Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

KÖYLERİMİZE YAZIK OLUR

Okuyucu Mektubu

    12 Şubat 2007

    Betonlaşma, çevre kirliliği, yeşilin yok edilmesi, suların bitirilmesi, ağaçların kesilmesi, ormanların topyekün mahvedilmesi, bütün arsa ve arazilerin, tarlaların, meyve bahçelerinin dibinden katledilmesi, tarım ve hayvancılığın köküne kibrit suyu ekilmesini, kendi ihtiyacı için yetiştirdiği 3-5 tavuğun bile yerinde yeller eseceğini ve bunlara ilaveten hırsızlığın, kapkaççılığın, soygunculuğun, can ve mal emniyetinin hiçe sayılacağının, işsizliğin artacağını, aslan gibi delikanlıların boş gezeceğini, saygı sevginin hiç olmayacağını, üstelik aile bütçelerindeki masrafların alabildiğine artacağını, çünkü şehirleşen toplumlarda aşırı tüketimin kaçınılmaz olduğunu istiyorsanız ve bütün bu yukarda yazdıklarımı tasvip ediyorsanız, hiç durmayın köylerinizi şehire bağlayın.

    Anlaşılmaz bir tutum ve düşünceye sahibiz. Tarımdaki nüfusumuzu asgari seviyeye indirmek. Köylerden şehirlere akın akın göç olayını bir türlü durduramamak. Ve ne acıdır ki göçün neticesindeki şehirlerin şimdi ki hallerini görüp uslanmadığımız gibi hiçbir tedbir alamamak.

    Ve buna ilaveten halen, köyleri şehirlere bağlamak düşüncesinde olmak. Ne istiyorsunuz size hiçbir yükü olmayan köylerden.....?

    Tüketici bir toplumun gittikçe artan seviyesiz, ciddiyetsiz, saygı ve sevgiden yoksun, hiçbir şeyle tatmin olmayan, bilgisiz, yeteneksiz, vurdum duymaz, merhametten yoksun, vicdan muhasebesi bilmeyen, aşırı maddeci olduğunu kim inkar edebilir.

    Üretici toplumda ise şu üst paragrafta yazdığım hiçbir hususu bulup göremezsiniz. Onlar çalışkan, sabırlı, helalinden geçim şuuru içinde olan, devlete ve millete yük olmadan bağında, bahçesinde, ahırında canla başla çalışan ve tembel şehirliye ihtiyacı olan gıda maddelerini üretmek sevdasında olan köylü, çiftçi üreticilerimizdir.

    Bu toplumdan ne istiyorsunuz, şehirli yapıp huzurlarını kaçırmağa ne hakkımız var. Onları yerlerinden, yurtlarından etmeğe ne hakkımız var. Ahırını, tarlasını, bağını, bahçesini elinden alıp, oralara 3-5 müteahhidin beton blokları dikerek, ata-dede ocağından söküp atmağa ne hakkımız var.

    Son 25-30 senenin sonunda Bolu ovası gözler önünde. Nerede o tarlalar, nerede o ağaçlar, bahçeler, yeşillikler, nerede o canım ormanlar, nerede o huzurlu yıllar, nerede o canım komşuluklar, nerede o güzelim saygılar, sevgiler. Ve nerede o huzurlu günler, temiz insanlar...????

    Yapmayın, şu merkeze yakın dediğimiz köyleri Belediyeye bağlamayın. Yazık edersiniz. Örnekleri ortada. Bu yanlışı asla yapmayınız.

    Bırakınız köylümüz, çiftçimiz huzurla yaşasın ve üretsin. Onlara dokunmayınız. Aksine, şehirleşmenin önüne geçiniz, göçü önleyiniz.

    1950?lerin, 1960?ların ve hatta 1970?lerin huzurlu toplumunu yaratmağa çalışınız.

    Dumlu DEMİRCİOĞLU
    Veteriner Hekim

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak