ın mevcut haliyle yaşanması gerektiğini, yeni yorumlara ihtiyaç olmadığını önemle ve özenle vurgulamışlardı.

    O tarihlerde Diyanet İşleri Başkanı olan ve şahsımın beğenip takdir ettiği, fakat O günlerde sessiz kalmaya özen gösteren sayın Mehmet Nuri Yılmaz 14 Kasım tarihli Hürriyet Gazetesindeki köşesinde bakın neler diyor: ?İslam dünyasında görülen durgunluk, istikrarsızlık Müslümanların suçudur. Kuran?ın hakiki manasını unutmuşlar. İslam?ın manasını anlayabilmek için bugünkü İslam dünyasına değil, Kuran?ın aslına bakmak gerekir. Eski müfessirleri körü körüne taklit etmekle yetinip, devirlerinin problemlerine hiç eğilmeksizin kuru bir hafızlığa kendilerini kaptıran ve İslam?ı mekanik bir ibadetler bütününe indirgeyen sözde ulemanın sorumluluğu büyüktür.....?

    Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı ile yeni Diyanet İşleri Başkanı ise farklı düşünüyor. Bugüne kadar yapıla gelen ve hiç taviz vermeden uygulanan dini anlayışı tenkit ediyorlar. Kuran?ın herkes tarafından anlaşılır kılınmasını, belirli zümrenin tekelinden çıkarılmasını istiyorlar. Dinde reform olmaz derken, Kuran?ı yeniden yorumlamadan yana tavır alıyorlar.

    Emir tepeden geleceği için eski uygulayıcılar ne gibi savunma taktikleri geliştirecekler bilmiyorum. Ama, bu çağdaş değişimden yana olup, kendilerini yenilerlerse hem onlar, hem cemaat, hem de Müslümanlık çok şeyleri kısa zamanda kazanır.

    Biz bu konuda şanslıyız. Müftümüz bağnaz değil, yeniliklere açık birisi. Sayın Ahmet Okutan Bolu'da göreve başladıklarında camilerimizde belirli gün ve vakitlerde Kuran?ın Türkçe açıklamasını okutuyorlardı. Bazı hocalarımız faydasına inandıkları için konunun üzerine ciddiyetle eğilirken, bazıları ?Nereden çıktı bu?? mantığı ile alelacele okuyup geçiştiriyorlardı. Bir süre sonra bu uygulamadan vazgeçildi. Veya ben rastlamıyorum. Eğer Türkiye?de Kuran?ın anlaşılır kılınması konusunda bir uygulama başlatılırsa en başarılı ilin Bolu olacağına inanıyorum.

    İnanıyorum da, bu konuda öncü olan Prof. Süleyman Ateş, Prof. Yaşar Nuri Öztürk, Prof. Zekeriya Beyaz.... gibi nice İlahiyatçılara, bugün söylenenleri dile getirdikleri için yapılan saldırılara, hakaretlere, tehditlere de üzülüyorum.

    Gönlüm, bu ülkede açılan resmi veya özel yüzlerce Kuran kursunun yanında, bir O kadar da ?Kuran?ı anlama kurslarının? da açılmasını istiyor. İşte o zaman Müslümanlığın ve Müslümanların önü açılacaktır. Zira, gelenek ve hurafelerden arınmış İslam bütün dünyayı aydınlatacaktır.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak