BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Battaniyeleriniz hayırlı olsun

Sinan Gökdemir

    26 Kasım 2007

    Önceden öğretmenin bir saygınlığı vardı. Daha ilkokul sıralarında otururken, hayalini kurardık öğretmenlik gibi asil bir mesleğin, doyulmaz mutluluğunun. Takım elbise, boyalı iskarpinler, yeni yeni görmeye başladığımız ama öğretmenlerde en az bir tane bulunan dolmakalem, bizi Alice Harikalar Diyarına taşırdı. Bizden eskiler öğretmeni sokakta görsünler, hemen kendilerine çeki düzen verir, etrafını uyarırdı: ?Önünüzü ilikleyin! Muallim bey ?ya da- bayan geçiyor.?

    Önce öğretmenin adını değiştirdiler. ?Hoca? koydular adını. Bu ismi gelecek beyinlere kazıdılar. Hocam aşağı, hocam yukarı. Mesleği ne olursa olsun, manalı manasız herkes hoca oldu. Camide namaz kıldıran da hoca, futbol takımı çalıştıran da hoca, kahvede pişti oynayan da hoca, ata binmeyi öğreten de hoca. Yani herkes hoca oldu günümüzde.

    Hoca ödev veriyor bugün okulda, öğrencinin umurunda değil. Giriyor internete, yazıcıdan yazdırıyor konuyu, atıyor imzasını. İki süslü kapak ve tam not alıyor, geçiyor sınıfını. İşte eğitimin kaçınılmaz acı sonu. Fotokopi ve sanal alemle gelinen acı verici durum. Kendi menfaatlerimiz doğrultusunda yarattığımız gençliğimiz, başta hocaların katkıları ile çamura saplanmış durumda.

    Belindeki bohçasında; kilometrelerce yol yürüyüp okula gelen öğrencinin iki dilim kara somunu, bir yumurtası yerine, uyuşturucu, sigara var şimdilerde. Öğretmen müdahale edemiyor. Yetkileri kısıtlı. Ekonomisi çökmüş bir toplumun, geçim derdindeki hocaları, hafta sonları artık kitap açmıyor. Pazarlarda birkaç kuruş daha kazanmak için sergi açıp, pazarcılık yapıyor ya da gücü yeten ailelerin çocuklarına ücret karşılığı ders veriyor. Eğitim devri bitmiş, geçim devri başlamış. ?Kusura bakma hocam evde çocuklar ekmek bekliyor? diyor. Bankalara borçlu yüzde 88?i. Kredi kartı batağındalar. Kendi derdine düşmüş hocalardan ne beklersen o.

    Cami hocalarının işi daha kolay. Mevlit, cenaze, sala, hatim, yasin, devletten maaş derken işi götürüyorlar. Olmadı, köylünün yumurtasını, peynirini, sütünü, yoğurdunu, domatesini, baklasını pazarlayıp, ek gelirlerini nasılsa sağlıyorlar.

    Yuvalana yuvalana geldiler ve dergahlarını kurdular. Sonuç ortada. Din kisvesi altında bir toplumun altını oydular.

    16 yaşındaki bir çocuğun okul çantasında beş kilo taşla denizin dibine gitmesine ben sebep olmadım.

    Binlerce kişiyi dağlara çıkarıp, binlerce insanımızın, gencimizin ölmesine ben öncülük yapmadım.

    Öğretmen diye mezun ettiğimiz 180 bin kişiyi başıboş sokaklara ben bırakmadım.

    Öğretmenin adı hoca artık. Ben utanıyorum öğretmenim demeye. Gülüyor herkes. Onların adı artık hoca. Hoca camide olurdu önceleri. Şimdi her yerde. Okullarda. Kahvehanelerde. Sokaklarda.

    Bugün Öğretmenler Günü! Ata?sını unutmayanlar koştu huzuruna, gözleri nemli, yürekleri sızlayarak, ?Atam izindeyiz? diyebildiler sessizce.

    Atamızın yolundan ayrılmayan, her türlü zorluğa rağmen çizgisini bozmayan öğretmenlerimizin günleri kutlu olsun. Battaniyeleriniz hayırlı olur inşallah. Hiç olmazsa ısının bari.

    Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın. Sevgi bir başka bahara. Sıcacık ve sevgiyle kalın.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak