Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

İNADA İNAT

Yaşar Eyüpoğlu

    16 Şubat 2004

    Geçenlerde Yukarı Çarşı'daki bir işim için arabayı Atatürk Lisesi bayır başına park ettim. Daha inmeden bir kısım gözlerin üzerime odaklandığını hissettim. Saat, sabahın On'una geliyordu. Çevredeki insanlar benden bir işaret bekler gibiydiler. İçlerinden birisine laf atsam anında çevremin kuşatılacağını hissettim. Biraz geç de olsa bunların Yukarı Çarşı'ya aşık, oralardan bir türlü kopartılamayan ameleler olduğunu anladım.

    Evimin buraya yakın olmasına, öğrenci ve öğretmenlik yıllarımı da eklersem yaklaşık 60 yıldır bu mekanla iç içe yaşadım. Çorumlu işçilerle başlayıp, doğulu vatandaşların da katılımı ile güçlenen "Yukarı Çarşı Amele Pazarı" değişime bütün gücüyle karşı koyuyor.

    Özellikle idareciliğim zamanında kız öğrenci ve bayan öğretmenlerin yoğun şikayetlerini yetkili makamlara ısrarlı aktarımlarımdan bir sonuç alamamıştım.

    Bir seferinde Emniyet Müdür Yardımcısı'nın öğretmen eşini sıkıştırmaları, problemin çözüleceği yönünde bir hayli ümitlenmeme sebep olduysa da, kızgınlıkla alınan tedbirler bir kaç gün sürdü. Bayırbaşı müdavimleri yine kazanmanın gururu ile mevzilerine geri döndüler.

    Belediye Başkanımız Sayın Yüksel Ceylan'ın ısrarlı ve kararlı tutumuna, Vilayetin desteği eklenince Lise Bayırı'nın sadece öğrencilere bırakılacağına inanmaya başlamıştım. Zabıta ve polis arabaları aralıksız "tampon gösterirken" amele almaya gelenlere de ceza kesmeyi ihmal etmiyorlardı.

    Belediye, Sanayi Çarşısı'nda kendileri için dört dörtlük bir Lokal hazırlamıştı. İhtiyaçlarını karşılayacak tedbirler eksiksiz alınmıştı. Hatta Liderleri ile anlaşmaya da varılmıştı.

    Ama onlar bu ilk göz ağrısı yerden vazgeçmiyorlar-dı. Siperlerini terketmeyi bir türlü kabullenemiyorlardı.

    O kadar kararlılar ki, Devlet Otoritesini karşılarına almada sakınca görmüyorlar. Otorite geri adım atsın istiyorlar.

    Gerginlikten uzak yaşamayı seven, uysal ve barışçı insanların oluşturduğu Bolumuz bu kafa tutmayı hayret ve ibretle izliyor.

    Ne yapsın yani? Onlar gibi inat edip;

    - Belediye Başkanı panayırı kaldırdı diye, her yıl Eylül başında Karaçayır'a kamp mı kursun?

    - Nikah dairesi, Belediye Meydanı'ndan Karaçayır'a gitti diye, eskisini işgal edip, nikah memurunun gelmesini mi beklesin?

    - İzzet Baysal Caddesi tek yön oldu diye, arabalarını aksi yöne mi sürsün?

    - Minibüs yazıhaneleri garajlara alındı diye, Kaza'lara gitmesin mi?

    - "Yaparken bana mı sordun?" deyip alt ve üst geçitleri kullanmasın mı?

    - ....................

    İşin şakasını bir tarafa bırakalım. Devletin Bolu'yu yönetenleri aldıkları kararın arkasında sonuna kadar durmalıdır.

    Yaklaşan yerel seçimler, alınan tedbirleri gevşetmemeli.

    Bu meydan okuyuculara, göz kırpma ile geleceği hesaplanan oyların kimseye hayrı dokunmaz.

    Bu işten rahatsız olanlar Bolu halkının ta kendisidir.

    Herkes hesabını kitabını iyi yapsın. Hatırlatması benden.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak