BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

?Günah Keçisi?

Sinan Gökdemir

    12 Şubat 2007

    Şimdi bir olayı çözmemiz gerekiyor. Konu benim yazdığım yazılar üzerine. Biraz geçmişe gidelim. İlçemiz nüfus bakımından, yatırım yapıp önleyemediğimiz ?göç? yüzünden sıkıntılar yaşamaktadır. Nüfusun azlığı nedeniyle, hemen hemen herkes birbirini tanır. Böylesi sorunlarla boğuşan bir ilçede gazetecilik yapmak her zaman güç olmuştur. Sonucuna, halkın sesine kulak vererek yazdıklarınızın doğruları yazmanın eksileri de eklenince, handikaplar meydana gelince, insanların eleştirileri acımasız ve duygusuz oluyor. Esnaflık yaparken müşteriden bile oluyorsunuz. Sonuçta iyiye gidelim diye yazdıklarımızın karşılığını bir bedel olarak alıyoruz. Güzel dostlar kazanmakta bu kadar taşlaşmış yüreklerin içerisinde tuz ve biber vazifesi yapıyor. Tabi ki mutlu oluyoruz.

    Köşe yazılarıma zamanın Belediye Başkanı kapı komşumuz Sadık Abi (Erdoğan) zamanında başladım. Bana inanılmaz tepkili bir yazı ile cevap verdi bir gün. Yayınladım. Cevabını da verdim. Hala selamlaşırız. Sonra Ali abi (Budak) geldi. Yazılarımızdan nasibini sıkça aldı. Hatta dönemin Valisi M. Ali Türker abimiz, bir arada olduğumuzda şu soruyu sordu Ali Abime. ?Ya Ali Başkan bu Sinan sana neler yazıyor?, hala koluna giriyorsun? Cevap; ?Sayın Valim o benim gardaşım. İstiklal savaşı gazisi Koca Eyüp Dedemin torunu. Yazar. Kötülük yoktur koca Sinan?da? Ali Abimin tüm basın önündeki bu lafını asla unutmam. Sonrasında Yurdakul Abi (Eröz) geldi. Ona da yazıyoruz. İlk tepkileri duygu ile karışık pizzaya benzedi. Sonraları anladı sanırım. Hak verdi. Güzel şeyler yaptı. Daha geçen haftaki yazımın üzerine, görevini yapmayan zabıtaya talimat vererek, köprüyü, terminali, Atatürk Caddesi?ni ertesi gün temizlettirdi. Uyarımızı dikkate almasına sevindik. Sitem almadık. Çünkü doğru yazdığımız alenen ortada. Onun içinde teşekkür ediyoruz. Birileri yağ çekiyor dese de benim insanlarla husumetim yoktur. Haklın sesine, kendi doğrularıma, insanlık adına, ilçem adına, ben bu kalemi satsaydım, şu an en gözde esnaf olacağımı zaten biliyorum. Taşlanmış, buz tutmuş yürekleriniz erimez asla derken, o canları kastetmedik. Onlar kendini bilir.

    Ne demeli Mustafa Körpeoğlu abime bilmem. Onunla benim bi husumetim olamaz. Kimseyle olamayacağı gibi. Saat 20.00?den sonra hastane değil, sağlık merkezinde iğne vurulmuyor dedik. İspatım var. Onu soracağına sitem. Ben sizin değil, çalışanınızın yaptığının doğru olup olmadığını soruyorum. Verin cevap yayınlayalım. Ben sağlık merkezi adını alan yerin hastane olmasını istiyorum!... sizlerin daha iyi imkanlara kavuşup, halka hizmeti üst boyutlara getirmeniz için. Ama siz Sinan?ı yargısız infazla suçluyorsunuz. Halbuki böyle olmamalı. Ben hastane istediğim bir yerin yönetimini, personelini suçlamadım. 20.00?den sonra niçin iğne vurulmazmış onu sordum. Sitem yerine cevap bekledim. Ama tersi oldu. Meğerse biz ?GÜNAH KEÇİSİ? olmuşuz. Haberimiz sonradan oldu. Böylesi de benim yüreğimde dondu.

    Sevgili kardeşim Hakan Aydın?ın bolununsesi gazetesinin 16?ncı yıl dönümü nedeniyle düzenlenen geceye yapmış olduğu nazik davetin üzerine, ailemizin arasında olamamaktan büyük üzüntü duydum. Ailemin yanında bedenen olamasam da kalbimle, ruhumla beraber her zaman yanlarında olduğumun farkında olduklarına da eminim. Nice yıllara. Ne olursan ol, ya göründüğün gibi ol, ya olduğun gibi görün. bolununsesi bunu her zaman başarmıştır.

    Yüreğinizden sevgiler, yüzünüzden gülücükler, kafanızdan soru işaretleri hiç ama hiç eksik olmasın. Sevgiyle kalın.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak