Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

KERAMET KİMDE!

Yaşar Eyüpoğlu

    19 Aralık 2005

    Geçenlerde televizyonu karıştırırken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş?ın katıldığı programda bir cümle dikkatimi çekti.

    Başkan diyor ki; ?Ben bu makama rekor oyla seçilerek geldim.?

    Bu cümleye takıldım.

    Acaba diyorum, bu sayın başkanın yerine partisi başka birisini aday gösterse, bu vatandaş daha mı az oy alırdı?

    Yine acaba diyorum, Sayın Kadir Topbaş müstakil adaylığını koysa seçilebilirmiydi?

    Yani ?keramet? kendisinde mi? Yoksa mensubu olduğu partide mi?

    Niyetim sayın başkanın başarısını küçümsemek değil.

    Şahıs ile ilgili bir sıkıntım da yok.

    Ortada tipik bir ?ayakların yerden kesilmesi? olayı var.

    Genelde düşündüğümde, bu tip söylem sahiplerinin makama geldikten bir süre sonra ?ben neymişim? demeye başladıklarını görüyoruz.

    Atanmışları bir kenara koyarsak, seçilmişlerde beliren bu tehlikeye dikkat çekmek isterim.

    Çevresinde oluşan ?yağcı ve beklentili? halkanın bu işteki rolü inkar edilemez.

    Makama gösterilen saygıyı şahsına mal etmeye kalkışanlar bu çukura daha çabuk düşüyorlar.

    Bir süre sonra da, ?ben her şeyi bilirim? havasına giriyorlar ki en tehlikeli olan hastalığa yakalanıyorlar.

    Yapılan uyarıları dikkate almazlar.

    Kendilerini gerçekten sevenlerin söylemlerinden ?komplo teorileri? üretirler.

    Zamanla işgal ettikleri makamı ?az görmeye? başlarlar.

    Daha yükseklere göz dikerler.

    Bu arada çevrelerinde ?gerçek dostları? eksilirken, poh poh?cuların sayısı gittikçe artar.

    Farkında değildirler ama, artık ?inişe? geçmişlerdir.

    Üst katlara çıkmak için bindikleri asansörün ?iniş? düğmesine basmışlardır da, haberleri yoktur.

    Zemin kata geldiklerinde kaybolan ?makam? ile beraber, çok şeyleri de yitirmişlerdir.

    Kendisini ilk terk edenler etrafındaki üfürücülerdir.

    Sonra, ona o makamı verenler sırtını döner.

    Artık sıradan vatandaş olmuştur.

    Yok eğer kendisine sunulan ?makam? ın hakkını verebildi ise, menfaatçi ve sırnaşık çevrenin oluşturduğu halkayı kırabilmişse, makamdan onurlanacağına, ona saygınlık kazandırmışsa;

    Gidişi, gelişinden daha ?güzel? olur.

    Halkın arasında alnını gere gere dolaşabilir.

    Ailesine de ?onurlu bir miras? bırakır.

    Bunları özellikle bazı seçilmişler için yazıyorum.

    Ve diyorum ki;

    Oturdukları makamlara partileri aday gösterdiği için geldiklerini hiç akıllarından çıkarmasınlar.

    Tabii, o makamların geçici olduğunu da.

    Kimse alınmasın, seçilmişlerden Necdet Gören?i sıradışına çıkartıyorum.

    O, kazandığı ve kaybettiği seçimlerde, partisinin merkez kaza oylarını hep katlayageldi.

    Partisinin rüzgarında ?sörf? yapmanın tadını çıkartamadı.

    Seçmen olarak talebimiz:

    Fanatik taraftarlarının dümen suyuna girmeyen, partisini aşabilen seçilmişlere ihtiyacımız var.

    Bolu için çok şey istemiyoruz değil mi?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak