Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

BİLEN VARSA!

Yaşar Eyüpoğlu

    2 Ocak 2006

    17 Ağustos ve 12 Kasım Depremlerinin oluşturduğu büyük hasarın karşılanmasında sıkıntı çeken Devlet, olası deprem zararlarına karşı tedbir almaya başladı.

    İleri ülkelerde vatandaşlarının her türlü zararı, sigortası tarafından karşılanır.

    Ülkemizde ?Sigortacılık? gelişmediği, hatta Devlet bile inanmadığı için, meydana gelen zararlar karşısında o da şaşırdı.

    Mesela, sigortası olanlardan, alacakları hasar paralarını istedi. Vermeyenleri Devlet yardımlarından mahrum etti.

    Yani, ?Sigorta? gibi medeni bir kurumla ?barışık? olanları cezalandırmaya kalktı.

    Sonrasında ise ?Deprem Sigortası Kanunu?nu çıkartarak doğruyu buldu. Adını da DASK koydu.

    Deprem Afet Sigorta Kanunu, evleri, işyerlerini sigortalamaya başladı. Tabi parası karşılığında.

    Çağdaş ve yerinde bir uygulama.

    Kanun gereği konut veya işyerlerini sigortalatmayanların olası deprem hasarlarını devlet karşılamayacak.

    Yani düdüğü çalmak için, parayı vermek gerekiyor.

    Bu da çok güzel.

    Ama, ilk uygulamada kanunun suyu çıktı.

    Sigorta mecburiyeti sonrası meydana gelen Afyon Depremi?nde ve takip edenlerde hasar gören herkesin zararı karşılandı.

    O güne kadar prim ödeyenler, ödedikleri ile kaldılar.

    Karlı çıkanlar, uyanıklık yapan sigortasızlar oldu.

    Gelelim bu günlere.

    Halen DASK tabir edilen bu sigorta devam ediyor.

    Ben de evimin sigorta primini aksatmadan yatırıyorum.

    Fakat, deprem felaketi yaşamış Bolumuzda dahi, sigortalı ev sayısı beklenen rakamların çok altında.

    Türkiye genelinde %15?lerde dolaşıyormuş.

    Belediye?den iskan almak isteyenlerle, Tapu?da işlem yaptıranlardan da istenmese bu oran daha da aşağıya düşecek.

    Tanıdığım sigortacılar, cayanların yeni yaptıranlardan çok olduğunu söylüyorlar.

    Bunun böyle olmasında sigorta primlerine her yıl yapılan insafsız zamlarında payı olduğu inkar edilmez.

    Hayır, kümese girenlerin yanına yenilerini eklemenin yollarını arayacağına, mevcutlarını ?yolacağız? diye uğraşıyorlar.

    Vergide de öyle değil mi?

    Kayıt dışı olanlar bey gibi yaşarken, vergisini ödeyenlerin ?ümüğine? basılmıyor mu?

    Birinci derece deprem kuşağında olan bizleriz.

    En son deprem felaketini biz yaşadık.

    Ben 1944-1957-1967-1999 depremlerinde Bolu'daydım.

    Demek istiyorum ki, bu konu en çok bizleri ilgilendiriyor.

    Bu deprem sigortası işinin nereye varacağını merak ediyoruz.

    Pirim ödeyenlerle, ödemeyenler neticede eşitlenecek mi?

    Her sene yapılan pirim zamları neyin ifadesidir?

    Deprem yaşayan şehirlerde bile rağbet görmeyen bu uygulamanın sonucunun ne olacağını bilen var mı?

    Bilen varsa beri gelsin...

    SAĞLIKLI ve HUZURLU YAŞAYACAĞINIZ BİR YIL DİLERİM.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak