Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Vatanımız çölleşiyor ? Açlığa doğru gidiyoruz

Okuyucu Mektubu

    22 Ocak 2007

    Dünden başlayıp bugünlerde hızla devam eden ve geleceğimizin sonsuz karanlıklara dönüşeceği gerçeğini halen göz ardı ediyoruz. Bizim neslin tabiat dediği, şimdiki anlayışında doğa dediği şu dünya ve üzerindeki cennet vatanımız süratle çölleşiyor-kuruyor-yanıyor.

    Bu konuda yıllarca yazılar yazdım, haykırdım, meselenin içinde olduğum için ıztıraplarımı her türlü şartlarda dile getirmeğe çalıştım. Daha büyük ve etraflıca TEMA VAKFI, hiç durmadan haykırıyor. ÇÖLLEŞİYORUZ-EROZYON VATAN TOPRAKLARINI ALIP GİDİYOR-GÖLLERİMİZ VE AKAR SULARIMIZ TÜKENİYOR-YEŞİLLİK BİTİYOR-ÇORAKLIK ARTIYOR.

    Dün televizyonda Konya ovasının kuruduğunu, suların bittiğini ve hatta 100-150 metre derinlikden çekilen yer altı sularının bile tükendiğini seyrettim. İçim sızladı. Vatanımızın en verimli ovası Konya ovası bir çöl haline geliyor. Bağrında yaz-kış barındırdığı milyonlarca küçük baş hayvan ve uçsuz bucaksız tarlalardan elde edilen hasat yok artık. Buna can dayanır mı?

    İçinde bulunduğumuz kış mevsimini görüyorsunuz, ne kadar kurak geçiyor. Geçtiğimiz seneleri bir hatırlayınız, hep yağışsız ve anormal mevsimler yaşadık. Önümüzdeki yaz mevsiminde sıcaklardan müthiş bir şekilde zarar göreceğimiz söyleniyor.

    Evet, kabul ediyorum, dünyada bir ısınma başlamıştır. Kutuplardaki buzullar erimektedir. Atlas okyanusundaki nice adalar kayboldu. Amma, yurdumuzdaki bütün bu sıkıntıların ana nedeni hiç şüphesiz, tarım arazilerimizin eskisi gibi kullanılmamasıdır. Yine eskisi gibi Hayvancılık yapılmamasıdır. Köylerden şehirlere göçtür. Göçün yarattığı nice korkunç olayları, sosyal yaraları gittikçe artan bir şekilde görüyoruz.

    Köylümüz 20 sene evveline kadar üreten bir sınıftı. Şimdi şehirli ile beraber tüketen bir sınıf oldu. Hiç kimse farkında değil, bu çark neden böyle birden bire döndü. Ben size söyleyeyim.

    Üretici, yetiştirici çiftçi sahipsiz kalmıştır. Devlet nezdinde tek kapısını açtığı daireleri, 1985 yılında kapatılmıştır. O zamanki iktidar köye hizmet götüren ve çiftçinin hep yanında olan bu resmi kurumları lağvetmiştir. Kapatmıştır. Dolayısıyla Türkiye?de Tarım ve Hayvancılık çökmüştür. Bu sahada üreten ve geçinen sınıf bugün şehirlerde başıboş-işsiz ve sorunlar yumağı olmuşlardır.

    Tarım ve hayvancılık alanında devletin yaptığı eşsiz ve sonsuz hizmetler birden bire kesilmiş, köylü çaresizlik içinde kalmıştır. Göçe zorlanmıştır. Et-Balıklar-Süt kurumları-Haralar-İnekhaneler-Devlet Çiftlikleri tarumar edilmiş, üretici kesim tüketilmiştir.

    1983 ve sonrası iktidarlar, akıl almaz bir şekilde israf ve lüks tüketim sevdasına yakalanmışlardır ve politikayı uygulamışlardır. Zengine, büyük sermaye sahiplerine, sanayiciye önem verilmiş ve fakat tarım ve hayvancılık tamamen gözden çıkarılmıştır. Çölleşmenin ana sebebi budur. Tabiat anayı biz elimizle mahvettik. Birbirini tamamlayan tarım, hububat, meyvecilik,mer?acılık, hayvan yetiştiriciliği olmadı mı çölleşirsin-kurusun-yanarsın ve neticede bitersin.

    Devlete büyük iş düşüyor. Derhal Cumhuriyetin bu alandaki kurumlarını yeni baştan kurmak. İsrafı mutlaka önlemek. Bu soysuzluğa, akıl almaz kapkaççılığa, hırsızlığa, kanunsuzluğa karşı çok ciddi ve acil tedbirler almak, son derece ağır cezaları anında uygulamaktır.

    Uyumayalım. Açlık kapımızda. Susuzluk kapımızda, kıtlık kapımızda, yokluk kapımızda ve beraberinde salgın hastalıklar kapımızda.

    Dumlu Demircioğlu

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak