Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Herkes bir şeyden geçiniyor!

Kamuran Alagözoğlu

    18 Temmuz 2005

    Atatürk?ün Bolu'ya Gelişi?nin 71?inci yılı kutlamalarında Anıt Özel Defteri?ne duygu ve düşüncelerini yazan Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz yazdıklarını yüksek sesle okudu. Anıt Özel Defteri?ne yazdıkları ile orada bulunan AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Yaşar Akbıyık?a gönderme yaptığı belli olan Yılmaz, ?Büyük Önder Atatürk, senden geçinenleri, arkana saklananları biliyoruz. Gösterdiğin yolda emin adımlarla yürüyoruz. Rahat uyu eşsiz kahraman, sana minnettarız? sözleri törene katılanlar tarafından alkışlandı.

    Yıllardır geçim dünyası hesabı yapan toplum öyle bir hâle geldi ki, herkes geçim yolu tutturmuş gidiyor.

    Kimi Atatürkçü geçinirken, kimi Atatürk düşmanlığı üzerinden geçim yolunu seçmiş.

    Kimi halkın dini duygularını sömürerek bir yerlere gelir, (geçen hafta yazdığım gibi) kendisi Cuma Namazı?na bile gitmez.

    Kimi ülkücü geçinir ama, türkücüden farkı yoktur aslında.

    Kimi sosyal demokratım der, tam tersine söyledikleri ile tamamen çelişen bir yaşam sürer.

    -Başkan Alaaddin Yılmaz, Rektör?e yaptığı göndermede doğru tespit yapmış olabilir ama...!

    Abuk subuk biri!

    Kendi mesleğinde başarısız olmuş, hâlâ işe başladığı sıfır kariyerinden bir adım öte gidememiş ama, devletin sırtına kambur vaziyette maaşını almaya devam ediyor.

    Su ve yıkanmak nedir bilmediği ve bu yüzden teke gibi koktuğu için kendisine yaklaşma cesareti gösterenlerin bile, ilk fırsatta tiksinerek uzaklaştıkları bir adam.

    Konuşmak için söz alıp ?eee? demekten başka bir şey konuşamayan ve karşısındakinin adeta içini bayan bir vatandaş.

    Toplumda hiçbir yer edinememiş, işte böyle bir vatandaş almış eline kalemi, sadece kendisini gündeme getirmek amacıyla, abuk subuk şeyler yazıp duruyor.

    -Bu adama tavsiyem, biraz da sabun kullanmayı öğrenmesi. Öyle pis kokuyor ki, tam bir çevre kirliliği yaratıyor. Yani bu yüzden kendisine ceza yazılsa yeridir.

    Yoldan güzel geçmek!

    Bir kral, halkı için geniş bir yol yaptırdı. Yapımı tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarışma düzenlemeye karar verdi.

    İsteyenin bu yarışmaya katılabileceğini ilân ettiren kral, yoldan en güzel geçecek kişiyi belirleyeceğini ve ödül vereceğini söyledi.

    Yarışma günü, insanlar akın ettiler.

    Bazıları en güzel arabalarını, bazıları en güzel elbiselerini getirmişti. Kadınlardan kimileri saçlarını en güzel biçimde yaptırmıştı.

    Nihayet, bütün gün insanlar yoldan geçtiler, fakat yolu kat edip tekrar kralın yanına döndüklerinde hepsi aynı şikayette bulundu:

    Yolun bir yerinde büyükçe bir taş ve moloz yığını vardı ve bu moloz yığını yolculuğu zorlaştırıyordu.

    Günün sonunda yalnız bir yolcu, bitiş çizgisine yorgun argın ulaştı. Üstü başı toz toprak içindeydi, ama krala büyük bir saygıyla yönelerek elindeki altın kesesini uzattı:

    ?Yolculuğum sırasında, yolu tıkayan taş ve moloz yığınını kaldırmak için durmuştum. Bu altın kesesini onun altında buldum. Bu altınlar size ait olmalı.?

    Kral gülümseyerek cevap verdi:

    ?O altınlar sana ait delikanlı.?

    ? Hayır, benim değil. Benim hiçbir zaman o kadar çok param olmadı.?

    ? Evet? dedi kral. ?Bu altınları sen kazandın, zira yarışmanın galibi sensin. Yoldan en güzel geçen kişi sensin.

    Çünkü, yoldan en güzel geçen kişi, ardından gelenler için yoldaki engelleri kaldıran kişidir!?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak