Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

KUTLU OLSUN...

Yaşar Eyüpoğlu

    20 Kasım 2006

    EĞİTİM, Her derde deva ilaç.

    -Gelin ? Kaynana geçimsizliğinin kaynağında ?eğitim farkı? aranmıyor mu?

    Hayvanlara yapılan eziyetten,

    Esnafın kötü mal kakalamasına,

    Töre cinayetlerinin önlenmesine... kadar.

    ?Eğitim eksikliği?nden bahsedilmiyor mu?

    -Trafik kazalarının önlemesinde,

    Politikacı itibarının dibe vurmasında,

    Magandaların topluma kazandırılmasında,

    Tribün anarşisinin çözümünde,

    Vergi kaçağının önlenmesinde,

    Televizyonlarda kalitenin yükseltilmesinde,

    Din bezirganlarına para kaptırmamada...

    Panzehir olarak sadece EĞİTİM akla geliyorsa;

    -Avrupa Birliği görüşmelerde EĞİTİMİ öne çıkartıyorsa

    Dinimizin ilk emri OKU, yani EĞİTİM ise...

    Durup biraz düşünmemiz gerekmiyor mu?

    * * *

    Peki, nedir bu EĞİTİM? ve bizde EĞİTİM nasıl algılanır?

    EĞİTİM, beşikten mezara kadar süregiden bir etkinliktir.

    -Aile ile başlar,

    Çevre ile devam eder.

    Okulda çok şey öğrenir

    Yaşam boyunca da devam eder.

    * * *

    Gelelim EĞİTİM?in bizdeki perişan haline

    Önce bazı tespitler yapalım,

    Ama, gerçekler karşısında dimdik durarak.

    -EĞİTİM, son yıllarda İmam Hatip-Başörtüsü çıkmazına kilitlendi.

    Yapılması istenen bütün atılımlarda bu ikilinin ?ayak izleri? aranır oldu.

    İktidar değişikliklerinden en çok EĞİTİM etkileniyor.

    Politikacı Milli Eğitimin kılcal damarlarına kadar girmiş, çıkartabilene aşk olsun.

    Tayin isteyen, makam bekleyenlerin aklına ?siyasi torpil arama? nın yerleşmesi yadırganmaz oldu.

    Öğretmen bir makama ?bileğinin hakkı? ile de gelse, ?iktidarın adamı? damgasını yemeden kurtulamıyor.

    Öğretmenlik saygınlığını yitire yitire ?kız verilmez meslekler? arasına girdi.

    Öğretmen yetiştirilen fakültelere ?düşük puanlarla? girilmeye devam ediliyor.

    ?Sınıfta kalmanın? olmadığı ?Temel Eğitim? sadece bizde var.

    Üniversiteye öğrenci hazırlama işi, okullardan alınıp, dershanelere ihale edildi.

    Orta öğrenimde başarıyı sık sık çıkartılan ?öğrenci afları? belirler oldu.

    Okullarda verilen ?yabancı dil? derslerinin, pratikte bir yarar sağlamadığı görüldü.

    Hükümet ? Üniversite kavgalarının galibinin olmadığı, kaybedenin ise öğrenciler olduğu yeni yeni anlaşılmaya başlandı.

    ?Eğitimde fırsat eşitliği? kulağa hoş gelen bir slogan olmadan öteye geçemedi.

    Atamalarda ?Enişte Bakanlık? ünvanı kimselere kaptırılmadığı için öğretmen dağılımı bir türlü gerçekleştirilemedi.

    Bırakın ?Okul Müdürü? olmayı, kendisini idareden acizler sırf ?bizden? diye müdür yapılıyor.

    ?Araştıran, sorgulayan, karşılaştıran? bir eğitim yerine ezbere dayalı, ?test seçeneklerine? odaklanmış bir sistemden vazgeçilemiyor.

    * * *

    MİLLİ kelimesini, isminin başına alan bakanlığın bir ?Eğitim Politikası? yoksa,

    -Üçüncü Dünya ülkelerinin bile gerisinde kalınmışsa,

    -İmam-Hatip saplantısından kurtuluş ufukta görünmüyorsa,

    Yukarıda sıralananlara bir çözüm bulunamıyorsa;

    ?ÜLKE EĞİTİMİNİN? esaslı bir ?EĞİTİM? e ihtiyacı var demektir.

    * * *

    Nasıl mı olacak?

    Herkes, her şeye sıfırdan başlayacak.

    Başta politikacılar, herkesin görevi yeniden ?tarif edilecek?.

    Ve

    Herkes haddini bilecek

    Kendine güvenenler bir adım öne çıksın.

    * * *

    Meslektaşlarımın ?24 Kasım Öğretmenler Günü?nü kutlarım.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye