BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

GELİNİZ

Sinan Gökdemir

    19 Kasım 2007

    Mevsimler değişti. Gün günü tutmuyor. Kar yağdı beyaz, üşüdüm biraz diye türküler yakacakken yağmur ile haşır neşir oluyoruz. Derken 19° sıcaklıkla karşılaşıp şaşırıyoruz. İşte öyle günlerden biri. Hafta sonu Mengen günlük güneşlik.

    Ne yapmalı derken kapı komşumuz saydığımız Sevgili ağabeyim Turi Hoca ile mantar safarisine çıkıyoruz. Bu sene kanlıca gecikti. Altın değerinde. Karaishak Köyü'ne doğru yol alırken ormanlarımızın doyumsuz manzarası ile dinleniyor, stres atıyoruz. Davarları güden çoban köpeklerinin havlaması günümüze vokal yapıyor.

    Kavacık köyümüzden ve Karaishak Köyü'nden geçerken birkaç yaşlı amcamızla merhabalaşıyoruz. Köyler her zaman söylediğimiz gibi emekli cenneti. Nüfus yok. Tomruk yükleyen makinaların sesi olmasa yaşam yok sanırsınız. Keçikıran Tepesi'nden gelen buz gibi sular, İstanbul ve Ankara gibi şehirlerimize nazire edercesine akıyor.

    Neyse dalıp gidiyoruz çam fidanlarının arasında. Vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. Uzun uğraşlardan sonra kanlıcalara otların altından ulaşıyoruz. Her bir tanesi küçük altın değerinde sanki. Rızkımız çıkıyor. Turi Hoca daha fazla buluyor. Biraz soluklandıktan sonra yola koyuluyoruz. Kavacıktaki çeşmede elimizi yüzümüzü yıkayıp buz gibi sudan içip serinliyoruz. Mutlu bir yorgunlukla ilçemize dönüp demli çaylarımızı yudumluyoruz. İç çekmek yok. Geliniz.

    YANINDAYIZ

    1998 senesinin Mayıs ayında yaşadığımız sel felaketinde yazmış olduğum bir köşe yazımda "Bir yağız kara delikanlı çıktı ve Beşler Mahallesini sel felaketinden kurtardı." diye bahsetmiştim. İşte o delikanlı ağabeyimiz Orman işletmesi emeklilerinden Yalçın Çelikkaya'yı kaybettik. Yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamadı.

    Aynı hafta içinde aynı mahalleden sevgili arkadaşım Hüseyin Çevik'in biricik anneleri Zehra Çevik te aramızdan ayrıldı. Acıları acımızdır. Yakınlarına sabır, ölenlere Allahtan rahmet dilerim. Mekanları cennet olur inşallah. Başımız sağolsun.

    Uzun zamandır takip ediyorum. bolununsesi Gazetesi'ndeki haberlerin ve Bolu'da tek başına mücadele eden Kamuran Alagözoğlu'nun farklılığı, doğruluğu resimlerle bir kez daha şamar gibi ortaya konmuştur. Bundan sonra muhatapların yüzleri kızardı mı diye düşünmekten kendimi alamıyorum? Suratları kızarmadı ise, burunları olsun kızarsın da, burnu kızıl eriği olarak hiç olmazsa hoşafta kullanılırlar. Tebrikler Kamuran. Çizgini bozma, aynen devam, yanındayız.

    Yüzünüzden gülücükler, yüreğinizden sevgiler, kafanızdan soru işaretleri hiç ama hiç eksik olmasın.

    Sevgiyle kalın.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak