Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bolu'da EĞİTİM

Yaşar Eyüpoğlu

    20 Mart 2006

    İş Bankası müdürü Cengiz bey ?Hocam, Bolu'daki eğitim kalitesinin düşüklüğüne yazılarınızda değiniyorsunuz.? dedi.

    Ömrümü verdiğim mesleğimi ilgilendirdiği için sık yazdığım konulardan olduğunu, kendilerinin dikkatinden kaçmış olabileceğini söyledim.

    Söyledim de, derdim de depreşti.

    Konu, sınav sonuçlarına göre İllerin önde veya geride olması değil.

    Öyle şehirler vardır ki; Milli Eğitim Müdürlüğü, Okullar, Dersaneler, Veliler uyum içerisindedir. Birbirlerini tamamlarlar. Köstek yerine destek olurlar ve ilk sıraları da paylaşırlar.

    Kimi İllerde ise, bizde olduğu gibi tersi yapılır. Sonuç hüsrandır.

    İller arası sıralama, tutumlarda oluşacak değişikliklere göre inip çıkabilir.

    Önemli olan, Ülkenin geleceğini aydınlatacak veya karartacak ?Eğitim Sistemleri? nin tartışılmasıdır.

    Batı Ülkeleri Hükümetlerinde öncelik ?Eğitim ve Sağlık?tadır.

    Bu alanlarda başarılı olacaklarına seçmenlerini inandırabilenler iktidara rahat gelirler.

    Siyasi Partilerin bu konularda sürekli araştırmalar yapan profesyonel birimleri vardır.

    Seçim beyannamelerine yansıtabileceklerin bir ?atılım? onlar için çok önemlidir.

    Rakiplerini geride bırakabilmek için, özellikle ?eğitim?de yapacakları ?yenilikleri? en büyük koz olarak kullanırlar.

    Ayrıca, eğitimde kalitenin ?öğretmen?den geçtiğini tartışmazlar bile.

    Onun için de, en yetenekli gençlerini öğretmenlik mesleğine yöneltirken, bu mesleğin saygınlığına da toz kondurmazlar.

    Gelelim bize:

    Eğitim Politikamızın tek ve değişmez hedefi İmam Hatipleri ön plana çıkartıp, mezunlarına Üniversitenin tüm kapılarını açmaktır.

    Oysa bilirler ki İmam Hatip Liseleri, gençleri din adamı olarak yetiştiren meslek okullarıdır.

    Yine bilirler ki; bütün ileri ülkelerde Meslek Liseleri, okulların %70?ini, düz liseler %30?unu oluşturur.

    Oralarda Genel Liselere ülkenin gelecek beklediği gençleri alınır.

    Meslek Liseleri ise, memleketin çarkını döndürecekleri yetiştirir. Mezunları yüksek öğrenime gitmek isterlerse, dallarını ilgilendiren bölümlere alınırlar.

    Bunlar gelişmişlerin bilinen gerçekleri.

    Bizdeki uygulama ise tamamen tersidir.

    Öğrencilerin %70?i Genel Liselere, %30?u Meslek Liselerine gider.

    %70 çoğunluk yetmezmiş gibi, Meslek Lisesi mezunları da üniversiteye yönlendirilince kapıdaki yığılmalar sosyal patlama sınırına dayanır.

    Bulunan çare ise, her ile bir Üniversite açmak.

    ?Temel Eğitim?de ?yetenek?leri tespit edip, ?yönlendirme? gibi basit ama ?temel? kural bir türlü uygulanamaz.

    Eğitim Fakülteleri düşük puanlarla öğrenci almaya devam eder.

    Politikacı ise, Milli Eğitime elini kolunu sokmayı anayasal görevi kabul eder.

    Uzağa gitmeye lüzum yok. Bolu Milli Eğitim Müdürlüğüne bakmak yeter.

    Milli Eğitim Müdürü, Yardımcıları ve Şube Müdürlerinin ortalama görev ömrü ne kadardır?

    Durduk yerde hız kazanıp üst makamlara sıçrayanların ?diyet ödemesi? kaçınılmaz değil midir?

    Sonra aynı hızla düşmelerini yadırganacak yanı var mıdır?

    Anlatılacak çok şey var, yer sınırlı.

    Hepsini yazmaya kalksam ?yazı dizisi? olur.

    Bolu'da eğitim seviyesinin düşüklüğü olayın küçük bir parçası.

    Eğer çare aranacaksa, tartışmadan kaçınmamak lazımdır.

    Zira, tartışmadan sorunlara çare bulunamaz.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak