Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

BENİMKİSİ HAYAL İŞTE

Sinan Gökdemir

    17 Mart 2008

    Derelerden suların akmamasının, yağmurun yağmamasının, kuraklık tehlikesi ve susuzluk yaşanacağını düşünmemize sebep olduğunu yazmıştık. Bu olaylar gelişirken kar ve yağmurun gelmesi ile sular yükseldi.

    Kamuran?ın köşesinde okudum sanırım. Güzel bir sözdü benim için. Ne diyordu?.. Sular çekilince karıncalar balıkları yer, sular yükselince balıklar karıncaları yer. Şu sıralar sular yükseldiğine göre karıncalar dikkat etmeli. Suların çekilmesini beklemelidirler.

    ?Diyet yapıyorum? diyor birisi. ?Et, yağlı yemek, hamur işi yemiyorum. Yeşillik yiyerek zayıflıyorum.? Diye ekliyor. Karşısındaki çocuk da soruyu yapıştırıyor. ?İyi de inekler sürekli yeşillik yiyor, ot yiyor. Neden zayıflamıyorlar?...? Çocuktan al haberi.

    Yazarın biri demiş ki: ?Artık yazmıyorum.? ?Sebebi nedir?? diye sormuş okurları. Cevap enteresan ve doğru geldi bana. İşte sayın Altan?ın cevabı. Yazsam, söylesem tesiri yok. Sussam gönlüm razı değil.?

    Lafı kendimize getireceğiz. Bu sıralar kaçak güreşiyoruz ya. İşte ondandır. Sussam gönlüm razı gelmiyor. Ve yazıyoruz dilimizin döndüğünce.

    İzzet Baysal Üniversite?na bağlı bir Aşçılık Yüksek Okulumuz var. İki senelik yüksek eğitim, öğretim veriyor. Kurulduğu günlerde kendisine ait bir binası olmadığından, geçici olarak Modern Halk Kütüphanesi olarak yapılan çok amaçlı bina kendilerine tahsis edilmişti.

    Sonuçta geçici idi. Halâ da öyle. Bina Mengen İlçemizin göbeğinde. Karşısında itfaiye binası. Bir tarafı PTT binası. Bir tarafı pazaryeri. Bir taraf çok amaçlı Kızılay binası. Ne arasan var. Bir tarafında da bizim meşhur balıkçımız Çakır Abi aşçı adaylarına bağırıyor; ?Denizden yeni çıktı bunlar, taze taze, gel vatandaş? diye.

    İnanılmaz bir manzara. Önü, arkası, sağı, solu yol. Trafik durmuyor. Ses kirliliği dersen cabası. Halbuki günümüz Türkiye?sinde hal bu kadar komik ve acı olmamalıdır. Ben üniversite deyince daha değişik şeyler hayal etmiştim.

    Önce öğrencilerin kalabileceği modern bir yurt binası. Şöyle ikişer kişilik odaları, banyosu, yemekhanesi, dinlenme ve çalışma salonları gibi.

    Okul binası hayal etmiştim. Doğa cenneti memleketimizin bir köşesinde, çamların gölgesinde, huzur ve refah içerisinde bir bina. Spor kompleksi, internet kafesi, kütüphanesi, sağlık ocağı, uygulama mutfakları olan bir bina hayaliydi benimki.

    Benimki hayal işte. ?Bu ülkenin geleceği sizlersiniz? diye ahkam kestiğimiz gençlerimiz için hurafe hayaller benimkisi.

    Çok mudur istediğim şey acaba? Çok olmasa gerek. Gençler TV?den maç seyredecek, iki tane var Mengen?de Digitürk denilen şifreli kanal.Sigara dumanı içinde seyreden seyreder. Halbuki günümüzde o gençler kendi binalarının içerisindeki dev ekranlardan seyretmelidirler.

    Benimkisi hayal işte. Duyan okuyan olur mu acaba? Dedik ya, yazsak, söylesek tesiri yok. Sussak gönlümüz razı değil. Kendimiz için istiyorsak namert olalım. Gençlerimiz için istiyoruz. Okul binası için arsa bağışı da yapılmış yıllar önce. Ben daha ileriyi düşünerek o arsa yerini de istemiyorum.

    Denizlerin doldurulup, ormanların yakılıp, araplara, yabancılara, otellere peşkeş çekildiği günümüzde, gençlerimizin onlara yakışır bir okul binası için yer ve o yere onlara yakışır bir eğitim kompleksi istiyorum. İsteyenin bir yüzü kara, vermeyen arap olsun. İşte yazdık. Tesiri olur inşallah. Benimkisi hayal işte. Ya olursa.

    Yüzünüzden gülücükler, yüreğinizden sevgiler hiç eksik olmasın. Sevgiyle kalın.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye