Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

İŞTE DEMOKRASİMİZ

Yaşar Eyüpoğlu

    8 Ocak 2007

    Ortaokul ve Öğretmen Okulu yıllarımın (1950- 1956) yaz aylarında ?Karasu Orman Deposu? nda çalışırdım.

    Sevgili Mehmet Gündoğdu ve bir grup arkadaş okul giderlerimize katkıda bulunurduk.

    Kamyon, traktör ve öküz arabaları ile getirilen tomruklar cins ve ebatlarına göre istiflere yönlendirilirdi.

    Özellikle öküz ve mandaların çektiği arabalar istif aralarına yanaşmada sıkıntı çekerlerdi.

    Bazı köylülerin kolayına gelen boş yerlere yıkmalarına mani olduğumuz da ?memlekete demokrasi geldi istediğim yere yıkarım? dediklerini hatırlarım.

    Demokrasiye geçişimizin ilk yıllardaki bu isteklerini, ?Ocak Başkanlarının? okul teftişine kalkışmaları takip etti.

    Zamanla, kadrolaşma, adam kayırma, hortumlama, işi kitabına uydurma, Ali Dibo?culuk, dini siyasete basamak yapılması? Demokrasi diye yutturulmaya çalışıldı.

    Elli yıldan fazla bekledik, değişen bir şey yok.

    ****

    Araya bayram ve yılbaşı girdiği için haber değeri bayatlasa da Kaynaşlı AKP İlçe Başkanının ?Öğretmenler Günü? törenindeki ?karıştırıcı? tavrı unutulmayacak.

    Görevli okul, 24 Kasım törenleri için bir program hazırlamış.

    Bakanlığın tavsiye ettiği kitaplardan alınan ?Devrimleri anlatan? bölüm Parti Başkanının hoşuna gitmemiş. Anında tepki gösteriyor, bağırıp çağırıyor.

    Kimdir programı durduran?

    İktidar Partisi İlçe Başkanı

    Kimler var salonda?

    Kaymakam, Belediye Başkanı, Askeri erkan, Milli Eğitim Müdürü, Okul Müdürü, Öğretmenler ve en önemlisi öğrenciler.

    Kıyafet devrimindeki değişimi hazmedemeyen bu partili, öğrencilerin huzurunda öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin itibarının yerle bir etmenin yetkisini kimden alıyor?

    Kendisine o anda ?Sen kim oluyorsun? diyebilen, çıkıyor mu?

    Sonrasında yaptığının hesabı soruluyor mu?

    O şimdi yanına kar kalan, hatta kendisine siyasi rant sağlama olasılığı bulunan davranışının hazzı ile dolaşıp durmuyor mu?

    O öğretmenlerin ve müdürlerin hali nicedir, bilen var mı?

    Öğrencisinin önünde azarlanmış bir öğretmeni ?anlayabilecek? ve kendisine destek verecek, hatta yarasını sarabilecek güç, irade, makam, örgüt bu memlekette bulunur mu?

    Meslektaşlarının düştüğü ?açmaza? bakıyorum da ?çıkış yolu? bulmada zorlanıyorum.

    O başkanın ?siyasi mevta? yapılması, mümkün olmadığına göre, en iyisi mağdurların ?tayin istemeleri? ni, geçici çare olarak düşünüyorum.

    ****

    Demokrasinin yerleşip yaşamasının şahıslara ve ülkelere faturaları oluyor.

    Bu faturaları, kimileri canları, kimileri kırılan gururları ile ödüyor.

    Kimileri de Demokrasinin oluşturduğu ?hoş görü? ortamının arkasına gizlenip ?kutsal duyguları? taşıyarak ummadığı refaha, düşleyemediği ?makam? lara kavuşuyor. Olur olmaz yerlerde ?ileri geri? konuşuyor.

    Demokrasi öyle ?ben getirdim? demekle olmuyor.

    Koskoca Amerika Irak?ı demokrasi ile tanıştırmaya kalktı da başına gelenleri görüyorsunuz?

    Hele hele, Müslüman bir ülkede ?Demokrasi? mi?

    Ne diyor Şii Lider? ?Demokrasiyi ağzına alan dinden çıkmıştır. Katli vaciptir. Yani görüldüğü yerde öldürülmelidir?

    İşte Irak ve diğerleri

    İşte 50 yılda getirebildiğimiz yerde duran demokrasimiz.

    Kime lazımsa kullanıp tekrar yerine koyuyor.

    Demokratikleşmemizin sancılarını önceki kuşak çekti.

    Bizler çekmeye devam ediyoruz.

    Çocuklarımızı bilmem ama, torunlarımızın ?meyveleri? toplayacağını umuyorum.

    Buna da şükür diyelim.

    Hiç olmayanlar ?tesellimiz? olsun.

    GÜLSEN GÜNDOĞDU

    Eşi sevgili Mehmet çocukluk ve okul arkadaşım.

    Ailecek depremde samimi olduk.

    Birlikteliğimizi ve gezilerimizi unutamayız.

    Geç tanıştığımız için kayıptayız.

    Ne mutlu uzun yıllar beraber olanlara.

    Ömrümün yarısında sağlık sorunları olmuş.

    Ama, hiç dert edinmemiş.

    Hep güzelliklere yönelmiş.

    Çevresine küçük şeylerin mutluluğunu öğretmiş.

    Eşi ve sevgili kızının verdiği mutluluğa ikide torunu eklenmişti.

    Büyükanne GÜLSEN?di artık

    İstanbul ? Bolu derken sağlığını düşünmedi

    Önemsemedi

    İhmal etti

    Ve, meslektaşımı geçen Perşembe uğurladık

    Ne çok da seveni varmış.

    Cennette karşılayanları çok olsun.

    Başımız sağolsun.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak