Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

BİR ULU ÇINAR

Yaşar Eyüpoğlu

    27 Şubat 2006

    ?Bolu'dan alanlar birkaç guruba ayrılır.?

    İçlerinde sadece toplama, çarpma yapıp, paylaşımın ne olduğunu bilmeyenler vardır. Kulun sevmediği bu tiplere yüce ALLAH?ın sempati ile yaklaşacağımı sanmıyorum. Paranın kölesi olan bunlar için ?inşallah uyanırlar? deyip geçelim.

    Bir kısmı ise, hayır işlerinde vardır. Hastane odası donatırlar, hayır kurumlarını boş çevirmezler, okulları ve muhtaç öğrencileri gözetirler, zekat ve fitrelerini verirler, olanakları ölçüsünde bir şeyler yapmaya gayret ederler. Sayılarının artmasında faydalar vardır. ?toplum dayanışması?nın öncüleridirler. Saygı ile analım.

    Bir de; ?Bolu'da olanlar? vardır.

    Bunlar Bolu'dan bir şey almamıştır ama, Bolu'ya verdikleri ile saygınlık kazanmışlardır.

    Baş köşede, paylaşımcıların ?Pir-i efendisi? sevgili babamız İZZET BAYSAL oturur.

    Aynı kandan gelen Ahmet BAYSAL?a da yer açalım.

    İlkini rahmet, yeğenimi minnetle anıyorum.

    ?Bolu'dan olanlar? arasına, şehrimizde iş gücü yaratan, katma değer üretenler ile, Bolu'yu ön plana çıkaranları da almak lazımdır diyorum.

    Bu grupta isimli isimsiz bir çok KAHRAMAN?ımız var.

    Ben bu gün ilk sırayı bir ?Uluçınar?a vermek istiyorum.

    Mazhar MURTEZAOĞLU?na.

    Yakın tarihe kadar Bolu sadece Abant ile anılırdı.

    Bu ikili ayrılmaz beraberliklerini hala sürdürüyorlar ama, Murtezaoğlu Abant?a yeni kardeşler getirdi.

    İlki Boludağı Varan Tesisleridir. Yaşı bana yakın olanlar, bu günkü tesislerin çekirdeğini oluşturan ?BOLUDAĞI KANTİNİ?ni hatırlayacaklardır. Mazhar beyin Bolu'ya kazandırdığı bu ilk turistik yapı, 1960?lı yıllarda büyük ilgi görmüştü.

    MÜRTEZAOĞLU orayı devrettikten sonra, bu günkü KORU MOTEL?i hizmete açtı. Birinci sınıf hizmet anlayışı ile kısa zamanda ilgi odağı oldu. Talep yoğunluğu karşısında büyüdükçe büyüdü. Sayın Mazhar MÜRTEZAOĞLU burasının getirisiyle ?beyler gibi? yaşamayı bir kenara koyup, satışından gelen parayı, kimsenin cesaret edemeyeceği, yolu, suyu, elektriği olmayan dağ başına KARTALKAYA?ya yatırmada tereddüt etmedi.

    Bu kuş uçmaz kervan geçmez yeri, Ülkenin en büyük kayak merkezleri arasında baş köşeye oturttu.

    Bolu artık sadece Abantla, biraz da Yedigöller ile değil, KARTALKAYA ile de tanınır oldu.

    Bu gün yan yana üç otelde 1000 yatak kapasitesinin yakalanması kolay olmadı.

    Mazhar bey, Devletin alt yapısını hazır ettiği tahsisli arsalara, yine Devletin verdiği teşvik ve kredilerle bu büyük başarıyı elde etmedi.

    Önce tabiatın çetin koşulları, bürokratik engeller ve sermaye artırımındaki sıkıntıları üstün mücadele gücü ile tek tek yenmeyi başarabilen nadir insanlardandır.

    Bir dergiye verdiği demeçte bakın ne diyor?

    ?Yıllardan beri bir büyük Holding arkasındaki bankanın desteği ile burada bir tesis kurma peşinde, ama hala bir sonuç alamadılar. Düşünsenize birde benim arkamda böyle bir destek olsaydı?? O vakit Murtezaoğlu Bolu sınırlarını aşar Dünya girişimcisi olurdu.

    Şu günlerde 80 yaş civarında olduğunu sandığım Mazhar bey 3 oteli de kusursuz yönetirken, hiç eksilmeyen ?çalışma azmi? nin nelere kadir olduğunu geç-ihtiyar herkese gösteriyor.

    Çalışmalarına bir örneği yine dergi söyleşisinden aktaralım.

    ?Kartalkaya?yı D-100 yoluna bağlayan yol 28 km?dir. İstanbul?a 10 cm. kar yağsa hayat felç olur. Ben 3 m. karın altında 28 km mesafeyi 2000 rakımda bir saat bile kapalı tutmadım. Karla mücadeleyi daima tek başıma yapıyorum. Yolu otellerimize ait kar mücadele araçları ile gece- gündüz temizliyoruz. Ne Karayolları, ne Köy Hizmetleri yola elini sürmüyor. Nasılsa Mazhar var. Deli, o yapar diye düşünüyorlar.?

    Birde pist düzeltmeye yarayan araçlar konusunu bilmenizi isterim.

    Bu çok kıymetli makinelerden koskoca Uludağ?da bir iki tane varken, Mazhar beyin araç parkında 4 tane bulunuyor.

    Sayın MÜRTEZAOĞLU?nun yaşamı, hayatta bir şeyler yapmak isteyenler için ?Başucu Kitabı? gibi.

    Devlet memurluğundan özel sektöre geçişle başlayan ve çözülmez sanılan sorunların kararlı yaklaşım ile nasıl aşıldığını öğreten bu gerçek başarı öyküsünün özellikle gençler tarafından iyi incelenmesi gerekir.

    Kendilerine sağlıklı ömürler diliyorum.

    ORHAN KAYMAK

    Sana, politikacıların ?at gözlüğü? ile bakmadığım için bilirim.

    Nasıl bir Bolu sevgisi taşıdığını,

    Nedenli bir güzel insan olduğunu.

    Herkesi tedavi ettirip, kendini ihmal ettiğini de bilirim.

    Seni siyasiler sevmezdi.

    Rakip olarak senden korkarlardı.

    Bolu'ya ve Milli Eğitimi?ne hizmetlerini ben bilirim de Bolululara anlatamadık.

    Onlar da anlamada istekli olmadı.

    Bolu'dan alacaklı gidiyorsun.

    Duyamadım, son görevimi yapamadım.

    Ama sen de emeğimin olması bana yeter.

    Cennette hizmet edenlerin bol olsun.

     

    YENER BEY NERDESİN?

    CEVAT HOŞGELDİN

    Sevgili BANDAKÇIOĞLU, kendini fazlasıyla özlettin.

    Benim bildiğim Yener, bir sorunu varsa ne yapıp eder onu yener.

    Ceza verecekse, hak edeni cezalandırır.

    Başta okuyucular olmak üzere bizim günahımız ne?

    BEKLEDİĞİMİZİ hatırlatayım dedim.

    CEVAT köşene dönmene gerçekten sevindim.

    Demokrasilerde ?çok sesliliğin? esas olduğuna inananlardanım.

    Ödün vermediğin çizgindeki yazılarını özlemiştik.

    HOŞ GELDİN diyorum.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak