BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Samanın içine karışmış buğday taneleri

Sinan Gökdemir

    30 Ekim 2006

    Takvim Gazetesini okurum Hakkı Yalçınla sohbet için. Yanık yüreğini, hiç kısmadan yazılarına aktarır. Kendimi bulurum mürekkeplerinin arasında. Okurum birkaç defa. Severim hak veririm Hakkı?ya. Cumhuriyetten İlhan Selçuk, Hikmet Çetinkaya, Hürriyetten Bekir Coşkun, Lemandan Nihat Genç, Sabahtan Yılmaz Özdil kokar. Sevdiğim kokular bunlar. Arada bulasın. Bu kadar keşme keşin içinde gül olmayı, doğru olmayı başarmış adam, bunlar. Hani derim ya ben... ?Bir soğanda olsa aşımız eğilmedi başımız.? ?Şükürler olsun.? Onlar öyle benim için. Eğilmediler. İyi ki varlar. Samanın içine karışmış buğday taneleri.

    Gazete anket yapmış Avrupa Birliği?nin yıldızlarını atalım diye. Vermiş cevabı halkım atın. Nede güzel olmuş logoları. Ben zaten hiç ay yıldızımın yanına başka yıldız koymamıştım. GS?ninkiler hariç. Oda yapmacıktı benim için. Böyle daha onurlu duruyor ay yıldızım. Atamı ve ona yemek pişiren dedemi görüyorum, baktıkça. Onurlu, gururlu, yedi düvele örnek bayrağımız, böyle daha güzel. Çiçek gibi duruyor.

    Başak tanelerinden oluşan pide hamurları yoğuruyorum baba ocağında. Özlemişim o kara fırınımızın nimetlerini. Son tanem Sonatıma küçük ekmekler yapıyorum, seviniyor. Mutlumu mutlu. Bayram sabahı Mengen Sokaklarını temizleyen temizlik işçisine rastlıyorum. Üzerinde takım elbise çöpleri topluyor. İçim yanıyor, kolay gelsin diyorum. Onurlu elinden tutup bayramlaşıyorum. Sadece karnını doyurmak için yollara dökülmüş kuşlar şahit... Ve onlara yem veriyorum. Çiçekler var, su veriyorum. Hayat buluyorlar kalem tutan, hamur yoğuran ellerden. Ve mutlu oluyorum, karanlık geleceğimize bakarak. Ve inanıyorum aydınlanacak. Görecek gerçekleri ve sönmez ateş yeniden parlayacak. Onlar gençlerimiz, gençler gelecekler. Çoğalarak geliyorlar. Kabarsın denizimiz içinde onlar var. Çoğalsın gençlerimiz, samanın içindeki arpalar. Bugün tuzsuz, yarın tuzu da olur onların. Çünkü yarın onların. Ve ben mutlu oluyorum sudan gibi sebeplerden.

    Ve yağmur var. Düşüyor toprağın bedenine. Hayat veriyor ona. Bora Hoca geliyor sıcacık yüreğiyle sabahın köründe alıyor ekmeğini. Güne her zamanki gibi dinamik girecek. Emeği vardır evlatlarıma. Sorar her zaman. Çoli?yi merak eder yufka yüreğiyle iyide komşudur, karşılık beklemez beslediği sevgiye. Eee işte sanırım o sevgi selinde vardır Sinan abisinin dereleri. Görürüm söylemem ona. El öptük Kahya Köyü?nde. Ebişke aldık çorba yaptık. Tarif aldık Nezahat anamızdan. Nemli gözlü Cahit amcamızdan. Aile kabristanına uğradık. Hoş sohbet ettik. Babamızla, amcamızla, Nazmi abim, Nurcan ablam kıyamadıklarım onlar. Nihansın di deden demeleri ihmal etmediler. El sürdüler topraklarına. Yüzümüze çaldık. Kaptan yine bizim kaptan. Mithat amca yanına uğramış Ona sevinir durur bana da küfür eder.

    Hayatta kalan tek amcamın eşi. Sare anne deriz biz ona. Zor geldi evlatlarımla elini öpmek. Yatakta görmek zor oldu. Kırdım zincirimi bu bayram. Esaretten kaçtım. Şiirim okunmuş Türk beylide tık nefes son eserim söyledi. Alkışlanmış, gözler nemlenmiş. Tebrikler aldım. Hoş oldu. Kapı komşum Metin söyledi. Cafer abimiz okumuş. Diline sağlık, sinirlidir ama severiz ailecek. Birde hapis oynamasını bir öğrense.

    Esra ile tanıştık msn de. Ersan Yıldırım kardeşimin kızı. Ersan?ın misafiri gelince geçmiş bilgisayarın başına amca diyor, minnacık yüreği ile. Kitap okumayı severmiş. Gönderiyorum Esracığım. Sen oku kitaplar benden. Babana, ailene en kalbi duygularımla selamlar. Senide gözlerinden kocaman öpüyorum.

    Eller hamurlu yine ifade verdik. Doğru neyse dedik. Devletimiz bilir artık. Biz bize düşeni yaptık. Olası tehlikeleri söyledik. Ne kadar ciddiye alırlar bilmem. Şah ve mat bize çekilirse kim kazanır onu da bilmem.

    İlk defa iki yıl önce Sonatımla gitmiştim evine. Hüzünlü bir Bayram sabahıydı. Kral uykudan yeni kalkmış, 20 yıl sonra evine ilk defa gelen bana burnunu çeke çeke bakıyordu. Deli gibi olmuşlardı. Nuray Hocam, Merve kızım. Sığdıramadılardı bizi evlerine, sıcacık yüreklerini üzerimize akıttılardı. Sonat Fatih dede diye, kucaklayıp Bayramın en büyük bahşişini kapmıştı. Yine geçtim evinin önünden kral. Ama ne sen vardın nede ailen. Bu ilk bayram sensiz, sizsiz geçen. Biraderim Şenol, Metin, Yücel abi, Sedat abi sensiz masalarda söylediler. Sensiz bayram zormuş kral dediler. Hakikaten zormuş be hocam. Adın geçtikçe yüreklerden gelen ah ulanlar masalarımıza meze oluyor. Sensiz olmuyormuş öyle diyor tüm sevenlerin. Uzaktasın ama bayramın kutlu olsun dememize engel değil duygularımız. Seni unutmadık be hocam. İlyaslar Köyü?nden beyefendi giyimli Ahmet amca geldi. Son yazımızla ilgili gazete aldı, köyüne götürdü sevinerek. Kaymakamımız Ali Fuat Alik?e sonsuz saygı ve minnet mesajlarını getirdi. Sağ olsun.

    Çocuklar geçti bugün. Bayram varmış ülkemde. Öyle onurlu ve dik yürüdüler ki duygulandım. Bembeyaz giysiler içinde Fatih?in Fedaileri ikiye bölünmüşler, hazırlıklar siyah. Boru, bando takımı ve Fatih Hoca yok. Matem var sanki inadına Cumhuriyet. İnadına Atatürk inadına barış. İnadına sevgi.

     

    Mustafa Kemal?in Karşı Dalgası

    Donanmaları Sömürgelerin

    Gök vurulmuş bir kartaldı sanki

    Uçmuyordu artık

    Kapkaraydı İstanbul da denizle yel

    Baktı düşman gemilerine, Mustafa Kemal

    Ölüme bakarcasına

    Bir ıslık sesi olurdu dudaklarımda kan;

    ?GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER?

                                           F.H.D

    Yüreğinizden sevgiler, yüzünüzden gülücükler, kafanızdan soru işaretleri hiç ama hiç eksik olmasın. Sevgiyle kalın.

    • GulıZar Aydın7 Nisan 2019 . 15:44

      Herzaman ıcındencgeldıgınce gercek duygularını yazan canım kardesım yolun acık olsun elıne emegıne saglık
    • Şermin Süğlünoğlu7 Nisan 2019 . 15:30

      Muhteşem duygu yüklü yüreği güzel insan kardeşim Sinan.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak