Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

BİR BAŞARININ ÖYKÜSÜ

Okuyucu Mektubu

    3 Aralık 2007

    ?ZORU BAŞARDIK, İMKANSIZA AZ KALDI?

    Bu benim çok tuttuğum özdeyişlerden biri ... Gerek mesleki gerekse özel yaşantımda hep zoru zorlamışımdır. Kolayı herkes yapar. Ama adı ?BAŞARI? olmaz. Oysa ?ZOR? zordur işte... herkesin harcı değildir. Riski göze alanların, inatçı kişiliklerin işidir. Üstesinden gelindiğinde haz verir insana. Para ile pulla satın alınamayacak bir haz...

    1-10 Ekim tarihleri arasında ÇİN?DE düzenlenen ÖZEL OLİMPİYATLAR?DA, giydiği ay-yıldızlı formayla ülkemizi temsil eden Neşe Çetin Atletizm 100m de dünya 3?cüsü, uzun atlamada dünya 6?ncısı olarak yurda dönmüştür. Önce milli takımın yani Türkiye?nin, sonra Bolu'nun, sonra Dağkent Zihinsel Yetersiz Çocuklar Rehabilitasyın ve Eğitim Merkezinin gururu olmuştur. Anaokuluna gittiği yıllarda içine sığdıramadığı enerjisini okul dışına, parklara doğru koşarak harcamaya çalışan bir çocuktu Neşe... Bu enerjisini olumlu yönde kullanmaya yönlendirdiğimizde neler olduğunu hep birlikte gördük. Bolu'da başlayıp Çin Settini zorlayan bu başarının öyküsü göründüğü kadar basit değil.

    Daha emekli olmamıştım zihinsel yetersiz çocukları yetiştirme ve koruma vakfına girdiğimde. Mesleğimle ilgili ben bu çocuklarla ne yapabilirim?.. Neler yaptırabilirim?i? düşündüm?. Spor yaptıracaktım ama, hangi sporu nasıl yaptıracaktım? Doğrusu ne bilgim ne de deneyimim vardı. Zira zihin engelli çocuklar çok özel çocuklardı. Hele down sendromlu çocukların yapacağı spor sınırlıydı. Ben bunları düşünürken ?aman hocam işin mi yok?? diyenler de oldu. Başlangıçda zor gibi görünüyordu. Kafama koymuştum. Zoru zorlayacaktım. AİBÜ?de, Antalya Akdeniz Üniversitesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesindeki engellilerle ilgili sempozyumlara katıldım. İstanbul?da sponsorluğunu Show TV?nin yaptığı zihinsel engelliler atletizm müsabakalarının duyumunu aldım. Kulakları çınlasın Hamdiye Şen Hocahanımla İstanbul?a gittik, yarışları izledik. Bolu'ya döner dönmez projemi o zamanki GS il Müdürü Saip Garipoğlu?na, Atletizm İl Temsilcisi Meslektaşım Alim Marangoz?a anlattım. Bolu'da zihin engelli çocuklara atletizm sporu yaptırabilir miyiz? Ve bunu şölen şekline dönüştürüp yarışma yaptırabilir miyiz? Yaparmıyız... Yaparız. Destek gelince daha da cesaretlendim. Yarışma talimatını hazırlayıp ilçelere de gönderdim. O yıllarda şimdiki gibi 7 okul yoktu Bolu Merkez?de. Vakfın katkılarıyla açılan Abant İlkokulu Özel Alt Sınıfı, Cumhuriyet İlkokulu özel Alt Sınıfı vardı. Düzce, Gerede Akçokoca?daki özel alt sınıflarıda davet ederek bedensel, zihinsel, işitme engellilerle yarışmaları başlattık. Depreme kadar her yıl tekrarladığımız yarışlarda, Neşe yaşıtları arasında birinciliği kimseye kaptırmıyordu. Neşe?nin artık gruplara (bölgeler arası) ve Türkiye birinciliklerine katılması gerekiyordu. 2003 yılından itibaren Neşe ile hazırlıklarımızı daha sistemli bir şekilde sürdürüp, gruplardan ve Türkiye şampiyonlarından da dereceyle dönüyorduk. Bu yarışlara Dağkentteki toprak yollarda, boş bulduğumuz arsalarda çalışarak hazırladım Neşe?yi. Müsabakalara yakın şehir stadında deneme yarışları yapıyorduk. Önceleri uzun atlamayı staddaki kum havuzunda yaparken havuzun kaldırılmasıyla atlamaları Bolu'da yapamaz olduk. Ama biz çalışmalarımızı boş arsaların üzerinde sürdürdük. Bizim tartan pistimiz yoktu, kum havuzumuz yoktu, çivili ayakkabılarımız yoktu,özel antrenörümüz, doktorumuz, masörümüz yokdu. Ama inanarak, güvenerek kurulmuş, öğrenci - öğretmen - veli üçgeni içinde azimle inatçı bir çalışma tempomuz vardı. Sahip olduğumuz koşullar göz önüne alınırsa, Çin?de alınan bu başarı oldukça anlamlı. ?Koşullar daha iyi olsaydı daha iyi başarı gelirdi.? diye yakınmacı olmak istemiyorum. Sporda başarı, şartların mükemmeliği kadar belli bir süreci gerektirir. Antremanlarla hazırlık dönemi, deneme yarışları, rakibe ve zamana karşı yarışlar, bölgesinde, bölgeler arasında grup birincilikleri, yarı final, final, Uluslararası ve Dünya birincilikleri... Nihayet olimpiyatlar gibi müsdabaka dönemlerini içeren bir süreç. Bu süreci en iyi şelilde değerlendirirseniz başarı gelir. Neşe?yle 90?lı yıllardan beri, bulunduğu ortamda sahip olduğumuz olanaklarla bu başarıyı yakaladık... Ha bundan sonra neler yapılabilir derseniz; hırs yapıp illada bir sonraki olimpiyatlarda birincilk diye tutturmanın yerine, yeni Neşe?ler yetiştirip, başarıları sürdürmek, başarılara başarı eklemek hedef olmalıdır diye düşünüyoum. Bu arada tabiki bir takım olanaklar sağlanmalı,koşullar iyileştirilmeli, Neşe?yi iyi bir model olarak değerlendirip, yeni ve çok sayıda çocuğa spor yaptırarak yeteneklerini geliştirmeliyiz. Bu konuda hedef konacaksa eğer, sporla ilgili kurumlar, kişiler bir araya gelerek organize bir çalışma içine girilmeli. ?Zoru? da başarırız...imkansız diye bir şey de kalmaz.

    3 Aralık Dünya özürlüler günü aslında bir kutlama gibi değil. Özürlülerin toplumun içinde varoldukları gerçeğini, sorunlarını kendi seslerini dile getirme günü olarak kabul etmeliyiz. Bizim de onları görmezden gelemeyeceğimizi fark etme, toplumu karşı sosyal sorumluluk bilincimizin gelişme günü olarak düşünmeliyiz. 3 Aralık?ın onlar adına bana düşünüdürdüklerini ve duygularımı aşağıdaki şiirimle paylaşmak istiyorum.

    ÖZELIM BEN ÖZEL

    İÇİNİZDEN BİRİYİM BEN

    SİZDEN...

    KOPUP GELDİM ANNEMİN CİĞERİNDEN

    SEVİNMIŞTİ IN-GAA DEYİNCE BEN

    BELKi DE İKİ DAMLA YAŞ İNDİ GÖZLERİNDEN

    KIZ MI İSTEMIŞTİ?..ERKEK Mİ? BİLMEM

    ELİ AYAĞI DÜZGÜN OLSUN DEMİŞTİR.

    HERKES GİBİ TEVEKKELDİR ANNEM.

    SÜPRİZİ BEN YAPTIM,BEN...

    ŞAŞIRDI ANNEM,BABAM,ÇEVREM.

    BAZEN İLK ÇOCUK OLDUM

    BAZEN İKİNCİ

    NADİREN ÜÇÜNCÜ

    HASTA DA OLDUM

    ÖKSÜRDÜM... AKSIRDIM,

    KIZAMIKTA ÇIKARDIM.

    KORKUTTUM AILEMI.

    DÜŞE KALKA BÜYÜDÜM SİZİN GİBİ

    BENCİLLİK İŞTE BENİMKİSİ...

    İLLAKİ BENİM OLSUN BÜTÜN İLGİ,

    İSTEDIM Kİ HERŞEYİM ÖZEL OLSUN,

    DOKTORUM ÖZEL,

    OKULUM ÖZEL,

    ÖĞRETMENİM ÖZEL,

    VELHASIL, YAŞAMIM BAŞTAN SONA ÖZEL.

    BİRAZ GEÇ OLUR ÖĞRENMEM

    GEÇ OLUR YAZMAM..HATTA OKUMAM,

    İTİRAF EDEYIM GEÇ OLUR ALGILAMAM.

    AMA İNKAR ETMEM,

    BANA VERİLEN EMEĞİ.

    BİR GÜN ULAŞIRIM KOYDUĞUNUZ HEDEFE

    YETER Kİ ENGEL KALMASIN ÖNÜMDE

    YAŞADIKÇA EL VERİN,

    ZORU BAŞARALIM BİRLİKTE

    ?İMKANSIZ? KALMASIN

    NE ÜLKEMDE... NE ÇİN?DE...

    ZORU BAŞARALIM BİRLİKTE.

    Hikmet Manaz

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak